"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kitap okuyana destek

Faruk ÇAKIR
04 Kasım 2019, Pazartesi
Yazanın, okuyanın, yayıncının velhasıl kitap ve kültüre eli değenlerin maddî ve manevî anlamda mutlaka desteklenmesi icap eder. Bu destek yazana, okuyana ve yayıncıya değil; dolaylı olarak cemiyete ve millete yapılmış destek anlamına gelir.

“Oku”mak ilk emir olduğuna göre bu noktada yapılacak gayretlerin desteklenmesi israf olarak  görülmemeli. Türkiye’nin ya da dünyanın büyük çoğunluğu okumuş ve öğrenmiş olsa, dünya çok daha  yaşanır bir yer haline gelmez mi? Tekrarlamakta fayda var: Okumayı sadece okul bitirip diploma almak olarak değil, bunun çok daha ötesinde kitap okuyup öğrenmek ve öğrendiklerimizi hayatımıza tatbik etmek olarak anlamalıyız. Okuyarak cehaleti yenen bir millet fakirlik çeker mi? Aynı şekilde cehalet ve fakirliği mağlûp eden bir millet ihtilâfa düşer mi? Cehalet, fakirlik ve ihtilâf gibi üç büyük düşmanı mağlûp eden bir millet başka mağlûbiyetlere düşer mi?

İnsanların kitaplarla tanışması ve kitap dostu olması çeşitli vesilelerle teşvik edilmeli. Bu teşviklerin bir  yolu da açılan kitap fuarlarıdır. Türkiye’nin pek çok yerinde kitap fuarları açılıyor. Arzu edilen seviyede  olmasa da bu fuarlar kitap dostlarının sayısını arttırıyor. Ancak her fuar sonrasında yayınevlerinin şikâyetleri duyuyoruz. Yayınevleri, fuar kiralarının yüksek olmasından yana dertliler. Acaba bu mesele  Türkiye’yi idare edenlerin gündemini meşgul ediyor mu? “Ne edelim de kitap okuyanların sayısını arttıralım” diye bir endişeleri, bir meşgaleleri var mı?

Böyle bir gündemleri varsa tebrik eder ve icraat bekleriz. Yoksa, bu meseleyi gündemlerine almalarını ve yayıncıların dertlerine çare aramalarını talep ederiz. Türkiye’yi idare edenler değişik tarihlerde, değişik konularda teşvik paketleri açıklıyorlar. İşsizliğe karşı paket, ihracatı desteklemek için paket, inşaatı desteklemek için paket vs. Gerekiyorsa bunlar da olsun, ama hepsinden önce kültürü, eğitimi, yayıncılığı destekleyen paketler hatırlanmalı ve açıklanmalı. Çünkü kitaba, yayıncılığa ve dolayısıyla eğitime yapılan teşvik ve yatırım, dolaylı olarak işsizliğe karşı da bir yatırım anlamına gelir.

Ülkemiz cehaleti yenmek istiyorsa kitaba, okumaya ve eğitime mutlak öncelik vermelidir. Kitap fuarlarına katılan yayınevlerinden stand ücreti alınmasa ya da sembolik bir ücret alınsa kıyamet kopar mı? “İyi de inşaat firmalarının suçu ne? İnşaat firmaları kira veriyorsa kitap yayınlayanlar da versin” demek belki kulağa hoş gelir, ama öyle değil ve öyle olmamalı. Başka türlü eğitimi, kitabı ve yayınevlerini nasıl destekleyebiliriz ki!

Bu meseleyi yeniden enine boyuna düşünmek durumundayız. Kitap dostu öğrenci, kitap dostu aile, kitap dostu cemiyet arzu ediliyorsa mutlaka isabetli ve kararlı adımlar atılmalıdır. Bir şekilde şunu hedeflemeli ve ulaşmalıyız: Bir kişi kitap okumak istiyorsa bu kitaba ulaşmalı. ‘Pahalı’ diye o kitaba ulaşamıyor ve okuyamıyorsa hepimiz sorumluyuz.

Bu noktada açılan kütüphanelerin de daha aktif, daha canlı, daha verimli olarak çalıştırılmasında fayda var. Bir şekilde “Al götür, oku getir” sistemini kurmak gerek. Herkes kitap okumak için kütüphaneye gidemeyebilir. Evde okumak isteyenlere bu imkânı sunmak isabetli olur. 

İstenirse, istersek yaparız vesselâm.

Okunma Sayısı: 808
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı