Bilindiği gibi daha önce de 2071’i “hedef” gösteren Cumhurbaşkanı, en son partisi AKP’nin kuruluşunun 25. yılında -sanki yeni iktidara gelmiş gibi- “gelecek 50 yıllık plan”dan bahsetmiş.
Vaziyet şu ki ekonomistler, 16 Kasım 2002’de ilk AKP hükûmetinin kurulduğu günde partinin Genel Başkanı olarak “3 y” denilen “yasaklar, yolsuzluk ve yoksullukla mücadele” vaadini hatırlatıyorlar. Çeyrek asırda “büyüme”den enflasyona, faizden döviz kuruna tutmayan tahminleri, yüzde 75’leri aşan hatalarla şaşan “hedefler”i nazara veriyorlar.
Yüz milyarlarca liralık kredi kıyağı sunulan, vergi borçları affedilip silinen İngiliz mahkemeleri tahkimli, otoban ve köprülerde araç, havaalanlarında yolcu, hastanelerde hasta sayısı üzerinden dolar garantili -44’ünden 37’sinin bir kuruş vergi vermediği- “yandaş beşli çete” şirketlerine peşkeş çekilen ihalelerde yüzde 97’ye varan vahim sapmalara; özellikle “enflasyon hedefi”nın son beş yılda 17 kez revize edildiğine dikkat çekiyorlar.
Mesela gerçek enflasyonun gösterilenin en az iki katı olduğu kırılganlıkta Merkez Bankası bu yılın başında “yılsonu enflasyonu” yüzde 16 olarak göstermiş; asgarî ücret, işçi, memur, emekli maaşları ona göre belirlenmişti. Ancak daha ilk birkaç ayda “hedef”in tutmaması üzerine önce Mayıs’ta yüzde 24’e, en son Ağustos’ta yüzde 28’e yükseltmiş.
Bundandır ki sekiz ayda “enflasyon hedefi”ni üç kez yenileyen, daha bir yıllık “hedef”i tutturamayanların, birkaç aylık öngörüde bulunmayanların “50 yıllık hedefi” nasıl tutturacağı sorusu soruluyor.
TESBİT
Nikaragua’da “seçimleri iptal ‘yasası”
Yoğun gündemde Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega’nın, “ülkesinde artık seçimlerin yapılmayacağı” çıkışı karambola geldi.
Tesbit şu ki uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarıyla Ortega yönetiminde bugüne kadar 546 kişi vatandaşlıktan çıkarılmış. 5 bin 600’den fazla sivil toplum kuruluşu, 29 üniversite, 58 medya kuruluşu kapatılmış. 2018’deki protestolarda 350’den fazla kişi katledilmiş, yüzlercesi yaralanmış, binlercesi hapse atılmış. Bir milyon Nikaragualı siyasî baskılar ve şiddet yüzünden ülkeden göçmek zorunda kalmış.
2007’den beri 19 yıldır kesintisiz iktidarını dayatan ve bir “Saray kararnamesi”yle eşi Rosario Murillo’yu “eşbaşkan” atayıp “aile diktası”nı “resmen” ilân eden 80 yaşındaki diktatör, muhalefetin iktidara gelmesini engelleme hesabıyla “yeni yasalar” çıkaracağını söylüyor. Seçimleri kendisine “darbe” gibi görüp seçimleri kaldırmakla görünürdeki “şeklen demokrasi”yi de ortadan kaldırıyor…
Bundandır ki Nikaragua diktatörünün diğer diktatörler gibi “ömür boyu iktidar koltuğunda kalma” oldubittisi, Türkiye’nin “hibrit/melez demokrasi”den “otoriter rejimler” arasına düşürüldüğü “tek adam otokratik rejim”de iktidardakilerin karşısında kaybedecekleri siyasî muhaliflerine yargı üzerinden siyasî operasyonları, hileli, hurdalı şâibeli muallel seçimleri tedâi ettiriyor…
GARABET
“Neredeeen nereye!..”
“Süreç yasası”, iktidardakilerin garabetlerle muallel çarpıcı çelişkilerini tartıştırıyor.
Öncelikle Bahçeli’nin bir zamanlar meydan meydan seçim kürsüsünden “idamı için ip bulamıyorsanız alın!“ diye ip attığı terörist başına “kurucu önder”, “baş müzâkereci” payelerini, “siyasallaştırma mekânizması koordinatörü” statüsünü bahşetmesi çarkını sözkonusu ediyor.
“Altılı masa’nın altında PKK vardır!” bühtanında bulunan iktidardakilerin, “süreç”i terörist başıyla terör örgütü üzerinden kotarmalarını, buna itiraz edenleri “terörü istemek”le suçlamalarını yeniden sorgulatıyor.
Ve “neredeeen nereye!..” dedirtiyor…
KISACA
“Adalet, liyakat, ahlâk duvarı yıkıldı…”
“Vatandaşlarına ‘insanca bir yaşamı’ çok gören anlayışın temelinde, adâlet duygusunun tamamen yitirilmesi yatmaktadır. Bu düzen, hukuku ve adâleti kullanılacak bir ‘pazarlık unsuru’na dönüştürmüştür. Adalet, liyakat ve ahlâk duvarı yıkıldı…”
Mahmut Arıkan, SP Genel Başkanı