"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrail’i insanlık durdurur

Faruk ÇAKIR
18 Ekim 2020, Pazar
Sessiz sedasız değil, bütün dünyanın gözü önünde ‘bağıra çağıra’ Filistinlilere karşı zulme ve haksızlığa devam eden bir ülke olarak İsrail’i kimin durdurabileceği önemli konulardan biridir.

Elbette istese ve kararlılıkla adım atsa Birleşmiş Milletler de İsrail’i durdurabilir, ama bunun çok değişik manileri vardır. En başta BM kararlarını ‘veto’ etme yetkisine sahip olan Amerika bu hususta kararlı adım atmaz. Hele son dönemdeki ABD yöneticilerinin “İsraillilerden daha fazla İsrail taraftarı” olmaları İsrail’in emeğine yağ sürmek anlamına geliyor. 

İsrail makamları, son günlerde yine zulme ve haksızlığa hız vermiş görünüyor. Yahudi yerleşimciler için işgal altındaki Batı Şeria’da yaklaşık 5 bin evin inşa edilmesi planı İsrail tarafından onaylanmış. Üstelik bu adım İsrail’in, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile yaptığı ‘normalleşme anlaşmaları’nın ardından yapılmış. Her halde İsrail’in ‘normalleşmesi’ bu. İslâm dünyasının bunu görmemiş olması mümkün mü? Maalesef,  ‘normalleşme yolunda’ki ülkelerin sayısı her geçen gün artma istidadı gösteriyor. 

İsrailli insan hakları kuruluşu ‘Peace Now’ın açıkladığı bilgilere göre, işgal altındaki  Doğu Kudüs’te 13, Batı Şeria’da 253 yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyormuş.  

Hem de uluslar arası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan bütün Yahudi yerleşim birimleri ‘yasa dışı’ imiş. Uluslar arası hukuk, nasıl oluyorsa İsrail için devreye girmiyor ya da giremiyor.

Bu noktada Türkiye’yi idare edenlerin her fırsatta tartıştığı Avrupa Birliği (AB), İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yeni yerleşimlere izin vermesine tepki göstererek, devam eden tüm yerleşim genişlemelerinin durdurulmasını istemiş. (AA, 16 Ekim 2020)

Habere göre, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, konuyla ilgili açıklamasında şöyle demiş: “Yerleşimler uluslar arası hukukta gayrimeşrûdur. Sürekli belirtildiği üzere AB, taraflarca mutabık kalınan dışında Kudüs  dahil olmak üzere 1967 öncesi sınırlardaki herhangi bir değişikliği kabul etmeyecektir. Yerleşim faaliyetleri, Filistinliler ile İsrailliler arasında sivil ve güvenlik iş birliğinin devamı ile anlamlı, doğrudan müzakerelerin sürmesi için gerekli zemine yönelik güven inşasını amaçlayan mevcut çabaları tehdit etmektedir. İsrail hükümeti bu kararları geri almalı ve Doğu Kudüs ile Har Homa, Givat Hamatos ve E1 gibi hassas bölgelerdeki devam eden bütün yerleşim genişlemelerini durdurmalıdır.”

AB Temsilcisi Borrell’in açıklamasına ilâveten 5 AB ülkesinden de İsrail’e tepki gelmiş.

Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve İspanya, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşim yerlerinde konut inşasına devam etme kararından derin endişe duyduklarını bildirmiş ve bu hareketin uluslar arası hukuku ihlâl ettiği hatırlatılmış. 

Açıklamada, İsrail’in bu eyleminin Filistin ile diyaloğu yeniden başlatmak amacıyla taraflar arasında güven arttırıcı çabaları da baltaladığına dikkat çekilerek, “Bu nedenle, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki yerleşimlerin inşasına ve Filistin yapılarının tahliyesine ve yıkılmasına derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz” ifadeleri kullanılmış. (AA, 16  Ekim 2020)

Elbette açıklamalar İsrail’i durdurmaya yetmez. Ancak bu açıklamalar kararlı şekilde devam eder ve her ülkedeki ‘insaflı insanlar’ harekete geçerse İsrail bu kadar rahat hareket edemez ve geri adım atmak mecburiyetinde kalır. Dünyadaki insaf ve insaniyet damarı harekete geçerse bu ‘tepki seli’nin önünde İsrail de duramaz, onu koruyan  ‘büyük devletler’ de duramaz vesselâm.

Okunma Sayısı: 1339
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    18.10.2020 11:53:09

    Evet, "Insaniyet-i Kübrâ" mânâsındaki "doğru İslâmiyet" ve "insaniyete lâyık doğruluk", müslümanların "etvar,akval ve ahvalinden" zuhuru ölçüsünde, Cenab-ı Hak da, "ferec" veya " fecr-sadık"ı verecektir inşaallah. Burası dar'ül kudret değil, dâr'ül esbab ve hikmet. Adetullaha göre, herşeyin zuhura gelmesinin şartları var. Rahmet istemeye yüzümüz ve istihkakımız olması lâzım. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı