Mersin'den bir Malatya Erkenekli Arif Turgut geçti. Hani derler ya "Falan kişi adam gibi adamdı" diye.
Merhum Arif Turgut Ağabey de adam gibi adamdı. Davasının adamıydı. Onun için dava, hizmet denilince akan sular dururdu âdeta. Hizmetine son derece sadıktı. Yerine göre çok mütevazı ve mülayimdi.
Mülayim dedim ama Üstadına, hizmetine, meslek ve meşrebine en ufak bir saldırı hissetse "Hakkın hatırı âlîdir" der aslanlar gibi kükrerdi. Davası uğruna ceza evine girenlerdendi. Ceza evinden çıkınca herkes bir tarafa savrulmuşken o bir kaç fedakâr kardeşiyle Mersin Yeni Asya ekolünü sırtlanmış vefatına kadar da devam ettirmişti. Son nefesine kadar istikametini muhafaza etti.
Bahse medar diğer bi özelliği evde engelli Ömer Faruk’u vardı. Ona çok çok ihtimam gösterir, onun karnını doyurana kadar veya gerekli bir hizmetini yapıncaya kadar kendisi ve eşi Nurgül ablam yemez ve içmezlerdi. Çünkü o ve eşi şefkat dersini Üstadlarından almışlardı. Allah'ın takdirine bakınız ki Arif Ağabey olmazsa Nurgül abla ona yalnız bakamazdı ki, Rabbim üç ay önce Ömer Faruk’u yanına aldı. Arif Ağabeye şefaatçi olarak kabirde onu karşıladı inşallah.
Ömer Faruk’un taziyesine gittiğimde Arif Ağabey için için ağlıyordu. "Hocam bu acıya dayanmak zor amma elden bir şey gelmiyor. Mal sahibi mülk sahibi Allah’tır O da mülkünde istediği gibi tasarruf eder" diyordu.
Arif Ağabeyin diğer bir özelliği alınan karar gereği Mersin İlim Kültür Hizmetleri Dernek başkanlığını hiç itiraz etmeden kabul etmesiydi. Zaten kendisi muhasebeci olduğundan bu işlere pek yabancı değildi. Dernek başkanlığını son nefesine kadar devam ettirdi. Vefatına bir ay kala yine derneğe ait çok güzel bir dershane alımında çok emeği geçti. Allah ondan ebeden razı olsun. Allah'ın evini (Allah'tan korkanlar, zekât verenler imar ederler) Arif Ağabey de yer yüzünde Allah'ın evi mesabesinde olan dershanelerin alımında ve imarında canla başla çalıştı. Biz Mersinliler olarak buna şehadet ediyoruz.
O kadar hizmete aşıktı ki vefatına kadar oğlu Said’in koluna girerek dört katlı hizmet merkezinin merdivenlerini zor da olsa çıkarak derse iştirak ederdi. Âdeta gideceğini bilir gibi ders sonunda herkesle helalleşirdi. Rabbim başta fedakâr eşi Nurgül ablamıza ve çocukları Said ve Burak’a ve Mersin Yeni Asya cemaatine sabr-ı cemil versin. Merhum ağabeyimizin mekânını Cennet eylesin. Onu, çok sevdiği peygamberi Hazret-i Muhammed’e ve Üstadına komşu eylesin. Amin.