"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokratikleşme olmadan “süreç”in kotarılması

Cevher İLHAN
06 Ağustos 2026, Perşembe
Baştan beri terör örgütü üzerinden yürütülen “süreç”, hâlâ bir yığın belirsizlik ve handikapla muallel. Âdeta yangından mal kaçırırcasına Meclis’ten ve milletten kaçırılması istifhamları arttırıyor.

Ortada bir “çerçeve yasa”dan dem vuruluyor; lâkin terörist elebaşlarıyla terör örgütü militanlarının cezasız kalmalarına ilişkin “taslağın” iktidar partisi milletvekillerinden dahi saklanıp dar bir kadro güdümünde kotarılmak istenmesi handikapların başında geliyor.

DEM’li Cengiz Çandar’ın “çerçeve taslağın’ DEM’liler dahil hiçbir siyasî partiyle paylaşılmadığını, içeriğini sadece terörist başıyla MİT Başkanı ve Cumhurbaşkanı’nın bildiğini” ifşası vakıayı ele veriyor. Meclis içi-dışı muhalefetin bilgilendirilmesi bir yana, “kapalı toplantıda bilgilendirilecek” denilerek AKP’li vekillere bile “boş çerçeve”ye bilmedikleri boş kağıda imza attırılması bunun göstergesi.

Çarpık olanı, muhalefetten de görmedikleri, müzâkeresini yapmadıkları, görüş sahibi olmadıkları, kamuoyunda tartışılmayıp benimsenmemiş “taslağı” imzalamalarının istenmesi.

“SÜREÇ”TE “TERÖRİST BAŞI VE TERÖR ÖRGÜTÜ” ÇIKMAZI

Esasen “iktidar cephesi”nce terörist başının “Kürtlerin lideri ve temsilcisi” olarak lanse edilmesi, Bahçeli’nin “kurucu önder” olarak övüp “siyasallaştırma mekânizmasının koordinatörü” siyasî statüsünü verdiği kırk bin insanın katlinden, müebbet hapse mahkûm terörist başı üzerinden “süreç”in yürütülmesini çıkmaza sokuyor.

En son AKP’li M. Metiner’in yüksünmeden, “sürecin asıl muhatabının ve yönlendiricisinin terör örgütü ve elebaşları olduğunu” ikrarı savrulmayı açığa çıkarıyor.

Bu arada her fırsatta “genel af yok, tüm mahkûmları kapsamıyor” deniliyor. İktidar sözcüleri, “infaz kanununda değişiklik” kurnazlığı ve işgüzarlığıyla “paket”in doğrudan “PKK silahlı terör örgütü militanlarına özel bir düzenleme” olduğunu ileri sürüyorlar. Ancak hukukçular, “bir kişiye, gruba, terör örgütü’ne özel bir yasa”nın olmayacağını belirtiyorlar. “Terör suçlarının mahkûmlarıyla ilgili infaz rejiminin, ceza affının bütün terör suçları için geçerliliğine, aksi hâlde hukuk sisteminin iflasına dikkat çekiyorlar.

Aslında bir yandan “münfesih örgüt” denilerek “yasa”nın “yalnızca PKK’yla ilgili olduğu” ileri sürülüp diğer yandan “terör örgütünün silah bıraktığının MİT ve güvenlik birimlerince tesbit ve teyidi” şartının koşulması çelişkili karmaşayı açığa çıkarıyor.

Zira Süleymaniye’de otuz militanın göstermelik silah bırakma seremonisinin dışında Kandil ve Kuzey Irak kamplarındaki PKK’dan İran’daki PJAK’a, Suriye’deki PYD/YPG’ye terör örgütü unsurlarının binlerce militanının silah bırakmadığı herkesin mâlumu.

SİYASÎ HESAPLAR AKAMETE UĞRATIYOR

Ancak en büyük handikap, “çerçeve taslak”ta Meclis’teki partilerin katıldığı “süreç komisyonu”nda raporlanıp Meclis’e sunulan demokratikleşmenin ıskalanması. Hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla temel hak ve hürriyetler taahhütlerinin “teğet” geçilmesi.

Anayasa Mahkemesi ile AİHM’in başta Demirtaş’la yıllarca hapiste tutulan seçilmiş siyasetçilere, gazetecilere, sivil toplumculara dair “hak ihlâlleri”yle derhal tahliye kararlarının Anayasaya aykırı olarak uygulanmasının yer almaması.

Millet iradesi hiçe sayılarak muhalefetten yüz binlerce oyla seçilmiş belediye başkanlarıyla çalışanlarının yargısız infazla derdest edilip tutuklandıkları, tehditlerle – şantajlarla iktidar partisine transferlerin dayatıldığı, seçilmişlerin yerine “yandaş kayyımlar”ın atandığı, haksızlığın ve hukuksuzluğun tavan yaptığı antidemokratik vartada, “süreç”in demokratikleşmeden yoksun olması... 

Belli ki kapalı kapılar arkasında bir “pazarlık” sürüyor. Milletin önünde müzâkere edilmeden bir tek “PKK militanlarının durumları”na odaklandırılan, terörist elebaşlarını meşrulaştıran “çerçeve yasa”nın apar topar komisyona indirilip âcilen Genel Kurul’dan geçirilmeye yeltenilmesiyle “süreç” bir defa daha karambola getiriliyor. 

Ve “terörsüz Türkiye” üzerinden terörist başının tâlimatıyla, Anayasa değişikliği ve seçimlerin bir-iki hafta öne alınması için DEM’in “iktidarın arka bahçesi” yapılmasını amaçladığı ortaya çıkıyor.  

Sonuçta, “süreç”in terör örgütünün tasfiyesini değil, her haliyle dökülen, millet nezdinde itibarı eriyen “tek adam otoriter rejimi”nin kalıcılaştırılması ve Cumhurbaşkanı’nın ömür boyu iktidar koltuğunda kalması hesabıyla kotarılmaya çalışılması süreci peşinen çıkmaza sokuyor.  

Okunma Sayısı: 1127
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    6.08.2026 17:07:39

    Sonuçta, “süreç”in terör örgütünün tasfiyesini değil, her haliyle dökülen, millet nezdinde itibarı eriyen “tek adam otoriter rejimi”nin kalıcılaştırılması ve Cumhurbaşkanı’nın ömür boyu iktidar koltuğunda kalması hesabıyla kotarılmaya çalışılması süreci peşinen çıkmaza sokuyor. Uyan Türkiye’m!!! Kaleminize sağlık tebrikler 👏👏👏🌅

  • Hüseyin İlhan

    6.08.2026 12:42:22

    TERÖRSÜZ ,HUZURLU,MÜREFFEH TÜRKİYE(4) Milyonların hakkına gelince binbir alavere-dalavere,hile yapanların,milyonların haciz,icra,iflas kıskacında olduğu,FAİZ lobisinin haricinde her sektörde ülke yangın yerine dönmüş ,döndürülmüş,asırların birikimleri mirasyedi gibi satılmış ve satılmakta,dün 129 milyar doalr olan dış borç TRİLYON dolar sınırında ise israfından,faizcileri himaye,destekten vazgeçmeyen bir kafa ,şahsına söz sarfedildii diyerek yüzbinlerce dava açan bir zihin barış değil huzursuzluk getirir. Ülkede artan şiddet,cinayetlerin,dolandırıcılıkların,soygunların artmasında da bu sakat,alil kafaların olması asıl sebep değil mi.

  • Hüseyin İlhan

    6.08.2026 12:37:12

    TERÖRSÜZ ,HUZURLU MÜREFFEH TÜRKİYE (3) 1-Huzur,müreffeh içinde ,emniyet altında olmanın yegane yolu HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE,ADALET'i tesis etmekden geçer. 1-Basit adli vakalarda dahi suçluların cezalandırılmasında vurdumduymazlık var.Binlerce suçlu aramızda serseri mayın gibi dolaşıyor,dolaştırılıyor ta ki cemiyetin vicdanı sosyal medya ile galeyana geldiğinde yetkililer kımıldıyor.Amma burnun pancar gibi kırmızı,karnın davul gibi şiş denilmesi hazretlerin zülfü yarine dokunuyor denilerek yüzbinlere dava açılıyor,hapse nahak yere atılıyor. 2-Şahsi hale getirilen bir işleri milleti ile barışık olmama pahasına sürdürenelrin eli kanlı,binlerin katiliyle mi barışhuzur için mutabık kalınabileceği söyleniyor,masalı okunuyor.Hadi canım sende.

  • Hüseyin İlhan

    6.08.2026 12:30:22

    TERÖRSÜZ-HUZURLU,MREFFEH TÜRKİYE (2) Sözler güzel,kulağa ve kalbe,nefse hoş gelse de asıl işin fiiliyatına,tatbikattına,tatbik edilen metod,yol,üsluba bakmak lazım. 1- 8 Dairelik bir toplu mekanda 634 S.KMK'na göre 'YÖNETİM İHDAS ETME MECBURİYETİ VAR..Eh hükümet ve iktidar var bizde de. 2-Ancak apartman yöneticisi kendi kafasına göre karar alamaz,tatbikatta bulunamaz.Ya da kafa dengi olan 2-3 malik ile istediğini diğer maliklere dikte edemez. Bir apartman yönetiminde kararlar oybirliği,oy çokluğu ile alınır.Temel problemleri basit oy çokluğu ile alamazsınız. 3-Apartman gibi dar çerçevede malikleri bilgilendirmek gerekirken milletin vekalet verdiği mv.muhalefeti hatta iktidar partisinin vekillerini dışlayan asla hüsnü niyet,problemi çözme ile iddiada bulunamaz.

  • Hüseyin İlhan

    6.08.2026 12:24:28

    TERÖRSÜZ,HUZUR,MÜREFFEH BİR TÜRKİYEYE EVET,LAKİN: (1) 1-Ülkede sadece PKK terörü var mı ki sadece bu cani,katil,hain ve kalleşler üzerinden 'Terörsüz Türkiye,projesi millete beyan ediliyor. 2-Ülkede farklı fikir,ideal,gayeler denilerek çok farklı terör unsurları var mı,evet. 3-PKK dışındaki terör mihrakları ile huzur için adım atılmadan(bu adım kesinlikle ADALET olmalı ve HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ'ne riayet edilerek sağlanmalıdır.)MÜMKÜN MÜ,ASLA. 4-Her haliyle (dili,fikri,bedeni lisanı,fiiliyatı,icraaatı)şiddet,nefret,husumet ve kin,garez ile iş gören,hile,aldatma ile milletini kandıranların bırakın terörü bitirmesine yeni yeni terör tohumları serpiştirdiği,istikbale,bekaya ciddi zarar verdiği ortada değil mi.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı