"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

El Şara ve değişen politikalar

Dr. Aytekin COŞKUN
06 Ocak 2026, Salı
Dış politikadaki değişken ve kaygan yapılar hızla artıyor, inanılmaz değişimler ve gelişmeler söz konusu.

Türkiye bu gelişmelerin ortasında gözüküyor, özellikle NATO, ABD, Rusya, Ukrayna, Suriye, AB, Ermenistan, Yunanistan, GKRK, İngiltere ve Almanya gibi birçok devlet ve uluslararası kuruluşlarla ortak temasların olduğu ve yaşandığı merkezde yer alıyoruz.

Güney komşumuz Suriye Aralık 2025’te, Esed rejiminden kurtulmasının 1. yıldönümünü kutladı. El Şara Hükümeti’nin geçen bir yıllık bilançosuna baktığımızda henüz tam anlamıyla hükümetin kamu güvenliğini ve otoritesini sağlamada yeterli gelişme gösterdiğini söylemek mümkün görünmüyor. Suriye’nin kurtuluşunun birinci yılında hükümetin beklentileri karşılama, uluslararası tanınma yolunda aldığı kararlar, Suriye devletine olan yaptırımların kaldırılması, İsrail tehdidinin bertaraf edilmesi, SDG’nin silâh bırakması, vb. konularda yeterli gelişmeler sağlanamadı. Oysa Suriye halkının ihtiyaç duyduğu şey, yalnızca sembolik ya da protokol düzeyinde bir açılım değil, ekonomik gelişme, sosyal refahın tesis edilmesi, ağırlaşan günlük hayatın yükünün hafifletilmesi, barınması, eğitim, güvenliği ile başa çıkılmasına yardımcı olacak pratik gelişmeleri bekliyorlar. Oysa bu tarz gelişmelerden bahsetmek zor olduğu gibi, Suriye’nin yeniden inşa sürecinin başlatılması, halkın hayat şartlarının iyileştirilmesi, sürdürülebilir ve etkin şekilde yönetilebilmesi, devlet kurumlarının toparlanabilmesi elzem konumda. 

Hâlihazırda Suriye’de en büyük sıkıntı özellikle Türkiye’nin de kırmızıçizgisi olan PKK’nın Suriye uzantısının (SDG/YPG/PYD) merkezi otoriteye bağlanma noktasındaki başkaldırısının sürüyor olması. Türkiye’nin beklentisi açık ve net, El Şara ile Müslim Abdi’nin 10 Mart 2025 te imzaladıkları mutabakata uymaları, ancak bu konudaki isteksiz tavırlar Ankara’yı düşündürmekte. SDG‘nin silâhlarını teslim etmeleri, düzenli ordu görünümündeki 3 tümenin dağıtılması, askerlerin sıradan vatandaş sıfatı ile halkın bir parçası olması ve kamu otoritesinin altına girmelerinin beklenmesi.

Mutabakat süresi 31 Aralıkta doluyor. Hem Suriye hükümeti, hem de Ankara bu konudaki gelişmelere odaklanmış durumda. Bunun yanında Türkiye’deki eş zamanlı devam eden “Terörsüz Türkiye” denklemi de bir yerde bu gelişmelere bağlı gibi. 

Fırat’ın doğusunda, Suriye’nin kuzeyinde konuşlanmış olan SDG’nin İmralı’dan gelecek haberler ve emirlere göre bir gelişim içinde olacağı bekleniyor, kulislerde konuşulan bu. Millî Savunma Bakanı Güler; “Ne gerekiyorsa yaparız. Bizim kırmızıçizgimiz belli” şeklindeki ifadesi, Hakan Fidan’ın da aynı yönde söylemleri var. Türkiye’nin en büyük sıkıntılarından biri hiç şüphe yok ki PKK terör örgütünün varlığı, vatan toprağının her bir karışında “terörsüz Türkiye modeli”ne ihtiyacımız var, bu yüzden iç barış çok önemli ki dışa dönük çalışmalar yapılabilsin. 

12 adanın silâhlandırılması noktasındaki Yunanistan’ın çıkışları, GKRK’ın İsrail, İngiltere ve ABD tarafından üs haline getirilmesi Türkiye açısından düşündürücü gelişmeler. Bununla birlikte Suriye’nin ana gelir kaynakları olan petrol kuyuları, baraj gibi hayatî önem taşıyan alanların SDG’nin kontrolünde olması da handikap, SDG’nin hâlâ kamu otoritesinden uzak kalması geçen bir yıl zarfı içerisinde bu otoriteye baş eğmemesi elinde tuttuğu bu rezervlerden kaynaklanıyor.

Ankara bu konuda ciddi mesai içinde, henüz bir gelişme söz konusu değil. Devlet Bahçeli’nin “Kimse gitmezse ben tek başıma İmralı’ya giderim” çıkışı meselenin İmralı‘ya uzandığının tespitidir. PKK’nın kurucusu olan Apo’nun bilgisi dahilinde SDG ve Kandilin hareket ettiğini herkes biliyor. Mutabakat için az bir zaman kaldı. Bekleyelim ve görelim.

Okunma Sayısı: 953
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HASAN DOĞAN

    6.01.2026 12:50:18

    Bence mutabakmış neymiş hiç önemli değil,daha dün görmedik mi dünyanın jandarması ABD ve onun başkanı Trump Maduroyu derdest edip yatak odasından alamdı mı?Var mı dünya liderlerinden bir gık yok.Suriyedeki durum meşhur körfez savaşı sonrası Kuzey Irak için de kırmızı çizgimiz deniyordu ne oldu sonradan şimdi bizim en yakın öüttefikiz değil mi kuzey ırak kürt yönetimi.Suriyede eğer Türkiye akıllı olursa SDG ve ABdi ile arayı iyi tutmalı,çünkü netice Iraktaki gibi oradada bir bölgesel kürt devleti kurulacağı %100 gibi kesindir.O yüzden husumetten ise dostluk ile bir komşuluk yapılmasında fayda var kanaatindeyim....

  • S. Pelin Kurukahveci

    6.01.2026 10:30:24

    Allah mahcup etmesin. Türkiye'nin sözünü dinler ve akılla ama samimiyetle hareket ederse iyi bir örnek olur inşallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı