Türkiye’yi idare edenler yapılması istenen “iyi şeyler” için yeterli para ve maddî imkân olmadığını ileri sürerek bu yöndeki talepleri erteliyorlar. Geçinmekte zorlanan emekliler daha fazla para istese, “Bütçe imkânlarımız buna izin vermiyor” derler.
İdarecilerin öne sürdükleri bahaneler kâğıt üstünde haklı olduklarını gösterir. Bütçenin gelir ve gider kalemlerine bakıldığında idarecilere hak vermek mümkün. Fakat bu tabloyu düzeltmek de yine idarecilerin vazifesi. İsrafa ve faize verilen paraları kısıp, bunları vatandaşın refahı için kullanmak gerekmez mi?
Para ile yapılacak işlerde bu bahaneler kabul görse de, parasız yapılabilecek işlerin dahi yapılmaması acaba ne ile izah edilebilir? Türkiye’nin “hak, hukuk ve adalet yolu”ndan yürümesi için acaba daha fazla paraya mı ihtiyaç var? Daha fazla para olmasa bile adaletin tecellisi mümkün olmaz mı?
Türkiye adalet yolunu tercih etse muhtemeldir daha az para harcar. Meselâ, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün Mayıs ayı rakamlarına göre ceza infaz kurumlarında bulunan kişi sayısı 420 bin 798’e ulaşmış. Bu rakam devletin harcadığı para miktarının da arttığını göstermez mi? Yine rakamlara göre 2016’daki cezaevi nüfusu 200 bin civarındaymış. Bu durum, cezaevi masraflarının son 10 yılda katlandığını göstermiş olur.
Bazıları, cezaevinde kalanların sayısının artmış olmasını adaletin iyi işlediğine, suçluların cezasız kalmadığına delil olduğunu ileri sürebilir. Böyle bir yaklaşım doğru değil, çünkü yine devleti idare edenlerin beyanlarıyla çoğu zaman “yaş ile kuru” beraber yanmaktadır. Öyle olmasa bile hiç bir ülke cezaevinde yatanların sayısının fazla olmasıyla övünemez ve bu durum ülkedeki adaletin iyi işlediğinin delili olarak görülemez. Aksine bu tablo çok fazla kişinin “suç” işlediğini akla getirir ki bu övünülecek bir durum değildir.
Ülkemiz büyük adalet sarayları yapmakla övündü, ama aynı övünmeyi “adaletin hızlı ve adil tecellisi” noktasında gösteremedi. Türkiye’yi idare edenler de sistemdeki arızaları inkâr edemiyorlar. Zaten biri bitmeden birinin hazırlığına başlanan “reform paketleri” de bunu göstermiyor mu? Adalet sistemi sağlam ve iyi işlemiş olsa böyle paketlere, yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulur muydu?
Ülkemizin “hak, hukuk ve adalet yolu”nu tercih etmesi her yönüyle menfaatimizedir. Bu yolu tercih için fazla paraya da ihtiyaç yoktur. Bu yoldaki engeller kaldırılırsa dolaylı olarak ülkemize yatırım ve para da gelmiş olur. Elbette bunu en iyi idarecilerimiz bilir. Bildikleri halde yanlışta ısrar etmeleri, hukuk yolunu tıkamaları hiç de iyi niyetle izah edilemez.
Lütfen yanlış ve haksız inadı bırakın ve ülkemizi “adalet yolu”na ulaştırın...