Eğitimci yazarımız Sebahattin Yaşar’ın son kitabı elimize ulaştı. 143 sayfalık kitap 6 bölüm, 33 alt başlıktan oluşuyor.
Akıcı üslubu ve muhtevası ilk satırlardan itibaren kitapla bütünleşmeye vesile oluyor. Bir nefeste okunan kitaplar listesine girmeyi fazlasıyla hak ediyor. Konu yenilenme olunca insanın da merakını fazlasıyla celb ediyor. Her yeni başlık ayrı fikir pencerelerini açıyor. Sadece teşhis değil, çözüm teklifleri ve tedavi de sunuyor. Problemler ve çözümler gerçek hayattan alınıyor. Yazarımızın onlarca kitaptan elde ettiği birikim, yıllardır gençlerle beraber olmasının pratiğiyle birleştiğinde bu güzel meyvenin çıkmasına şaşırmamak gerekir. Doğrudan ya da dolaylı Risale-i Nur atıfları ise eserin en önemli alâmet-i fârikalarından biri olduğunu hatırlatalım.
İlk bölümde yenilenmenin kanun kısmına atıf yapılıyor. Yenilenme denildiğinde çoğumuzun aklımıza gelmeyen tevbe, affetmek gibi başlangıçlar gayet önemli. Gençlerimize her ortamda daha fazla sorumluluk ve fırsat vermemiz gerektiğini anlamamız gerekir. Üniversitelerde kariyer hedeflerine ulaştıktan sonra kendilerini yenilemeyenlerin durumunu düşünmek de ibret almak için yeterli…
İkinci bölümde ezber bozan anekdotlar nazara veriliyor. Dışarıdan mütedeyyin, kariyerli görülen ailelerde ciddi problemlerin varlığı tehlikenin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Doğru eleştiri yaklaşımları, gençlerle ilgilenenlerin yenilenme zorunluluğu ve iştişarenin önemi de ayrıca dikkat çeken başlıklar…
Üçüncü bölümde eğitimin -çoğumuzun yaşadığının aksine- korku değil sevgi temelli olması gerektiği ifade ediliyor. Sevgi ve iyi niyetin meselelerimizin çözümünde anahtar rol oynadığını hatırlamalıyız. Ayrıca iman hizmetine mâlî destek verenlere dikkat etme ikazı üzerinde düşünülmelidir…
Dördüncü bölüm en büyük düşmanımız olan nefis hakkında. Maalesef gıybet marazı günümüzde toplumda sâri hastalık gibi yaygınlaşmıştır. Kitaplar ve doğru ortamlar en önemli çözüm ortaklarımızın başında geliyor. Mü’min kardeşlerimize karşı davranışlarımız hususan izzet ve haysiyet davası gibi mühim mevzularda Risale-i Nur atıfları içimize su serpiyor.
Beşinci bölüm müjdeli yorumlardan oluşuyor. Kur’ân saati, sabır eğitimi gibi son derece yenilikçi projelerden bahsediliyor. Ayrıca yıllardır kendi ailemizde de uygulamaya çalıştığımız haftalık aile toplantıları yani meşveretlerin önemi ve kıymeti nazara veriliyor. Aile fertlerinin her isteğinin, meselelerinin hür bir zemninde konuşularak karara bağlanması ve akabinde takibinin yapılması ailenin her ferdine çok müsbet tesir ediyor. Ailede çözülemeyen meselelerin ileride yanlış kişi ve ortamlara sürüklemesi kaçınılmazdır. Bu sebeple saygı ve sevgi çerçevesinde her mesele meşveret edilerek konuşulmalıdır…
Altıncı bölüm “model kişilikler” adıyla okumanın önemine dikkat çekiyor. Başarılı insanların hususan Nur talebelerinin okuyarak yenilendiği ve doğru istikameti bulduğu anlaşılıyor. Yıllar önce bir kitap fuarında gördüğüm “okumak yaşamaktır” sloganını doğruluyor…
Elbette bu kıymetli kitap yukarıda özetlemeye çalıştığımız satırlardan ibaret değil. Gençlik, pişmanlık, yenilik, doğruluk, hizmet, neşe gibi onlarca konuda nokta atışlı tespitler ve veciz ifadeler mevcut. Daha fazla söze gerek yok. Yenilenmek için ilk adımı, “Her şeye yeniden başlamak” kitabını okuyarak atalım. Ne dersiniz?