"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet varmış gibi...

Faruk ÇAKIR
04 Eylül 2026, Cuma
Ülkemizdeki adalet krizi, 2026-2027 Adlî Yılı açılış törenleri vesilesiyle bir defa daha gündeme geldi. Gerçi adalet sistemindeki sıkıntıları inkâr eden yok, ama maalesef kalıcı çare arayan ya da bulan “yetkili idareci” de yok.

Değil binler, belki on binlerce kişi “hızlı ve adil işlemeyen sistem”den dolayı hak kaybına uğruyor. Türkiye’yi idare edenler de güya “yargı paketleri” hazırlayarak sıkıntıları çözmek istiyorlar, ama ne hikmetse bu “paket”ler bugün itibarıyla derde deva olmaktan çok uzak. Çünkü meseleler samimi olarak çözüme kavuşturulmak istenmiyor. Üstelik “adil devlet” olmak için “para”ya da ihtiyaç yok. Adil olmak, hakka ve hukuka riayet etmek, kararları alırken “uluslararası kabul görmüş insanî kurallar”a uymak çoğu zaman yeterli...

2026-2027 Adlî Yılı’nın başlaması vesilesiyle yazılı bir açıklama yapan İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu açıklamasını sosyal medya hesabından paylaşırken şöyle demiş: “Adaletin olmamasından daha kötüsü, adalet varmış gibi yapılmasıdır. Bir tarafta yeni adlî yıl merasimleri ve reform söylemleri; diğer tarafta kapasitesini aşmış cezaevleri, cezaya dönüşmüş tutuklama, uygulanmayan AİHM ve AYM kararları ve siyasî rakiplere karşı kullanılan bir yargı düzeni… Türkiye’nin ihtiyacı yeni yargı paketlerinden önce, hukuku iktidarın aracı olarak gören anlayışın değişmesidir. Yeni adlî yıl, Türkiye’nin yargıda yaşadığı ağır sorunlarla yüzleşmenin başlangıcı olmalıdır.” (@myeneroglu, 1 Eylül 2026) 

Açıklamada başka önemli noktalar da var, ancak Türkiye’nin en büyük problemlerinde biri “adalet varmış gibi yapılmasıdır.” İdareciler de öyle davranıyor, vatandaş da. Hatta, haklı olarak iktidarın hukuksuz uygulamalarını tenkit eden muhalefet de son tahlilde “adalet varmış gibi” davranıyor. Bu “hayal dünyası”nın bozulması için “adalet varmış gibi” davranmaktan vazgeçmek icap etmez mi? Gerçek anlamda adaletin olmadığı yerde “adalet varmış gibi” davranmak hakkaniyetle bağdaşır mı?

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan’ın Adlî Yılı’nın başlaması vesilesiyle yaptığı açıklama da dikkat çekici. Sağkan, “Yargısal kararların hukukî anlamlarından ziyade; kime yaradığı, kimi etkilediği, hangi siyasî sonucu doğuracağı daha fazla konuşulmaktadır. Böylesi dönemlerde, kararın gerekçesi değil, kararın arkasındaki irade aranmaya başlanmaktadır. (...) Maalesef ülkemizdeki ifade hürriyetini ilgilendiren yargı pratikleri özgürlük alanlarını genişleten ve koruyan değil, aksine daraltan ve baskılayan bir noktaya varmıştır” demiş. (ankahaber.net, 1 Eylül 2026)

Başka hukukçular olmak üzere siyasetçiler ve idareciler “adalet varmış gibi” davranmayı bıraksınlar ve “Türkiye gerçekleri”yle yüzleşsinler. Ancak böylelikle “hak, hukuk ve adalet yolu”na kavuşabiliriz...

Okunma Sayısı: 130
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı