"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dinî cemaatlere operasyonun arka planı - 3

Cevher İLHAN
20 Ağustos 2026, Perşembe
Çarpıklık, tamamen fikrî-manevî-hasbî dinî cemaatleri siyasetin emrine sokmakla “devletten akredite cemaatler’ oluşturulması” dayatmasından kaynaklanıyor.

Vakıa şu ki demokrasinin gereği olarak devletten tamamen bağımsız hür bir ortamda dinî-manevî-ahlâkî hizmetlerini yapmalarının sağlanması yerine, sırasıyla her defasında bir cemaat-tarikat “hedef”e konularak kumpas kuruluyor.

Medyatik propagandalarla, psikolojik savaş taktikleriyle, yalan ve iftiralarla muallel istihbarat jurnalli müthiş algı operasyonlarıyla bütün cemaatler-tarikatlar karalanıyor.

Sırf siyasî maksatlarla cemaatleri “devletleştirme” operasyonlarının akıbeti ortada. “Muhafazakârlık” iddiasındaki iktidarda, dinî-manevî hizmetlerin devlet eliyle “resmî telkini”nin bir netice vermediği, dinî yaşayışın gittikçe irtifa kaybettiği, ahlâkî dejenerasyonun dip yaptığı vartada insanların cemaatlerden uzaklaşmasıyla toplumun, gençliğin toptan ahlâkî çöküşüne zemin hazırlanıyor...

DİNİN DEVLETİN TEKELİNE ALINMASI!

Görünen o ki Diyanet’in siyasî iktidarın yanında yer alan cemaat ve tarikat temsilcilerinin çağrıldığı Eylül 2016’daki “Diyanet - Cemaatler Zirvesi”nde tepeden cemaatlerin, tarikatların “devletin-siyasetin payandası”, âdeta “devletin yarı resmî birer kurumu” haline getirilmeleri kumpası kurulmuş.

“Hizmetlerinin, mal varlıklarının kayıt altına alınıp şahısların üzerinde kalmaması, ‘emval kavgası’ yaşanmaması uyduruk gerekçeleriyle cemaatler-tarikatlar ‘denetlenme paravanında‘ devletin tekeline alınıyor.” 

Daha önce “on iki-on üç kişiden oluşacak Alevî vakıfların yönetim kurullarına ‘devletin katkısının devamlılığı’ gerekçesiyle iki veya dört ‘devlet temsilci üye’nin atanacağı ‘Alevilerle ilgili yapılanma’ya dair ‘devlet projesi’nin Sünnî cemaat, tarikat - tekke, geleneksel irfan ocakları için de uygulanması” atraksiyonlarının maksadı bu idi. (Abdülkadir Selvi, Yeni Şafak, 18.1.16)

Tamamen gönüllü manevî birliktelikler olan dinî cemaatler ve tarikatlar, mensuplarının kurduğu vakıflar, dernekler, sivil toplum kuruluşları üzerinden “cemiyet”-“teşkilât” kalıbına sıkıştırılarak “devlete eklemlenmesi planı” dayatılıyor.

Bu “plan”la, Bediüzzaman’ın “Hak ve hakikat inhisar altına alınmaz, iman ve Kur’ân nasıl inhisar altına alınabilir?” (Mektûbat, 72) tesbitinin aksine, “dinî hizmetler ‘dünya muamelâtı’ suretine sokularak” tümüyle siyasetin inhisarına, devletin kontrolüne alınması tuzağı kuruluyor.

Dini, din eğitimini devletin kıskacına alan “resmî ideoloji” cenderesine sokulmakla sivil-sosyal faaliyetler gibi dinî hizmetlerin de devletin güdümüne sokulması kumpasına ortam oluşturuluyor.

Bu saikle gençliğe, eğitime büyük hizmetleri olan, tamamen fedakârlıklarla maddî ve manevî yardımlarda bulunan dinî cemaatlerin içi boşaltılıp yozlaştırılarak itibarsızlaştırılmaları kotarılmak isteniyor...

DİNE, MANEVÎ DEĞERLERE DARBE

Bir diğer çarpıklık, demokrasinin, adaletin başat hale geldiği, başta ifade ve ibadet hürriyeti olmak üzere insan hak ve hürriyetlerinin temel insanî değerlerin başında yer aldığı günümüzde, medyaya çöreklenmiş kalemşörlerin, tuzu kuru yorumcuların hâlâ ideolojik saplantılarla “jakobenliğe” soyunmaları. “İktidardakilerin cemaatleri-tarikatları uhdesine almasına, devletin bir aparatı haline getirilmesi oyununa idraksizce gelmeleri.

Bütün muhalefeti “din karşıtı” gösteren, “dini siyasete âlet” komplolarına gelmeleri. Hâlâ “dinî cemaatlere düşmanlık”la dini siyasette hoyratça istimalle istismar eden iktidardakilere malzeme sunmaları.

Özetle, cemaatlerin - tarikatların yapıları baskılarla siyasetleştirilip dünyevîleştirilerek “ehlileştirilmeleri”yle de kalınmıyor.

Bediüzzaman’ın tesbitiyle, “din namına siyaset”le “kendini ibka ettirme (iktidarını sürdürme) peşindeki rey-i vahid-i istibdad (tek kişilik otoriterlik), bütün cemaatleri ve tarikatları “tehdit” görüp güdümüne alarak işlevsiz kılma operasyonlarıyla “tasfiye” peşinde.   

Kısacası, dinî cemaatlere operasyonlarla dinî ve ahlâkî hizmetlerine müdahaleyle dine, manevî değerlere darbe vuruluyor.

İfsad şebekelerinin oyununa geliniyor.

Yazık ediliyor…

Okunma Sayısı: 154
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı