"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘Yaptırımların kalktığı’ oyunu

Cevher İLHAN
07 Temmuz 2019, Pazar
Geçtiğimiz hafta Japonya’da Trump’la görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı, “S-400 yaptırımları uygulanmayacak” dedi. “AKP’ye ilişik medya”da “Erdoğan Trump’u ikna etti, yaptırımlar kalkacak” manşetleri atıldı.

Ancak “PYD/YPG militanlarının Münbiç’i boşaltması” vaadinde olduğu gibi Trump ve Amerikalıların yine bir bahaneyle “sözleri”nden cayabilecekleri kaygısıyla ihtiyatıyla bakıldı. 

Oysa Erdoğan’dan menkul “Trump’un vaadi” dışında hiçbir Amerikan merciinden “yaptırımların sona erdiği”ne dair tek kelime açıklanmış değildi. Nitekim görüşmenin üzerinden iki gün geçmeden ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Eliot L. Engel, “Başkan söz verdi, ama Türkiye S-400 sistemlerini alamaz ve F-35 uçaklarıyla aynı anda sahip olamaz!” diye “nokta”yı koydu.  

“Kongre, Dışişleri ve Savunma Bakanlığı ve Birleşik Devletler hükûmeti’nin görüşünü açıkladığını vurgulayan Amerikalı yetkili, bununla da kalmadı; sert ifâdelerle “otokrat” dediği Erdoğan’ın Başkan Erdoğan oyun oynamayı bırakmalı” diyerek tahkir etti. 

Böylece Trump’un “Erdoğan zorlu biri, ama ben onunla anlaşıyorum”, Erdoğan’ın “Trump net ve samimî” övgüleri arasında bir “Trump taahhüdü” daha “Kongre bahanesi”yle yine akıbetsiz kalıyor. 

En çarpıcısı da, Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu’nun “Erdoğan Türkiye adına bazı vaadlerde bulundu. Trump’da Türkiye’den bazı ek ilâve beklentilerini dile getirdi. Neticede bu şekilde karşılıklı açıklama yapıldı. Erdoğan belki konunun ağırlığı yüksek perdeden konuşmuş olabilir, dayandığı bir şey var ki net ifadeler kullanıyor. Orada ‘anlaştık’ havası verilmek istendi” tesbiti, Trump’a hangi tâvizlerin verildiği endişesini bir defa daha haklı kılıyor.  

 Ve “yaptırımların kalktığı” söyleminin bir “oyalama oyunu” olduğunu ortaya koyuyor.

***

İktidar “kendini anlatamamış!”

23 Haziran’dan sonra partisinin ilk grup toplantısında mağlûbiyeti sorgulayan Cumhurbaşkanı, “Kendimizi milletimize anlatamadığımızın muhasebesini yapacağız” diye yakındı. Keza iktidara yakın yorumcular da AKP’nin seçim kaybını “AKP’nin kendini yeterince anlatamadığı”na bağladılar.

Oysa bu seçim sürecinde de on binlerin toplandığı “Millet İttifakı” ve muhalefet adayları mitinglerinin birkaç dakikalık/birkaç saniyelik görüntülerle geçiştirilmesine, hatta hiç verilmemesine karşı, başta TRT’nin onlarca kanalında ve mâlûm medyada çifte standartlı yayınları yapıldı. Açıkoturumlarda katılımcıların, “Millet İttifakı”yla muhalefet sözcülerinin mülâkatları kesilerek Cumhurbaşkanı ile partisi adaylarının konuşmaları saatlerce naklen yayınlandı. 

“İktidar rantı”, basın özgürlüğüne, tarafsız ve bağımsız yayıncılığa ağır bastı; “merkez medya” - “ana akım medya”, “yandaş medya”yı aratan tarafgirlik ve siyasî bağnazlıkla muhalefet adayının cevabî açıklamalarını ya hiç vermedi ya da birkaç saniyeyle geçiştirdi. 

Bir tesbite göre 48 televizyonla 26 gazetede başta partili Cumhurbaşkanı olmak üzere “iktidar cephesi” adaylarının, cami açılışları, iftar programlarındaki siyasî propagandaları baştan sonra canlı verilerek tam bir adâletsizlik, haksızlık ve hukuksuzluk sergilendi. 

Kısacası, bütün bunlara rağmen iktidar sözcülerinin hâlâ “kendimizi anlatamadık!” yakınmaları seçimin çarpıcı bir garabeti olarak kayıtlara geçti. 

***

“Türkiye ittifakı” mı, “Cumhur İttifakı” mı?

23 Haziran sonrası Cumhurbaşkanı’nın İmamoğlu’nu tebrik ettiği ilk tweetinde “Millî irade bugün bir kez daha tecelli etmiştir. Seçimi kazanan Ekrem İmamoğlu’nu tebrik ediyorum” mesajı siyasette kutuplaşma ve gerginliği azaltma adına olumlu karşılandı.

Ancak ikinci iletisinde “Cumhur İttifakı’nın ilkeleri çerçevesinde, birlik ve beraberlik içinde, 2023 hedeflerimize yürüyeceğiz” paylaşımıyla “birlik ve beraberlik” çağrısını partisi AKP ile MHP’nin oluşturduğu “Cumhur İttifakı” ekseninde açıklaması nazarlardan kaçtı. 

Belli ki Cumhurbaşkanı, iktidar partisi genel başkanı olarak “Türkiye İttifakı”nı da “Cumhur İttifakı” önderliğinde “iktidar cephesi”nin “birlik ve beraberliği” olarak görüyor. 

Nitekim Bahçeli’nin “Türkiye İttifakı” çağrısına karşı çıkması üzerine, Erdoğan’ın bu kez ‘Türkiye İttifakı’ dedik, onun için Cumhur İttifakı dedik. Bazıları hemen söyleme amacımızın ne olduğu gayet açık olan ‘Türkiye İttifakı’ ifademizi, Cumhur İttifakı’nın alternatifi gibi göstererek fitne çıkarma peşine düştü. Halbuki Cumhur İttifakı milletimizin tamamını aynı idealler etrafında buluşturma çabamızın lokomotifidir, sürükleyici gücüdür” diye konuşması “Türkiye İttifakı”nı “Cumhur İttifakı” uhdesine gördüğünün açık ikrarı oldu. 

***

HAFTANIN SÖZÜ

“Biri dini, ötekisi devrimi, Atatürk’ü, ideolojiyi, devletin âli menfaatlerini, siyaseti kullanıyor. (…) Sadece “Fetö borsası”ndan söz etmek bu sözü edenin ideolojik ve politik duruşunu ve kimliğini gösterir. Bu kara borsa her zaman vardı. Yarın siyaset borsası da kurulacak, “Güneş Otel” pazarlıkları yapılacak. Kumar borçları kapatılacak. Marka krizler ve yolsuzluklar üretmek sorunu çözmez aksine borsayı daha aktif hale getirir.

Adaleti “meta” haline getiren, alış veriş konusu yapan her kimse; hâkim, savcı, mübaşir, bilirkişi, avukat, polis, âdidir, alçaktır, haindir! Zira adalet mülkün temelidir. Bu rezalete aracılık eden her kimse, o suçu işleyenden daha suçludur. Zira o kişi adalete kast etmektedir. Abdurrahman Dilipak, 

(Akit yazarı)

***

SÖZÜN ÖZÜ

 “Herkesin bir fikri var. Ben de hürüm; selâmet-i vatan için bir fikrim var. İşte; sulh-u umumî, aff-ı umûmî, ref-i imtiyaz (imtiyazın, ayırımcılığın kaldırılması) lâzım; tâ ki biri, bir imtiyaz ile başkasına haşerat nazarıyla bakmakla nifak çıkmasın.” 

Bediüzzaman, (Eski Said Dönemi Eserleri, 136)

Okunma Sayısı: 1527
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı