"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Geç kalan ‘yeni anayasa’

Faruk ÇAKIR
20 Ekim 2021, Çarşamba
Pek çok maddesi değişmiş olsa bile Türkiye’nin halen “12 Eylül 1980 darbecilerinin” millete zorla kabul ettirdiği bir anayasa ile idare ediliyor olması yanlış ve hata olarak yeter de artar bile.

1982 Anayasasının çoğu maddesi değiştirildi, ama özü değişmiş değil. Dokunulamayan maddelerin olması bir yana, sistemle ilgili esas maddelerin korunması elbette Türkiye’yi idare eden siyasilerin kabahatleri arasındadır. Anayasada ‘önemli’ maddeleri değiştirmek yerine ‘ayrıntılar’ üzerinde durmak ve sayıda çok madde değiştirmiş olmak Türkiye’nin dertlerine çare olmuyor ki!

Yeni anayasa tartışması gündeme geldiğinde, her defasında tekrarladığımız bir tesbit var: Yeni anayasa ‘eski anayasa’dan daha hür, daha demokrat ve daha âdil bir sistem ihdas edecekse anlamlıdır. Yoksa sadece ‘yeni anayasa’ olması da ya ‘seçilmiş siyasetçiler’in hazırlamış olması tek başına yeterli değildir.

Bir başka önemli nokta da, idarecilerin anayasaya uygun işler yapmasıdır. Son yıllarda en temel kanunlara ve yürürlükteki anayasaya uymayan işler yapılır hale geldi. Böyle bir anlayışın hüküm sürdüğü yerde ‘yeni anayasa’ hazırlanmış olsa bir anlam ifade eder mi? 

Türkiye’yi idare edenlerin son açıklamalarına bakılırsa ‘yeni bir anayasa’ istedikleri anlaşılıyor. Meselâ, Adalet Bakanı şöyle demiş: “Biz Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına darbecilerin bu ülkeye lâyık gördüğü, hazırladığı, dayattığı bir anayasayla artık giremeyiz. Milletimiz yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyaç duymaktadır.” (aa, 18 Ekim 2021)

Elbette yeni yıla ve yeni yüzyıla darbecilerin hazırladığı ve dayattığı bir anayasa ile girilmesin. Milletimiz de ‘daha iyi bir anayasa’yı hem ister hem de hakkıdır. Fakat bu sadece sözle ve açıklamalarla mı olur? Ve bu ‘doğru açıklama’ için yaklaşık olarak 20 yıl mı beklenir? 

Denilebilir ki, bu ve benzeri açıklamalar daha önce de yapıldı ve kısmen bazı adımlar da atıldı. Doğrudur, böyle açıklamalar yapıldı, ama samimî olarak ‘eskisini aratmayan yeni bir anayasa’ istendi mi? Eğer istendiyse bu hedef niçin ve nasıl hayata geçmedi, geçirilmedi? “Sistem değiştirmek”le övünen ve tek başına iş başına gelen bir iktidar, bir siyasî anlayış başka işler için ısrarcı olduğu halde ‘yeni ve daha iyi bir anayasa için’ acaba niçin ısrarcı olmadı? 

Dolayısıyla bu özünde doğru olan açıklama ve yaklaşımlar halk nezdinde inandırıcı olmaktan uzaklaşmış durumdadır. Tek başına iş başına gelen ve güçlü olduğunu dünyaya ilân eden bir iktidar ‘yeni ve daha iyi bir anyasa’yı ilk işlerinden biri olarak yapmalıydı. 

Bu özünde doğru açıklamaları geç kalmış açıklamalar olarak görmek ve değerlendirmek haksızlık mı olur?

Hele hele en temel hukuk kurallarının ve mahkeme kararlarının dahi zaman zaman dikkate alınmadığı bir anlayışın ‘yeni ve daha iyi bir anayasa’ yapması ne kadar mümkün olur?

Okunma Sayısı: 781
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdağ

    20.10.2021 14:42:11

    Evet bu ülkenin daha özgürlükçü, demokrasiyi destekleyecek, her türlü istibdadın önüne geçecek, adil bir yeni anayasaya ihtiyacı var. Hükûmet bu konuda oldukça geç kaldı. Siyasi malzeme yapılmadan, her kesimin desteğini alarak, samimi bir şekilde hareket ederek gerekli adımlar atılmalı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı