"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Ya AKP’ye katıl, ya hapse atıl!”

Cevher İLHAN
31 Temmuz 2026, Cuma
VAZİYET

Millet nezdinde itibarını kaybeden siyasî iktidar, “otoriter rejim”de “siyasetin aparatı” haline getirilen “güdümlü yargı”yla muhalefeti darbeleme ve dağıtma peşinde.

Bütün devlet imkân ve araçlarının kullanıldığı, milyonlarca yasadışı “mühürsüz”-“geçersiz” oyun “geçerli” sayıldığı, aynı zarfa konulup aynı sandığa atılan dört pusuladan birinin iptal edildiği hileli seçimlerle de artık iktidara gelemeyeceği gerçeğine karşı “iktidar cephesi”, “itibar suikastları”nı sürdürüyor.

Belli ki topyekûn muhalefeti “iktidarın yedeğine alma”, Sarayın “arka bahçesi’ muvazaa muhalefet” yapma kumpası kurulmuş. Bu “kumpas”la belediyeler “suç örgütü” sayılıyor; yüz binlerce, milyonlarca oyla seçilen belediye başkanlarıyla belediye personeli “suç örgütü kurmak”la suçlanıyor.

İnsanlar önce cezaevine atılarak cezalandırılıyor, sonra delilleri aranıyor. Mallarına, mülklerine çökülüyor. “Yandaş” medyada konuşulanlar, ertesi gün mahkemelerde soruluyor. “İstenilen isnat”ta bulunmayan uyduruk “gizli tanıklar”lar -sahnede oyuncu değiştirir gibi- başkalarıyla değiştiriliyor! Dikte edilen “karar”ı vermeyen hâkimler derhal sürüyor…

Özetle, iktidardakiler, iktidardan düşme korkusuyla karşısında kaybedeceği siyasî rakiplerini insafsızca “tasfiye” ediyor. 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinde “Kandil’deki terör örgütü elebaşlarının ‘millet ittifakı’nın Cumhurbaşkanı adayını desteklediği” itiraflı sahte videolu iftiralardaki gibi, delilsiz - ispatsız - yargısız infazlarla, tamamen siyasî maksatlarla haksızlıklar ve hukuksuzluklar dayatılıyor.

Ve bu vaziyet, Türkiye’yi itibarsızlaştırıyor.

TESPİT: Millet iradesi zindanda!

Türkiye, darbe ve ara dönemlerde bile görülmeyen hukuksuzluklarla karşı karşıya. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere iktidar belediyeleri hakkında 100 milyonlarca doları bulan “yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, irtikâp, ihaleye fesad karıştırma, yandaşları partizanca kayırma” dosyaları soruşturulmazken, muhalefete soruşturmaların ardı arkası gelmiyor. 

Bakanlık müfettişlerinin yüzlerce soruşturmada “suç” bulamadığı, sonradan devreye sokulan “itirafçılar”ın “duymuştum”, “demişlerdi” gibi basit duyumlarıyla duruşmalar yapılıyor. Özellikle millet irâdesine saygıyla demokratik direnç gösterenlere, “sana iki hafta süre, AKP’ye geçmezsen operasyon yapılacak!” “pazarlıklı” şantajlarda bulunuluyor.

Tesbit şu ki bir tek İstanbul’da iktidar partisinin yüzde 33.3 oyuna mukabil ana muhalefetin yüzde 66.7 ile aldığı 26 belediyenin yarısı -13’ü- ya AKP’ye verilmiş veya “kayyım” atanmış. Halkın irâdesinin yüzde 35’i Silivri zindanında.  

“Ya AKP’ye katıl, ya hapse atıl!” baskılarıyla 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra YRP’den 33, CHP’den 17, İYİP’den 8, DEVA’dan 2, DP’den 2, SP’den 1 ve bağımsızlardan 16 olmak üzere 79 belediye başkanının AKP’ye “transferi” komplonun bariz göstergesi.

GARABET: “Yoksa delil mi arayacaksın?”

Adalete güveni sıfırlayan çifte standartlı “ikili yargı” her haliyle sırıtıyor. Muhalefeti “itibarsızlaştırma” ve “etkisizleştirme” operasyonlarında bir yığın garabet sergileniyor.

Mesela, 801 milyon dolar kayıplı “dinozor ihalesi” hâlâ soruşturulmuş değil. Ya da iktidara iliştirilmiş bir “yandaş müteahhit”in 17 şirketinin on beş yılda AKP’li belediyelerden ve kamu kurumlarından aldığı 473 ihaleden bir teki dahi soruşturulmazken, yalnızca muhalefet belediyelerinden aldığı 121 ihale yargılanıyor.

Bir “itirafçı”, “Bir belediye başkanına 300 bin dolar rüşvet verdim” diye karalıyor. “Nerede, nasıl verdin, para nerede?” sorularına karşı telâşa kapılıp “ben vermedim, ortağım verdi, parayı da herhalde o almıştır” diye çarkediyor. Ve ortağının “tümüyle yalandır!” cevabıyla isnad ortada kalıyor.

Keza bazı tutuklulara “Duruşmada Başkanı suçla, seni çıkaralım!”, “Bu ifadenin altına imza at, ayrıca iki milyon lira ver, seni tahliye edelim!” şantajları savruluyor. Savcı atamaları mülâkatında “Sana ‘bir eski muhalefet milletvekilini içeri atacaksın’ dense gözünü kırpmadan tutuklayacak mısın? Önüne bu dava gelse talebe mi uyacaksın yoksa delil mi arayacaksın?” sorularının sorulması vahameti açığa çıkarıyor. Bundandır ki hukuktan - adaletten yoksun “şekli yargılamalar” millet nezdinde inandırıcı bulunmuyor.

Okunma Sayısı: 245
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı