"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şehirler ve üniversiteler

Faruk ÇAKIR
25 Kasım 2019, Pazartesi
Epeydir İstanbul merkezli bir üniversite tartışması gündemi meşgul ediyor.

Haberlere göre bir vakıf  üniversitesi ile bir devlet bankası arasında borç/alacak ihtilâfı çıkmış. Kamu bankası, vakıf üniversitesine verdiği krediyi geri alma telâşına düşmüş ve üniversitenin bütün hesaplarına tedbir koydurmuş. Neticede üniversite işleyemez hâle gelmiş, sistem felç olmuş. Türkiye’yi idare edenler de bu işe seyirciymiş...

En başta ifade etmekte fayda var ki, bu hususta söz söyleme önceliği başkalarındadır. Mağdur olan  üniversite ‘İstanbul Şehir Üniversitesi’dir ve bu üniversiteyi ancak kamuoyuna yapılan açıklamalar ve haber bültenleri ölçüsünde tanıyoruz. Dolayısıyla iyi tanıdığımızı ifade etmekten uzağız. Buna rağmen bu üniversiteyi çalışamaz hâle getirip felç etmenin hakkaniyet olmadığını söylemek zor değil.

Ayrıntılar bir yana, yapılan açıklamalardan anlaşıldığına göre kamu bankası üniversiteye borç vermiş.  Üniversite de bu borca karşılık yeteri kadar bina ve arsa göstermiş. Derken, bir mahkeme kararı sebebiyle arsa ve binaların üniversitenin elinden çıkacağı ve dolayısıyla verdiği borcu tahsil edemeyeceğini düşünen ‘kamu bankası’ hemen harekete geçmiş ve verdiği borcu, krediyi defaten, hemen, âcilen geri almak istemiş. Haliyle bu da mümkün olmadığı için kriz büyümüş, üniversitenin bütün hesaplarına tedbir konulunca da işler şirazesinden çıkmış.

‘Kamu bankası’nın bu hareketini ‘verdiği borca sahip çıkmak ve devletin imkânlarını savunmak’ şeklinde görmek yanıltıcı olur. Bunca kredi batıran bankaları sıra bir üniversiteye gelince hassasiyet gösterdiğine kim inanır?

Söylense de söylenmese de işin içinde siyasî hesaplaşma olduğu aşikâr bir durumla karşı karşıyayız. Üniversite adına açıklama yapan öğretim üyeleri çalıştıkları eğitim kurumunu savunuyorlar. Banka ve  siyasî iktidar ise sanki hiç- bir şey olmamış gibi seyirci pozisyonunda duruyor. Haklı olduğunu düşünen kişiler sessiz kalabilir mi? Milletin huzuruna çıkıp, “Burada şöyle bir yanlışlık var. Biz haklıyız, üniversite şu sebeple haksızdır” demeleri icap etmez mi? Tam aksine susmayı tercih ediyorlar.

Bir başka pencereden de hadiseye şöyle bakılabilir: Bir anlamda ‘el koyma’ sayılabilecek işlemleri yapmak için ilk ve tek üniversite bu üniversite midir? Türkiye’nin en borçlu, en zorda olan, en kalitesiz eğitimi bu üniversitede mi verilmektedir ki bu işlere imza atmıyor? 

Hani, bazen kıyıda köşede, dağ başında bir bina yıkılır ve “Bina çürüktü, izinsiz yapılmıştı. Tedbir için  yıktık” denilir ya. O misal. Türkiye’de binlerce izinsiz ve depreme karşı tedbirsiz bina varken sadece seçilerek bir bina yıkılıyorsa bunda iyi niyet aramak mümkün olmaz. Türkiye’deki bütün özel, vakıf  üniversiteleri iyi, sağlam, borçsuz da sadece bir üniversite mi borcunu ödeyemez hale geldi?

Hem ‘kamu bankaları’nın kimlere ne krediler açtığı ve bunları batırdığını dünya âlem bilmiyor mu? Elbette kimse ‘krediler batsın, borçlar tahsil edilmesin’ demez ve diyemez. Fakat bu noktada da önceliği sadece bir üniversiteye vermek hakikaten dikkat çekici.

Yine sosyal medyadan takip edebildiğimiz kadarıyla asıl konuşması gereken ‘ilim adamları’ bu konuda sessizliğe bürünmüş vaziyette. Hep tekrarlanan gerçeği bir defa daha tekrarlamakta zarar yok: Yanlışı kim yaparsa yanlıştır. Konuşması gerekenler konuşsun. En nihayet kader adalet eder.

Okunma Sayısı: 960
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Aykan

    25.11.2019 23:25:18

    Teşekkürler

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı