"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kaynakların israfı

Faruk ÇAKIR
10 Şubat 2020, Pazartesi
Ülkemizin dertlerinden biri de sınırlı da olsa var olan kaynakları yerli yerinde kullanamamak değil mi?

Elbette millet olarak çok şeye muhtacız ve bunları karşılayacak ölçüde imkanlarınız da yok. Ancak esas mesele sahip olduğumuz imkanlardan akıllıca istifade edip etmediğimizdir.

Ekseriyetle sahip olmadıklarımı öne çıkarılır ve “Su gibi petrolümüz olsaydı Türkiye dünyaya meydan okurdu” denilir. Bu tesbit ve bakış açısı Türkiye ve dünya gerçeklerine uygun mudur? Petrolümüz olmadığı bir gerçek, ama sahip olduğumuz ‘su’yun kıymetini biliyor muyuz? Mesela, bütün dünyanın yaşlanmaya doğru gitti bir dönemde sahip olduğumuz ‘genç nüfus’un kıymetini bilip bundan gereği gibi istifade edebiliyor muyuz? Genç nüfusun kıymetini bilmediğimiz gibi, ülke olarak giderek yaşlandığımızın da farkında değiliz. Akıllı ve planlı işler yapmadıktan sonra sahip olunan imkanların bir anlamı kalmıyor.  Dünyada en çok fındık üreten ülkeyiz ama bunu biz değil de başka ülkeler değerlendiriyor. Demek ki bir şeyin çok olması tek başına anlam ifade etmiyor. Sahip olunan imkanların kıymeti bilinmeli, israf etmeden iyi şekilde değerlendirmeli.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Ankara’da düzenlenen istihdam konulu bir toplantıda bu meseleye dikkat çekip şöyle demiş: “Türkiye gibi oldukça sınırlı kaynaklarla rekabetçi üretim yapmak durumunda olan bir ülkenin, kaynaklarını verimliliği ve etkinliği artıracak başka alanlara yatırması gerekiyor. Üretim süreçlerinin yeni baştan ele alındığı bir dönemde verimliliğimizi artıracak her türlü yenilik bizim için önemli.” (AA, 7 Şubat 2020)

Verimlilik, israftan uzak, kaynakları ve imkânları en uygun biçimde kullanarak iş yapmak anlamına gelir. Ay zamanda az gayretle çok netice almayı da ifade eder. İsrafı önlemenin neticesi de verimlilik değil mi? Boşuna mı “İsrafa hayır, tasarrufa evet” kampanyaları açılması teklif ediliyor? Herkes kabul ediyor ki Türkiye israfı önlese ve verimli olmayı esas maksat sapsa pek çok sıkındı geride kalır ve kalacak.

Türkiye’yi idare edenlerin bu konulara kafa yorması lazım. Kimse, “Petrolümüz yok. Bulunduğumuz coğrafya rahat hareket etmeyi engelliyor. Dört yanımız ‘düşman’la çevrili. Biz Avrupa ülkesi değiliz ki! Bizde böyle olur” gibi bahanelere sığınmamalı. Elbette dertlerimiz var ama iyi niyetle gayret edilirse bunların dermanları da bulunur. 

Ülkemizde bir dönem verimlilik meselesi çok tartışılırdı. O yıllarda ekonomik hayat büyük ölçüde KİT’lerin (Kamu İktisadi Teşebbüsü) eliyle şekilleniyordu. Haklı olarak “KİT’ler verimli değil” diye çok konuşuldu. Neticede KİT’ler özelleştirildi ama arzu edilen verimlilik hedefine ulaşılabildi mi? Yoksa o tartışmalar KİT’leri ucuz fiyatlarla belli kişilere aktarılması için mi yapıldı?

Ne olursa olsun, israfı önleyecek ve verimliliği arttıracak adımların kararlı bir şekilde atılması icap ediyor.  Bunun için bir değil, bin toplantı ve çalışma yapılsa yeridir. Verimlilik meselesini gündemine almayan bir Türkiye, ‘Büyük Türkiye’ hedefine ulaşabilir mi?

Fert ve devlet olarak israftan uzaklaşıp imkanlarımızı verimli kullanmayı başarabilirsek ‘Kaynaklarımız yetersiz’ diyerek dizlerimizi dövmekten de kurtuluruz. Hedefimiz bu olsun ve bunun için birlikte çalışalım vesselam.

Okunma Sayısı: 947
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı