"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yapay zekâ çağında insan olmak (13) - Sesin kaybolduğu yer

M. Said BAYRAKLILAR
20 Temmuz 2026, Pazartesi
İnsan yalnız düşündükleriyle değil, düşünürken aldığı şekille de kendisi olur.

Aynı hakikate bakan iki insan benzer şeyler görebilir; fakat onu ifade edişleri aynı olmaz. Çünkü söz, yalnız zihinden değil, hayattan da çıkar. İnsan yaşadıklarını, korkularını, sevinçlerini, okuduklarını, sustuklarını ve söyleyemediklerini cümlelerine taşır. Bu yüzden bir metni okurken sadece bir fikirle değil, o fikrin içinden geçtiği insanla da karşılaşırız.

Yapay zekâ ile birlikte yazı dünyasında büyük bir kolaylık doğdu. Dağınık notlar toparlanıyor, cümleler akıyor, metinler kısa sürede daha düzenli ve etkileyici hâle gelebiliyor. Bu imkânı küçümsemek doğru olmaz.

Fakat yazmak yalnız ortaya güzel bir metin koymak değildir. İnsan bazen ne düşündüğünü ancak yazarken fark eder. Bir cümleyi değiştirdikçe niyetini, bir paragrafı sildikçe fazlalığını, bir ifade karşısında duraksadıkça kendi içindeki bulanıklığı görür. Yazının insana bakan tarafı biraz da burada ortaya çıkar: Yazı, bir ürün olduğu kadar bir terbiyedir.

Bu yüzden şu soru önemlidir: Metin güzelleşirken yazar da içinden geçmesi gereken yoldan geçiyor mu?

Bir metin daha düzgün, daha parlak, daha okunur olabilir; fakat sahibinin vicdanında aynı ölçüde karşılık bulmuyorsa, orada ince bir kopma başlar. Söz güzelleşir ama ses zayıflar.

Özellikle tefekkür yazılarında bu mesele daha hassastır. Çünkü fikir sadece bilgi değildir; insanın kendi yaralarından, arayışlarından ve muhasebesinden geçerek aldığı renktir. Hakikat müşterektir; fakat o hakikate verilen ton şahsîdir. Yapay zekâ çoğu zaman cümleleri daha pürüzsüz hâle getirirken, insanın sesini taşıyan bazı küçük çıkıntıları da törpüleyebilir.

Oysa bazen bir metni sahici kılan şey, kusursuzluğu değil; içinden geçilmiş olmasıdır. Bir cümlenin hafif kırıklığı, bir duraksama, bir çekingenlik, bazen yazarın orada gerçekten düşündüğünü gösterir. Her pürüz hata değildir. Bazı pürüzler, insan sesinin izidir.

Bu yüzden yapay zekâdan faydalanmakla ona kendi sesini teslim etmek arasında dikkat edilmesi gereken bir sınır vardır. Ondan yardım alınabilir; cümleler toparlanabilir, tekrarlar azaltılabilir, metin daha okunur hâle getirilebilir. Fakat yazarın kendi iç muhasebesi, kendi sorusu, kendi sızısı ve kendi şahsî tonu korunmalıdır.

Çünkü yazı yalnız başkasına söylenen bir söz değildir; bazen insanın kendisine tuttuğu aynadır. O aynayı fazla parlatırken, yüzümüzün hakikî çizgilerini kaybetme tehlikesi vardır.

Yapay zekâ çağında insan kalmak, belki de sadece doğru bilgiyi korumak değildir. Kendi sesini, kendi mesuliyetini ve kendi iç yolculuğunu da korumaktır.

Söz güzelleşebilir. Metin parlayabilir. Fakat asıl mesele şudur: O sözün içinde hâlâ insanın sesi duyuluyor mu?

Okunma Sayısı: 479
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı