"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kavgacı liderler kaybetsin!

Faruk ÇAKIR
14 Ocak 2026, Çarşamba
Ne yazık ki her konuda kavgadan beslenenler var. Herkese yeten dünyanın bir türlü huzura kavuşamaması biraz da ‘silâh tacirleri’nin kurdukları tuzaklar sebebiyle değil midir?

Dünya barışını temin maksadıyla kurulduğu ilân edilen Birleşmiş Milletler’in (BM) barışı temin edememesi çelişki değil mi? Bağımsız ülkelerin neredeyse tamamı BM üyesi ve bunların hepsi barışı istiyorsa, nasıl oluyor da yüzlerce yerde savaş ya da kargaşa devam ediyor?

Tabiî ki BM’nin kuruluşunda atılan yanlış adımın faturasını dünya ödüyor. İstense de istenmese de dünya, “5 daimî ülke”nin esiri sayılır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Birleşik Krallık (İngiltere), Fransa, Sovyetler Birliği ve Çin’in kabul etmediği bir kararın hayata geçme imkânı yok. Dolayısı ile dünya ülkelerinin ekseriyeti ‘barış’ istese ve politikaları buna göre yürütse; bu 5 ülke ya da liderleri ‘savaş’ı tercih ettiği müddetçe dünyaya barışın hükmetmesi mümkün olmuyor. Bugün için zor görünse de uzun dönemde BM’deki bu yanlışın sona ereceğini ummak istiyoruz.

ABD Başkanı Donald Trump’ın son günlerde attığı adımlar acaba dünya barışına hizmet ediyor mu? Bir devlet başkanı, sosyal medya hesabından paylaştığı bir mesajla kendisini başka bir ülkenin ‘başkanı’ ilân eder mi? Hadiselere bu gözle bakan bir anlayışın dünya barışına hizmet etmesi beklenir mi? Netice itibarıyla dünya bir köy haline geldiği için “Amerika ya da Venezuela’daki hadiselerden bize ne?” demek mümkün olmuyor. Dünyanın bir ucundaki hadise, doğrudan ya da dolaylı olarak ülkemizi de tesiri altında bırakıyor.

Elbette yakın komşularımızdaki gelişmeler de endişe verici. Epey bir müddettir, “Komşularla sıfır problem” dönemi bitmiş, onun yerine “dört yanı dert” dönemi başlamış sayılır. Gerek Suriye ve gerekse İran’daki gelişmelerin ülkemizi etkilememesi düşünülebilir mi?

Suriye’de kısmen sükûnet sağlanmışken, son günlerde yine sürpriz gelişmeler yaşandı ve yaşanıyor. Hele hele İran’daki hadiseler hem bölge, hem de Türkiye açısından iyi takip edilmek durumundadır. Amerika ve İran arasındaki karşılıkla açıklamalar bölgedeki tansiyonu iyice yükseltti. Bölgemizdeki gelişmeli yakın takip etmek, muhtemel savaşları önlemek elbette çok önemli. Ancak bunu yapabilmek ekonomik ve siyasî tablo ile de yakından alakalıdır. “Namerde muhtaç” durumda olanların kararlı adımlar atması kolay olmaz.

Bu bakımdan içerde ve dışarda ‘kavga isteyen liderler’ devrinin kapanması faydalı olur. “Kavgacı lider”lerin zarar verdiğinin en müşahhas misali şu an için Amerika örneğinde görülüyor. ABD Başkanının Asya’dan Avrupa’ya kadar kavga etmediği lider ve ülke kalmadı. Benzer kavga, ABD içinde de dikkat çekiyor.

Hayali cihan değer, ama büyük devletlerin başkanları gerçek anlamda “dünya barışı için” gayret gösterse dünya huzura kavuşmaz mı? Elbette ‘silâh tacirleri’ bunu istemez ve belki de öyle başkanlara ayak bağı da olurlar. Biz dine de ‘barış isteyen liderler ve ülkeler’in çoğalmasını isteyelim...

Okunma Sayısı: 220
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı