"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnanan ve güvenen çıkar mı?

Faruk ÇAKIR
05 Mart 2021, Cuma
Muhalefet partileri Türkiye’yi idare edenlerin açıkladığı ‘İnsan Hakları Eylem Planı’nı haklı olarak inandırıcı bulmamış.

Bu inandırıcı bulmama hali, sadece ‘muhalefet olmak’la açıklanabilir mi? Yani selim bir akılla düşünüldüğünde bu vaadler, bu sözler muhalif olmayanları dahi olsa ikna etmeye yeter mi?

Tabiî ki iktidarın her sözünü sorgulamadan kabul edenler bu vaadlere de  güvenebilirler. Ancak ayan beyan bir mesele var: Bu vaadler, neredeyse 20 yıldır, hem de tek başına iktidar olan bir siyasî irade tarafından dile getiriliyor. Yani, muhalefette olan ya da bir yıl önce iktidara gelen bir parti bu vaadlerde bulunsa “Daha yeni iktidar oldu. Demek ki bundan sonra bunları yapacak” diye düşünmek mümkün olurdu. Ama 20 yıla yakın iktidarda olan bir siyasî kadronun “Türkiye’de adaleti iyi işleteceğiz” mealinde vaadde bulunması eşyanın tabiatına uygun olmaz. Meselâ bu vaadler 10 yıl önce ya da 5 yıl önce, haydi 2 yıl önce sıralanıp bugün de fiilen uygulanmış olmaz mıydı? Şu da unutulmasın ki 20 yıla yakındır tek başına iktidarda olanlar; hak, hukuk ve adaletin tecellisi noktasında ülkemizi daha da geriye götürdüler. “Yok, öyle olmadı” diyenlere daha dün gibi yakın zamanlarda “Anayasa Mahkemesi’nin kararları bizi bağlamaz” mealindeki ‘resmî beyan’ları hatırlatmak icap eder. İdarecilerin arzu etmediği kararları veren hâkimlerin başka görevlere tayininden tutunuz, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarını dikkate almayan, ‘tanımayan’ bir siyasî iradenin hukuk ve adalet vaadleri ne ölçüde inandırıcı olabilir?

Muhalefetin dile getirdiği itirazların bir kısmı şöyle: “İnsan sormadan edemiyor; 18 yıldır bu kadar hukuksuzluk ve hak ihlâli üreten bir hukuk düzenini bilmenize rağmen niye sürdürdünüz?”, “Önemli olan bunları hayata geçirmek. (İktidarın) Söylediği ile yaptığı arasında 180 derece fark var.” “Bugün, Türkiye’nin üzerinde 28 Şubat’ın hayaleti dolaşıyor. Bu, irticacı yerine, beğenmediğine ‘terörist’ diyen bir hayalet. Bu, dünün mağdurlarını, bugünün mağrur muktedirleri yapan bir hayalet. Bu, dün şiirden hapis yatanlara, bugün milleti tweetten hapse attıran bir hayalet.”, “Tek adam rejimi ne yaparsa yapsın, insan haklarını temin etmek ve güvence altına almak artık mümkün değildir. Hukukun üstünlüğü egemen kılınmadıkça yapılacak her düzenleme afakî olacaktır. Yargının tüm sacayakları serbest bırakılmalıdır. Her şeyden önce kanunlara uyulmalıdır.” 

Hak, hukuk ve adalet sahasında reform yapılması şarttır. Ama bu sadece sözle, vaadle olmaz. En önce mevcut kanunlar adaletli bir şekilde uygulanmalı ki yeni vaadlere inanmak ve güvenmek mümkün olsun. 

Keşke muhalefet yanılsa da Türkiye’yi idare edenler adaleti tecelli ettirme vaadini yerine getirse...

Okunma Sayısı: 2489
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı