Son dakika bir değişiklik olmazsa Amerika ile İran arasındaki savaş anlaşmayla neticelenecek gibi görünüyor.
İhtiyatlı olmak mecburiyeti var, çünkü ABD Başkanı Donald Trump günün her saatinde birbiriyle çelişen açıklamalar yapmayı seviyor.
Esasında bu savaş, İsrail’in komşularına karşı başlattığı savaş olarak görülmeli. Çünkü İsrail hem İran’a hem Lübnan’a ve hatta Suriye’ye bu vesile ile saldırılar düzenledi. Hatta Suriye ve Lübnan’da bazı noktaları işgal etti ve üst kurduğu dahi ifade edildi. Dolayısı ile her ne kadar ABD ön planda görünmüş olsa da esas savaşanın İsrail olduğu hatırda tutulmalı. Hatta İsrail, her adımda savaşın devamı için elinden geleni yaptı ve ateşkes anlaşmalarına uymadı. Gazze’deki ateşkesi bile keyfî olarak ihlal ettiğine bütün dünya şahit değil mi?
ABD ve İsrail’in İran ile savaşının sona erecek olması İsrail hariç hemen her ülke nezdinde memnuniyetle karşılandı. İsrail ise barışı istemeyen ülke olarak öne çıkıyor. Hatta haberlere yansıdığı üzere İsrail’in tam da İran ile barış görüşmelerinin yapıldığı günlerde Lübnan’a saldırısı ABD Başkanı Trump’ı bile rahatsız etmiş ve Trump, Netanyahu’ya hitaben “Neden böyle kahrolası bir saldırı düzenledin?” diye sormuş.
Tabiî ki barış anlaşmasının yapılacağının ilan edilmesi dünya ülkelerini de rahatlatmış oldu. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere çok sayıda ülke kararı memnuniyetle karşıladı. Esasında bu savaşın hiç başlamamış olması gerekirdi. Amerika’ya “Niçin bunca zaman savaştınız?” diye sormak herkesin hakkı. Amerika’nın savaş öncesi ilan ettiği hedeflerine ulaştığını söylemek kolay değil. Onların ilan edilen hedefleri arasında İran’da rejim değişikliği de vardı. Bugün itibarıyla ABD bu hedefe ulaşabilmiş değil. O halde bunca insan niçin katledildi, şehirler bombalanıp milyarlarca dolar ‘savaş tahribatı’ meydana geldi?
İran basınına yansıyan bilgilere göre anlaşma ile Tahran’ın nükleer programıyla ilgili nihaî karar sonraki müzakerelere bırakılmış. İran’ın füze programı anlaşma kapsamı dışında tutulurken, Tahran’a 24-25 milyar dolarlık dondurulmuş varlık serbestisi ve en az 300 milyar dolarlık yeniden imar planı öngörülmüş. Bu bilgiler ABD ve müttefiklerinin İran’a savaş tazminatı ödeyeceği yorumlarına sebep olmuş.
En nihayet nerede olursa olsun savaşın ve savaşların sona ermesi insanlığın ve bir bütün olarak dünyanın menfaatinedir. Kim savaş çıkarmak istiyorsa ona engel olmak ve kim barış yapmak istiyorsa ona destek olmak icap eder. İran ile ABD arasında barış anlaşmasının imzalanacak olması dünyanın menfaatinedir. Ancak her zaman olduğu gibi İsrail’in bu anlaşmaları görmezden gelme ihtimali vardır. Hür dünya bu meseleye ciddiyetle eğilmeli ve İsrail’in “anlaşma tanımayan tavırları”na mani olmalıdır.
Temennimiz barış anlaşmasının imzalanması ve tabiî ki bu anlaşmanın kalıcı olmasıdır...