"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İş dünyasının AB imtihanı

Faruk ÇAKIR
12 Mayıs 2026, Salı
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olması uzun dönem bakımından en başta iş dünyasının menfaatine olduğu halde temsilcileri vasıtasıyla bu noktada idarecileri teşvik edici adımlar attıkları söylenemez.

Elbette AB üyesi olmanın maliyetleri de vardır. En başta kaliteli mal üretmek ve ürettiği mal ve hizmete her yerde sahip çıkmak icap eder. Kısa dönem kârlarını düşünenler için bu faydalı bulunmasa da, uzun dönem için hem iş dünyasının, hem de milletimizin menfaati bu yöndedir.

Ülkemizin AB üyelik yolu çok inişli ve çıkışlı olmuştur. Bizden çok sonra üyelik için müracaat eden eski ‘demir perde ülkeleri’ dahi AB üyesi olabildi. Türkiye ise henüz üye olmadığı gibi yakın zamanda bu ihtimal de pek görünmüyor. 

Türkiye’yi idare edenler kolay yolu tercih edip “AB bizi oyalıyor, bizi üye yapmıyor, ne yapsak ne etsek bizi kabul etmezler” diyerek görünüşte inandırıcı bir kampanya yürütüyorlar. Oysa ülkemizin AB’ye üye olması milletimizin menfaatineyse bu yolu kapatmamak icap eder. Velev ki bazı AB üyesi ülkeler ve idareciler bizi engellemek için bahaneler üretmiş olsun. 

Herkesin bildiği ve gördüğü üzere Avrupa yekpare bir yapı değildir. “İyi Avrupa” ve “Kötü Avrupa” anlayışı olduğuna göre Türkiye’yi idare edenlerin yapması gereken şey, “İyi Avrupa” ile ilişkileri geliştirmek ve “Kötü Avrupa”nın engelini bu yolla aşmak olmalıdır. Bazı AB idarecileri Türkiye’nin üye olması için samimi olarak gayret gösteriyorlar. Velev ki bu gayret kendi ülkelerinin menfaati gereği olsun. Türkiye’nin de bu üyelikte faydası varsa niçin ısrarcı olunmasın?

İş dünyası ve temsilcileri bu noktada kararlı adımlar atılmasını gündeme getirmek durumundadırlar. AB canibinden Türkiye’nin üyelik yolunu tıkamaya çalışan bir adım ya da açıklama geldiğinde hemen ona itiraz sesleri yükselmelidir ki “kötü”ler fırsat bulup yolumuz tıkayamasın. Aynı şekilde “Türkiye’siz AB olmaz” mealinde beyanlar veren Avrupalı siyasetçi ve idarecilere de destek mesajları paylaşılmalı. Bu şekilde ortaya çıkacak olumlu hava, uzun dönemde Türkiye’nin önünün açılmasına ve AB üyesi olmasına vesile olabilir.

Her yıl Mayıs ayının ilk 10 günü içerisinde Avrupa Birliği ülkeleri ve aday ülkelerde “Avrupa Günü” kutlanır. Bu gün vesilesiyle olsun Türkiye iş dünyasından Avrupa Birliği üyeliğiyle ilgili çok ciddi açıklamalar duyulmadı. Mutlaka iş insanları dernekleri kısa açıklamalar yaptı, ama acaba bu açıklamalar olması gereken kararlıkta oldu mu?

Madem üyelik iki tarafın da menfaatine, engel aşmak için daha kararlı adımlar atılmasında fayda var...

Okunma Sayısı: 238
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı