Kur’ân’da “ahidlerini kırmak ve fesad yapmak”la tel’in edilen Siyonist mihrakların baskı ve tahrikiyle Trump’a İran’la imzaladığı “mutabakat”ı bozduran Yahudi Lobisi ve İsrail, bölgede “mezhep tefrikası”nı tetikliyor.
Zira “mutabakat”ın birinci maddesi olan “Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın ve askeri operasyonların derhal ve kalıcı sona erdirildiğini ilânla bundan böyle birbirlerine karşı savaş veya askeri operasyon başlatmama taahhüdü”nü resmen tutmamakla savaş fitnesi bütün bölgeye yaydırılıyor.
Bu komployla Ankara’daki NATO zirvesinde “nihai anlaşma’da Lübnan’ın toprak bütünlüğü ile egemenliğini güvence altına alma” vurgusuyla kabul edilen “anlaşma”ya aykırı olarak Trump’un NATO’nun Ankara zirvesine çağırdığı Şara’ya yine “Avrupalıların göstermediği sadakati gösterdi” takdiriyle “Suriyen’in Lübnan’da Hizbullah’la savaştırılıp İsrail’in işlevini yerine getirmesi” görevi verdiriliyor.
İSLÂM DÜNYASINI PARÇALAMA STRATEJİSİ!
Bilindiği gibi, ABD, “terör örgütü başı” olarak başına “on milyon dolar” ödül koyduğu El Nusra ve Heyet Tahrir’üş Şam (HTŞ) kurucusu Colani’ye her türlü desteği verdi.
Keza İsrail, Esad’ın devrildiği darbe gecesinde bir yandan güneyden kuzeye bütün Suriye’yi bombalayıp kara, hava ve deniz kuvvetlerindeki silahların yüzde 70’ini imha ederken, diğer yandan Hama-Halep-Şam yolunu bombalayarak Colani’yle binlerce militanının Türkiye’nin yanıbaşındaki İdlib’den Şam’daki Saray’a ulaşmasını sağladı.
Bundandır ki Trump’ın cüretlendirmesiyle Suriye’ye ait tatlı su, petrol ve doğalgaz enerji kaynaklarını barındıran stratejik Golan Tepelerini ve Şeyh (Hermon) dağını işgal eden İsrail’in Şam’ı kuşatmasına, Devlet Başkanı Sarayıyla Genelkurmay’ı bombalamasına “suskun” kalıyor.
Tam da İran’la Körfez ülkelerinin karşı karşıya getirildiği vartada Suriye – Lübnan ekseninde alevlendiriliyor. Trump’un her fırsatta kravat taktırılarak Coloni’den dönüş(türül)en Şara’ya “genç, yiğit, yakışıklı, cesur” övgüleriyle “Sünni-Şiî savaşı” tahriki “görevi” veriliyor.
Trump’la Netanyahu’nun Fas’tan Afganistan’a Kuzey Afrika’dan Orta Asya’ya “geniş Ortadoğu” coğrafyasındaki ülkelerin “Genişletilmiş Kuzey Afrika ve büyük Ortadoğu Projesi”yle (BOP) 22 İslâm ülkesinde etnik-mezhebi iftirakları tahrikle birbirine kırdırma, iç savaşlarla bölünüp parçalanma fitnesi tahrik ediliyor.
110 yıl önce “Osmanlı milletler sistemi” paravanında Osmanlı coğrafyasını cetvellerle dilimleyip taksim eden İngiliz – Fransız mamulü “Sykes - Picot” tefrikasını yetersiz bulan Trump’un Suriye ve Irak temsilcisi Evanjelik Tom Barrack’ın “hayırlı monarşileri – ‘tek adam istibdat rejimleri’ni” öneriyor.
“ŞİÎ-SÜNNİ SAVAŞI” TAHRİKİ…
Anlaşılan, “Şîi hilâli” ile “Sünnî ekseni” ayrıştırma senaryolarıyla ecnebilerin Müslüman dünyayı kanlı mezhep kavgaları kışkırtılıyor.
Bu açıdan katıldıkları Boğaz’daki bir balıkçıdaki, Amerikan Dışişleri eski Bakanı Henry Kissinger’in, “her sabah Osmanlı haritasına hayranlıkla baktığını, Osmanlı’nın Irak’ın Şiî ve Sünnî eyaletlerine ayırmakla yönettiği” sözlerini nakleden yazar - sanatçı Zülfü Livaneli’nin, “O zaman içimden ‘Eyvah!’ demek ki 11 Eylül şokuyla sarsılan ve karşısında yekpare bir İslâm bulunduğunu düşünen ABD, Şiî-Sünnî çatışmasını stratejini masaya koymuş” tesbiti dikkat çekici. (Vatan, 18.5.12)
Özetle, Suriye ve Lübnan’ın yanısıra İran’ın başını çektiği Bahreyn, Yemen hatta Pakistan gibi Şiî nüfusun yoğunluklu olduğu “Şiî bloku”, buna karşı Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye ile Körfez ülkelerinin yer aldığı “Sünnî kuşağı” karşıtlığıyla İslâm dünyasında “Sünni - Şiî savaşı” tuzağı kuruluyor.
Aman dikkat!