"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Entegrasyonla “otonomi” tezgâhı

Cevher İLHAN
31 Ağustos 2026, Pazartesi
Malum “süreç”le terör örgütü KCK güdümündeki PKK’nın “İran kolu” PJAK’ın, Kuzey Irak’taki PÇDK’nin terör kamplarıyla Kandil’deki militanlarıyla “Suriye kolu” PYD/SDG’nin MİT ve MGK’nın altı aylık izlemeyle “örgütün feshiyle silah bıraktığının tesbiti ve teyidi” bekleniyor.

PYD/YPG’nin başı Mazlum Abdi’nin “örgütü fesihle Suriye ordusuna entegrasyonu” duyurusu tartışılırken; Cumhurbaşkanı’nın yakınmasıyla ABD’nin 50 bin TIR, yüzlerce kargo uçağıyla tanktan topa, füzeden uçaksavara silahlandırıp “ordu” kurdurduğu örgütün 80 bin silahlı militanıyla konumunu koruduğu gerçeği çarpıtılarak dünya kamuoyundan kaçırılıyor.

Durum, “Suriye Arap Cumhuriyeti” ismine itiraz eden Abdi’nin “Suriye tek elden değil, tüm iller yerel yönetimlerle yönetilmeli, Suriye Bayrağına yanına SDG flaması asılmalı ‘adem-i merkeziyetçi Suriye’ olmalı” ısrarıyla ortada.

Zira ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Trump’un Suriye-Irak özel temsilcisi Barrack’ın “bölge valisi” kibriyle “gerçek entegrasyon, tek ordu-tek devlet” iddiasının, Ankara’dakilerin söylemlerinin aksine “otonomi” daha da katmerleştiriliyor. 

“MİLİTAN TABURLARI” KORUNUYOR…

“Komplo”, Mazlum Abdi’nin “bağımsız bir askerî güç olarak feshedildikleri” kelime oyununda gizleniyor. Buna göre YPG yapısıyla duruyor. Abdi’nin ifadesiyle “SDG Genel Komutanlığındaki Haseke, Kamışlı, Derik, Kobani ve Afrin tugayları blok olarak kalıyor. Sözde Savunma Bakanlığı’na bağlı, maaşları Şam’dan ödenecek militanlarıyla, terör örgütü elebaşı komutanlarıyla, tankı, topu, füzesi, İHA-SİHA’sı ve mühimmat depolarıyla aynen devam ediyor. Formalarındaki “YPG arması”nın kenarına “Suriye arması”nın yapıştırılmasıyla kalınıyor.

En çarpıcısı da “yasallaştırılan “militan tugayları”nın yalnız PYD işgalindeki bölgede konuşlanıp Suriye ordusuna dağıtılmazken, Suriye askeri kesinlikle bölgeye girememeleri. YPG kadın tugayının yerelde iç güvenliği, “Suriye ordusu” şapkalı teröristlerin “asayiş kuvveti” yetkisiyle Türkiye hududunu, sınır kapılarını, bölgedeki havalimanlarını, gümrük rantını kontrol etmeleri…

Özetle, “örgütün silahlı unsurlarının orduya katıldığı, askerî - güvenlik mekânizmanının tek merkezde toplandığı” propagandası bizzat PYD/YPG yöneticilerince yalanlanıyor.   

Keza “stratejik enerji kaynaklarının yeniden devlet denetimine alındığı” yanıltmasının tam tersine, PYD elebaşlarının, “29 Ocak anlaşması”yla Kuzey Irak Yönetimi’nin Irak petrolünü hortumlaması benzeri petrol-doğalgaz gelirlerinden -yüzde 40- pay kapmayı “entegrasyon şartları”nın başında koştukları belirtiliyor.

YPG/PYD FESHOLMUYOR, “DEVLETLEŞİYOR…”

Özetle, “tepeden verilen görevi yapmakla görevli” yandaş yorumcular”ın uydurmalarla “Suriye’nin üçte birini işgalinde tutan SDG’nin tasfiye edildiği” iddiaları havada kalıyor. Suriye topraklarının yüzde 30’unu işgal edip Şam’ı bombalayan “soykırımcı İsrail’in ifna projesi” devrede. Siyonizme hizmeti “vazife” bilen Evanjelik Barracak’ın “İsrail bölgede ‘üniter devlet’ istemiyor” ifşaatlı “Ortadoğu’da İsrail’e karşı güçlü ülke bıraktırmama planı” işliyor.

Suriye hava sahasını İsrail’e açmayan Esad’ı devirip, Trump’la Ankara’dakilerin arka çıktığı Colani’yle işbirlikçileri Abdi üzerinden Müslüman komşu Suriye’yi de etnik-mezhebî iftiraklarla bölme ifsatlı BOP tefrikası uygulanıyor.

“Yandaş-yandaşlaştırılmış medya yorumcuları”nın yaydıkları gibi “Suriye haritası tek renk” olmuyor; terör örgütü militanlarıyla, silahlarıyla, yönetimiyle fesholup dağılmıyor, Suriye ordusu içinde “özerkliği” kotarılarak açıkça Suriye devletinde yer almak”la resmen “devletleş(tiril)iyor.” 

Sonuçta, Emperyal işgalci ecnebilerin müdahalesiyle “Amerikan plânı”yla Suriye’nin “Kürdistan”, “Sünnistan”, “Nusayristan”, “Dürzistan”la dörde taksimi fitnesiyle “Iraklaştırılıp Lübnanlaştırılması”yla parçalanmasının altyapısı oluşturuluyor. YPG/SDG’ye “entegrasyon” paravanında “paralel askerî, idarî, ekonomik yapı”yla Ülkenin federalizmle dilimlenerek “otonom devlet”e zemin hazırlanıyor…

Mazlum Abdi’nin, “Biz buna pek entegrasyon demiyoruz” demesindeki kasıt da bu. (gazeteler, 22.8.26)

Okunma Sayısı: 122
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı