"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Salgın bacadan mı gelecek?

Faruk ÇAKIR
25 Temmuz 2021, Pazar
Virüs salgını hakkında yapılan yayınlar insanların tedbir almasından ziyade daha fazla şüpheye düşmesine yol açıyor. Bunun bir sebebi de ilim adamları ve idarecilerin birbirini nakzeden açıklamalar yapması. Tıp doktorları arasında aşı ve salgın konusunda söz ve fikir birliği olmayınca ortaya çıkan bu ihtilâfın millete yansıması çok daha farklı oluyor.

Pandemi dönemini en az zararla idare etmek için bilgilerin açık ve şeffaf olmasında sayılamayacak kadar fayda vardır. Her ne kadar bu süreci iyi idare ettiğimiz iddia edilse de ortaya çıkan tablo bunu doğrulamaktan uzak.

Bazı uzmanlar ‘olması gerekenden erken şekilde’ normalleşme sürecine girildiğine işaret ederek sürecin iyi idare edilemediğini belirtiyorlar. Başlangıçta çok tekrarlanan “Bu salgının en iyi biz yönetiyoruz” söylemi ikna edici bulunmadığı için olsa gerek artık terk edilmiş durumda. Tabiî ki yanlış idarenin ağır faturaları oldu ve bunu millet olarak ödedik. Daha ağır faturalar ödememek için bu hususta ehil olanların el ele vermesi ve milleti ikna etmesinde sayısız fayda vardır.

Kurban Bayramı’nı ‘engelsiz’ şekilde idrak etmiş olmakla belki hepimiz memnun olduk, ama bayramdaki yoğunluk, ziyaretler ve kaynaşma acaba isabetli oldu mu? Burada maksat, sadece idarecileri eleştirmek değil. Fert olarak da tedbirleri gevşettiğimizin farkında olmamız icap eder. Bu salgın çok bilinmezli olduğu için mümkün olan tedbirleri almak ve şifa için duâ etmek durumundayız. 

Bilindiği üzere salgına karşı alınan terbirlerin gevşemesi üzerine kovid-19’a yakalananların sayısında hızlı bir artış görüldü. İşin ehli olan uzmanlar önümüzdeki ay (Ağustos 2021) vak’alarda daha hızlı bir artışın olabileceğini söylüyor. Uyarılar bununla da bitmiyor, Eylül 2021’de salgında ‘dördüncü dalga’nın gelebileceği ifade ediliyor. “Salgın bitmiş gibi davranmak, kapalı ortamlardaki görüşmeler, seyahatler ve bayramla birlikte vak’alar artık harekete geçilmezse daha da artacak” diyenler haklı çıkarsa ne olacak?

Salgını ‘kapı’dan kovmuş gibi olduk, ama hal ve gidişe bakılırsa kovulan salgın bu defa ‘baca’dan girecekmiş gibi tahminler yapılıyor. Acaba Türkiye ve idareciler buna hazır mı?  

Hiçbir yeni tedbir almadan salgının yaygınlaşması ve yeniden vak’aların artmasına seyirci mi kalınacak? Böyle bir ihtimal var ise, bir gün dahi kaybetmeden salgının artmaması için yeni ve ek tedbirler almak icap etmez mi? Bunun için idareciler başta olmak üzere bu konuda ilgili ve bilgili olan herkesin ‘âcil toplantı’lar düzenlemesi gerekmez mi?

Bu meselenin ihmale gelir bir yanı olmasa gerek. Eylül ayını beklemeden, hatta ‘yarın’ı beklemeden tedbir almak icap eder. Salgın ne kadar kontrol altında tutulursa o kadar iyi olur. Salgın alevinin bütün Türkiye’yi sarması ve vak’aların artması sonrasında alınacak tedbirler ‘tedbir’ sayılır mı?

Yangını küçükken söndürmek çok daha kolay ve az masraf ile olur. Aksi halde ortada kurtarılacak ‘ev’ dahi kalmaz. Allah cümlemizi her türlü belâ ve musîbetten muhafaza etsin. Amin.

Okunma Sayısı: 1119
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nadir Pamukcu

    25.7.2021 12:52:25

    Çok doğru bir tesbit.Yetkilileri açık ve şeffaf bir şekilde toplantıya ve doğru bilgi açıklamaya davet ediyoruz

  • Halil İbrahim Karahan

    25.7.2021 07:01:00

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı