"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Geç kalmak büyük kayıp

Faruk ÇAKIR
08 Haziran 2021, Salı
Başka pek çok hadisede olduğu gibi çevre kirliliği konularında da geç kalıyoruz. ‘Akıl için yol bir’ olduğu halde, aklı dikkate almadan keyfi adımlar atılıyor ve sonunda ağır bedeller ödeniyor.

20 ya da 30 yıl önce “Çevreyi kirletmeyelim. Denizleri çöplük yapmayalım. Ağaçları kesmeyelim” ya da benzeri çağrıları yapanlar değil destek görmek, açıkça kınandı ve ‘marjinal grup’ olarak görüldü. Gele gele nüfusun büyük çoğunluğunun yaşadığı Marmara Bölgesi ve dolayısı ile Marmara Denizi can çekişir hale geldi. Son günlerdeki müsilaj (bazı mikroorganizmalar tarafından üretilen kalın, yapışkan bir madde) hadisesi idarecileri de uyandırmışa benziyor. Keşke Marmara ölüm döşeğine yatmadan önce gerekli tedbirler alınabilseydi. Bugün harekete geçilse yine de geç kalınmış olmaz. Ama daha önce olduğu gibi ‘yaptık, yapacağız’ diyerek kendimizi kandırmaya devam edersek Allah korusun Marmara Denizi için geri dönüşü imkânsız felâketler ortaya çıkabilir.

İklim politikası araştırmacısı Gökçe Şencan, Marmara Belediyeler Birliği’nin müsilaj çalıştayını ‘uzaktan’ takip edip notlar paylaşmış. Şöyle diyor: “Biraz şaşkınım, çünkü ödevlerini yapıp gelmişler ve ‘İleri biyolojik arıtma olmadan bu sorunu çözemeyiz’ ve “Marmara’yı foseptik gibi kullanmışız” gibi akılcı şeyler söylüyorlar. Gündemi epey sıkı takip ettikleri belli, gazetelerde yazılıp söylenen birçok cümlenin tekrar edildiğini duydum. Ama bu sözlerini eyleme dönüştürebilecekler mi, gerçekten derin deniz deşarjını masaya yatırıp endüstriyel kaçak atıkları denetleyecekler mi, hâlâ emin olamıyorum. ODTÜ’lü araştırmacıların bulduğu sonuca göre, Karadeniz + Marmara’ya karışan TOPLAM atığı % 40 oranında azaltabilirsek 6 yıl içinde denizde iyileşme görebiliriz. Marmara’daki kirliliğin etkisi Karadeniz’den gelen kirlilikten çok daha büyük. Karadeniz’deki kirlilik tamamen bitse bile Marmara’da iyileşme 7-8 yılda görülebilir. Ama hem Karadeniz’de hem de Marmara’da derin deniz deşarjından gelen kirlilikler azaltılırsa bu süre 4-5 yıla düşüyor. Sadece deşarjla bırakılan atıklar arıtılsa bile ciddî sonuçlar. İstanbul gibi 15 milyonluk bir metropolün atık suları sadece ön arıtmayla temizleniyor. Ön arıtma dediğimiz şey de sadece parçacıkların sudan ayrıştırılması. Ön arıtma dediğimiz sadece suyu beklettiğinizde dibe çöken veya askıda kalan, nispeten parçacıklı materyalin, yağın falan ayrılması demek. İstanbul’un atık suyunda ne kimyasallar ayrılıyor, ne sudaki patojenler, ne başka bir şey...” (@GokceSencan, 4 Haziran 2021)

Marmara Belediyeler Birliği’nin toplantısında gündeme taşınan ‘çare’lerden bir kısmı şöyle sıralanmış: Evsel ve endüstriyel atıklar ileri arıtmaya tabi tutulmalıdır. Marmara Denizi havzasında bulunan bütün akarsu ağının atık yükü azaltılmalı. Tarımsal üretimde iyi tarım uygulamalarına geçilerek gübre ve ilâç kullanımı kademeli olarak azaltılmalı. Marmara Denizi için bütüncül bir yaklaşımla yeni, iklim değişimini dikkate alan bir atık yönetim politikası benimsenmeli. Deniz dip yapısına zarar veren algarna -çerçeveli trol- gibi avcılıktan vazgeçilmeli.

Bu ve bunun gibi teklifleri hayata geçirmek için Marmara Denizi’nin ölüm döşeğine düşmesi mi icap ediyordu? Bunlar en az 50 yıldan beri Türkiye’nin gündeminde değil miydi? Kim ve ne için bu akıl yolunu terk edip, ‘rant’ yolunu tercih etti?

Okunma Sayısı: 1261
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı