"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Trump için bu abartılar neden?

Cevher İLHAN
11 Temmuz 2026, Cumartesi
VAZİYET

Ankara’daki NATO zirvesi bahanesiyle dört binden fazla insanın gözaltına alınmasının, yüzlercesinin tutuklanması tartışılıyor.

Kamu kurumlarını tatile, sırf sorgulanmasın diye Meclis’in kapatılmasına varan, akademisyenlere, gazetecilere, çevrecilere, sivil topluma hukuksuz, delilsiz operasyonların, bazı İslâmî sitelere yayın durdurmaların, dünyadaki işgallere, sömürülere, zulümlere arka çıkan NATO’ya ve Trump’a yönelik “protestoların engellenmesi için dayatıldığı açığa çıkıyor.

“Yasaklar”ın, özellikle Trump’a İran’da 180 ilkokul kız öğrencinin katlinin, Gazze kasabı Netanyahu’nun soykırımına desteğinin sorulmasının önlenmesi için konulduğu anlaşılıyor.

Bu durumda, gerçekten “bu insanlar hakkında tutuklanmayı hak edecek bir delil var idiyse neden NATO zirvesi beklendi? Bunca pervasız ezâ, cefâ ve cezâ neden?” soruları soruluyor.

Tam da Ankara’da iken ve Cumhurbaşkanı’nın “Dostum Trump’ın İran mutâbakatındaki kararlı tutumunu takdir ediyorum, Ukrayna savaşındaki barış vizyonunu paylaşıyorum” sözlerinin ardından daha cenaze merasimleri sürerken “aşağılık mahlûklar” tahkiriyle Müslüman komşuya “saldırı tâlimatı”na suskunluğun perde arkası aralanıyor.

Ve bu vaziyet, İsrail hayranı Amerika’nın Türkiye Büyükelçisi, Trump’ın Suriye ve Irak temsilcisi Evanjelik Tom Barrack’ın Saray iktidarının siyasî ömrünü uzatma peşindeki iktidardakilere “ihtiyaçları olan meşruiyeti veriyoruz” çıkışını mevzubahis sözkonusu ediyor.

Gerçekten, DEVA Genel Başkan Yardımcısı M. Emin Ekmen’in ifadesiyle, “Trump için 10 milyar lirayı aşkın bedelle hava limanı ve apron yapılması, Ankaralıların eve hapsedilmesi, yüzlerce kişinin tedbiren tutuklaması, başka şehirlerde dahi Gazze soykırımı protestolarına izin verilmemesi neden?”

Neden NATO zirvesini “Trump zirvesi”ne dönüştüren abartılar sergilendi?

TESBİT

Çarpık F-35 çarkı…

“NATO’nun silâhlanması”yla empryalizmin şirketlerine devasa silah satışlarının tasarlandığı, küresel güçlerin hegemonya ve çıkarları kumpasının kurulduğu belirtiliyor.

Ancak en çarpıcısı, Trump’ın Ankara’dakilerin ağzına bir parmak bal çalıp “vereceğiz” müjdesini verdiği “F-35 vaadi”nden kısa sürede çark etmesi.

“Yandaş medya”da konunun Kongre’ye havalesi nazarlardan kaçırılarak alây-ı vâlâyla “Türkiye istediğini aldı!”, “Trump F-35’leri veriyor!” manşetleri atılsa da zirveden birkaç saat sonra “Erdoğan’la kimyamız çok iyi, Türkiye çok daha sadık bir ülke” övgülerinin akabinde “F-35 uçağını Türkiye’ye verip vermeyeceğimize henüz tam olarak karar vermedim” u dönüşünde bulunması. Böylece Cumurbaşkanı’nın “her zaman sözünün arkasında olan sayın Trump’ın bize beş F-35 uçağı sözü var” beklentisinin boşa çıkması.

Kaldı ki Trump “karar” verse dahi, Türkiye’nin 2.5 milyar dolar ödediği altı adet F-35’ten -birisi düştüğünden- beşinin beş altı sene sonra teslimi için Kongre kararı gerekiyor.

Ayrıca milyarlarca dolar harcadığı “F-35 programı”ndan çıkarılmasıyla firmalarının ürettiği 1005 yedek parçanın başka ülkelerin firmalarına dağıtılmasıyla Türkiye’nin on milyarlarca dolar zararı giderilmiyor. F-16’lardan ve “Kaan motorları”ndan ise haber yok.

Sonuçta iktidar mahfillerince günlerce “reklâm” edilen “hediye paketi”nden bir şey çıkmadığı daha ilk günde ortaya çıkıyor.  

GARABET

Trump’ın “ifşaatları...”                        

İndiği Ankara Havaalanını metheden Trump’ın, “Adıma bir binanın açılması beni çok sevindirdi” sözleri dikkat çekti. Ancak havaalanındaki “Trump binası”na dair ne İletişim Başkanlığı’ndan ne de başka bir merciden tek bir yalanlamanın yapılmaması dikkati çekti.

Bir diğer ifşaatı, “Cumhurbaşkanı şahane bir lider, neye karışma dediysek karışmadı, isteğimle İran savaşına katılmadı” demesiydi. En ilginci de “savaşa katılmadı ama bize öyle farklı yollardan yardımcı oldu ki…” garabetli ifşaatıydı.

Bundandır ki Trump’ın “ifşaatları”, kapalı kapılar ardındaki tavizleri, dış politikadaki savrulmalarını sözkonusu ederken, Cumhurbaşkanı’nın İran’ın bombalamasında Trump’la savaş ortağı Netanyahu’ya “hangi yollarla hangi yardımları yaptığı” sorusu soruluyor.  

KISACASI

“Çuval günü’ kutlaması!”

Garabetlerden birisi de Amerika’nın kuruşunun 250. yılında, “4 Temmuz Amerikan bağımsızlık günü”nde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Amerikan Bayrağı renkleriyle ışıklandırılması oldu.

Bu durum, AKP iktidarında Irak’taki işgalci Conilerin 3 Temmuz 2004’te Süleymaniye’de Mehmetçiğin başına küstahça çuval geçirmesi korsanlığını; Cumhurbaşkanı’nın dönemin Başbakanı olarak “en azından bir nota verilsin” çağrılarına “Ne notası, müzik notası mı?!” tepkisiyle bir “nota”yla bile kınanmamasını, ardından “çuvalcı” Amerikalı işgal komutanının Türkiye’ye davet edilip törenle “madalya”yla ödüllendirilmesini hatırlattı.

Kısacası, Trump uğruna işgüzarlık “ABD’nin çuval günü kutlaması” olarak kayıtlara geçti.

Okunma Sayısı: 214
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı