"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

15 Temmuz’un hukukî muhasebesi-4

Ahmet BATTAL
31 Temmuz 2026, Cuma
15 Temmuz yargılamalarında yapılan ve önceki yazılarımızda ortaya koyduğumuz kitlesel zulümlerin sebebi bu yargılamalarda doğru tasnifin yapılmamasıydı.

Erdoğan’ın bir konuşmasında dile getirdiği ama üst yargı bürokrasisinin ciddiye almadığı anlaşılan “ihanet, ticaret, ibadet tabakaları” tasnifi çok faydalı ve yeterli bir tasnif değil. Zira ibadet tabakasından denilebilecek çok sayıda kişi ceza aldığı gibi, ticaret ve hatta ihanet tabakası denilen tabakadan çok sayıda kişinin de beraat ettiği biliniyor.

Bizce bu davalar açısından bu grubun en doğru yapılandırma biçimi dikeyden yapılacak bir tasnif idi: Yani orduda, yargıda, emniyette vs.de Gülen’den başlayıp aşağı doğru inen “mahrem imamlar” eliyle yürüyen gizlilik esaslı yapı ve mensupları ile yine Gülen’den başlayıp inen ve okulculuk, yardım toplama-dağıtma, gazetecilik, dernekçilik vs. yapan yani sivil toplum faaliyeti yürüten yapının mensupları ayrılmalıydı. (Bu ayrım açısından ByLock kullanıp kullanmamak kanaatimizce önemli bir delil değil. Zira önemli olan ByLock’taki yazışmaların suç işlendiğini gösterip göstermediği.).  

15 Temmuz’dan önce başlayan ve sonrasında netleşen FETÖ/PDY adlandırılması yönünden bakıldığında bilhassa bizim yaptığımız bu dikey tasnifte mahrem imamları eliyle yürüyen faaliyetlerin aslında bir tür “paralel devlet yapılanması”nı oluşturabileceği düşünülebilir. Dolayısıyla bu yapı açısından PDY adı ve kısaltması uygun görülebilir. 

Ancak bu dikey tasnifte “gönüllüler hareketi” olarak görünen kısımda yer alan insanların faaliyetlerine bir terör örgütü faaliyeti adı vermek hiçbir şekilde mümkün değildi. 

Oysa 15 Temmuz sonrasında bu iki grup birleştirildi ve hepsine birlikte FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) adı verildi. 

Erdoğan’ın 2017’de partisinin Grup Toplantısında söylediği “Akıllı olanlar Türkiye’yi terk etti gitti, aklı yetmeyenler burada tuzağa düştü.” sözü de bu meyanda hafızalarda. 

Özetle, “cemaat eşittir terör örgütü” yaklaşımı üst yargı bürokrasisi eliyle yargı kararlarına yerleştirilmiş bilinçli hatalı bir yaklaşım. Bu durum 15 Temmuz yargılamalarının en önemli problemlerinden biri.

Şu da var: 15 Temmuz yargılamalarında ilk aylarda ve ilk yıllarda ortaya atılan çok sayıda bilginin, kamuoyu oluşturmaya yönelik bilinçli yalan olduğu da zamanla ortaya çıktı. 

Mesela kapatılan Turgut Özal Üniversitesi’nden ÖSYM’ye kopya hattı çekildiği iddiası o dönemde basın eliyle günlerce servis edilmişti. Böylece “bunlar kurdukları üniversite üzerinden kopya düzeni kurmuşlar” imajı oluşturulmuş, bu durum bir suçlama ve korkutma aracı olarak kullanılmıştı. Ancak sonradan bu iddianın üzerine gidilmiş değil. 

Yine o günlerde en ciddî delil olarak gösterilen “işaretli 1 dolarlar” meselesi sonradan hiçbir mahkeme kararında mahkûmiyete gerekçe olarak görülmediği gibi izahı da yapılmadı.

Bu ve benzeri planlı örnekler dahi bu yargılamaların yaygın ve uzun süreli adaletsizliklere sebep olduğunu gösteriyor. 

Kitlesel adaletsizlikler konusu ceza hukukçularınca da sürekli biçimde dile getiriliyor. 

Bunlardan biri ve en önemlisi, Belediye Başkanlığından bu yana Erdoğan’ın ve sonra AKP’nin hukuk danışmanlığını da yapmış olan TÜBA Üyesi, eski YÖK Üyesi ve Başkan Vekili ve daha da önemlisi yürürlükteki ceza hukuku sisteminin baş mimarlarından, Ankara Hacı Bayram Veli (Eski Gazi) Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi ve “Suç Örgütleri” kitabının yazarı akademisyen Prof. Dr. İzzet Özgenç. İsimler çoğaltılabilir.

Sonuç olarak bu yargılamalar açısından da hukuka ve sulhe dönülmesi şart. Siyasî irade dilerse PKK ile ilgili gelişmeleri bu konuda da hayra vesile edebilir. 

Okunma Sayısı: 5766
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yavuz Yılmaz

    1.08.2026 18:48:45

    Teşekkürler, harika bir yazı, Allah size karşılığını kat kat versin.

  • Mehmet deligöz

    1.08.2026 12:59:58

    Sn.Hocam 15 temmuz üzerinden 11 yıl geçti,çok şeyler söylendi çok şeyler yazıldı,sizlerde konu ile yakından ilgilendi iz, Bir hukukçu olarak bir soru sormak istiyorum; 15 temmuz bir darbe kalkışması mı , Terör eylemi mi , İkisinin anlamı mahiyeti hukuku çok farklı olmasına rağmen aynı dosyada nasıl birleşti, Bu durumda,sivil olanlar nasıl olduda terör suçundan yargılandı , Silahlı olanlar darbeye mi yeltendi terör eylemi yaptı,

  • Sevil Cihan

    31.07.2026 16:57:07

    Biz Yeni Asya okuyucuları olarak artık bu konuda daha fazla tahşidat yapılmasını İSTİYORUZ. sadık okuyucu olarak feryadımızın sizin de seslendirmeniz yüreğimizi ferahlandırıyor. Kaleminize sağlık bu Drama yı herkese gösterdiğiniz için. İşte Yeni Asya'nın farkı budur. AİHM nin YALÇINKAYA kararı her kesime duyrulması KHK lıların göreve dönmesi için sizin gibi cesur kahramanların bir adım öne çıkması lazım.

  • Şevket Noman Ekici

    31.07.2026 16:45:39

    Kalemdir bu. Hayra da götürür şerre de. Yazarın kaleminden hayr dökülüyor, şahidim Ya Rabbi.

  • Necati

    31.07.2026 14:52:25

    Öyle anlaşılıyor ki, 15 Temmuz'un ve sonrasında 20 Temmuz'un arkasındaki kuvvetin hedefi tabandaki safdil iyi niyetli müslümanlardır. Önceden fişlenmiş olan bu insanlar 20 Temmuz'dan sonra perişan edildi. Ve dini cemaatlerin hepsi bu durumdan zarar gördü. Demokrasimizde tek adam sistemine evrildi. Rahmetli Kutkular abinin söylediği, bütün darbelerin iki hedefi var, biri demokratlar, diğeri de dine hizmet eden cemaatler. 15 Temmuz'dan sonra bu iki hedef de çok büyük yaralar aldı. Ve bütün darbeleri yapanlarlarda Kemalistler.

  • Abdurrahman

    31.07.2026 14:46:23

    Adaletin tesisi adaletli hukukçularla olur. Amasız , fakatsız kurulur adalet terazisi...Sayın Ahmet Battal 4 günlük yazı serisi için teşekkürler....

  • Abdurrahman

    31.07.2026 14:28:04

    Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.Nisa Suresi.135.Ayet.

  • Yahya

    31.07.2026 13:27:26

    Diyecek çok şey var, diyecek bir şey yok....

  • Mehmet Türeli

    31.07.2026 12:23:20

    27 mayıs 1960 ihtilalinden 28 şubat askerden destek alan sivil darbeyi hep Amerika Türkiyedeki uşakları olan kemalisler ile yaptılar. 15 temmuz 2016 darbesi de kemalistler Fethullahçı askerlerle birlikte yaptıkları biliniyor. Fethullahçı askerler tamamenen ihraç edilerek ordudan atıldılar ancak ordunun büyük bir kısmı demokrasiye göz dikmiş her an darbeye teşebbüs etmiş kemalistler mevcut. Bunlar da KHK kapsamına alınıp temizleyebilirdi hükümet. Neden dokunulmadı.

  • Salih baş

    31.07.2026 11:58:37

    Allah güzel görsün güzel görsün

  • Enes

    31.07.2026 11:07:28

    Suçun şahsiliği önemli. Ama ortada büyük bir suç var. Kimse sahiplenmiyor. Bu işi gülencilerin yaptığı buz gibi ortada. Ama her biri benim haberim yoktu diyor. Nasıl olacak?

  • Asım Bera

    31.07.2026 09:25:53

    Doğru teşhis, doğru tasnif, doğru hüküm... Kaleminize sağlık...👏👏

  • Hasan S

    31.07.2026 09:04:20

    Önemli bir konuyu işlediginiz için teşekkür ederim,

  • Burhan Kula

    31.07.2026 00:41:05

    Düne kadar AKP lilerin neredeyse tamamı cemaat ve cemaatle ilgili kurumlarla iltisak ve irtibat halindeydi, ama bedeli hiçbir suç işlememiş gariban anadolu halkı ödedi, KHK zulmü hala devam ediyor

  • Burhan Kula

    31.07.2026 00:39:27

    Darbe yapmamış, darbeye ve darbecilere karşı olan hiçbir suça bulaşmamış insanlar ın sırf bir bankaya para yatırdı, dersaneye çocuğunu gönderdi sendikaya üye oldu diye hayatları karartıldı, işinden aşından edildi hapis cezaları aldı, sosyal hayattan dışlandı, AİHM nin YALÇINKAYA kararı KHK ların en az %97 sinin saçmalık ve hukuksuz olduğunu resmen ortaya koymasına rağmen, Hukuk ve adalet olmadığından KHK zulmü devam ediyor...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı