"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Seviyorum ama kimi?

Harun SÖZLER
16 Temmuz 2026, Perşembe
İnsanın gerçek sevgisi dilinde en çok söylediği midir, yoksa uğruna en çok emek verdiği mi?

Peki kendimize verdiğimiz cevap ne kadar doğru olabilir? İnsan, nefsinin de yardımıyla kendini ustaca kandırabilir mi? Sevdiğini sadece zannedebilir mi? Belki de yaşadığı hayat, sessizce başka bir hakikati gösteriyordur.

Haydi küçük bir muhasebe yapalım. Elimize kâğıt kalem alalım ya da zihnimizde dürüst bir liste yapalım.

Sevdiklerimizi, sevdiğimiz değere göre sıralayalım.

Birinci sıraya en çok sevdiğimizi yazalım.

Eminim ki, ben de dâhil olmak üzere çoğumuzun ilk sırasında Allah (cc) vardır. Hemen ardından ise En Güzel’in (cc) en güzeli olan Hz. Muhammed Mustafa (asm)… Ve sonra kalbimize yakın olan diğer şeyler… Aile, iş, para, sağlık… Kısacası hayatımızda değer verdiğimiz ne varsa…

Şimdi ise başka bir liste yapalım.

Bu kez “neyi seviyoruz?” değil, “hayatımız neyin etrafında dönüyor?” sorusunu soralım.

En çok zamanımızı ne alıyor? En çok ne için yoruluyoruz? En çok ne uğruna plan kuruyoruz? En çok ne için fedakârlık yapıyoruz?

Yani sevdiğimizi söylediğimiz şeyleri değil, gerçekte peşinden sürüklendiğimiz şeyleri sıralayalım.

İşte asıl can alıcı yere geldik: Eğer bu iki liste birbiriyle uyuşuyor ise ne mutlu ancak uyuşmuyorsa, orada sessiz ama derin bir çelişki vardır.

Zira gerçek sevgi eylem gerektirir.

Eylemsiz bir sevgi ise içi doldurulamamış boş bir cümleden ibarettir.

Bunun zıttı ise şudur: Hayatımızda en çok neye zaman ayırıyor, neye emek veriyor, ne uğruna çaba sarf ediyorsak…

Sevgimizi aslında ona veriyoruz demektir.

Dilimiz bunu tasdik etmese bile…

Buna rağmen ilk listemizin, yani sevdiğimiz şeylerin listesinin, aslında asıl doğru liste olduğunu iddia edebiliriz.

Ancak hukukta bir kaide vardır: “İspat, iddia makamına aittir.”

Yani bir şeyi iddia ediyorsak, onu gösterebilmeliyiz. Aksi hâlde dava düşer. Şimdi ilk listemize bu gözle bakalım.

Hepimiz kolayca şunu söyleyebiliriz: “Ben en çok Allah’ı seviyorum, sevgi listemin ilk sırasında O var.”

Peki bunu ispat edebiliyor muyuz? En çok sevdiğimiz şeyin hayatımıza yansıması gerekmez mi? Eğer yansımıyorsa, burada ciddi bir çelişki yok mudur?

Elbette yansır.

Tercihlerimize yansır. Hareketlerimize yansır. Duygularımıza yansır. Konuşmalarımıza yansır.

Hatta kimsenin görmediği gizli hâllerimize bile yansır. Çünkü insan gerçekten bir şeyi seviyorsa, o sevgi hayatına mutlaka tesir eder.

Onu memnun etmeye çalışır.

Onun hatırını, nefsinin önüne koyar. Şimdi hepimizin kendi kendine şu soruyu sorması gerekir:

Allah gerçekten bizim en sevdiğimiz mi yoksa sadece en sevdiğimizi söylediğimiz mi?

Çünkü bazen dil, Allah’ı birinci sıraya yazar…

Ama hayat, başka şeyleri çoktan başköşeye oturtmuştur. İnsanın gerçek sevgi listesi diliyle ifade ettiği değil, uğruna en çok çaba sarf ettiği şeylerden oluşur.

Okunma Sayısı: 160
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı