"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zarar eden sevinir mi?

Faruk ÇAKIR
26 Eylül 2021, Pazar
Türkiye’yi idare edenlerin yıllar önce açıkladığı bazı hedefleri vardı.

Bunlardan biri de Avrupa Birliği üyeliği hedefiydi. Türkiye çalışacak, gayret sarf edecek ve nihayetinde AB üyesi olabilecek ekonomik ve siyasî şartlara kavuşacaktı.

Peki bu hedefler ‘iyi’ hedefler miydi? Yine bugünkü idarecilerin o gün açıklandıklarına göre bu hedefler Türkiye’nin ve milletin menfaatineydi. Hatta bu hedef ‘kesin bir kararlılıkla’ ilân edilmiş ve bu hedefe doğru atılan her adım ‘törenle’ atılmıştı. “Hayır öyle değildi. Bu yönde vaadlerde bulunulmadı” diyen bir Allah kulu çıkabilir mi?

Peki, aradan 10 ya da 20 yıl geçtikten sonra ne oldu da o gün ilân edilen ‘iyi’ hedefler bugün ‘liste’den çıkarıldı? Ne oldu da artık AB’ye üyelik için değil de, olmamak için hem de törenle adımlar atılmak isteniyor? O gün milletin menfaatine olan üyelik hedefi bugün niçin menfaatine değilmiş gibi sunuluyor?

Artık her geçen gün AB üyelik hedefinden uzaklaşıldığı yönünde haberler geliyor. Daha da dikkat çekici olan, bu uzaklaşmayı neredeyse ‘tören’le ilân etmek isteyen idarecilerin varlığıdır. Ülkemiz; hak, hukuk ve adalet noktasında geriye düştükçe bundan gizlice sevinenlerin olması hayra alâmet sayılabilir mi?

Yeni bir habere göre Türkiye, AB Komisyonunda ‘lig’den düşmüş. Haberde şu bilgiler var: “Müzakere sürecinin devam etmemesine karşın teknik olarak AB adayı olan Türkiye, AB Komisyonu’nda genişleme stratejisinden bir adım daha uzaklaştırıldı. Daha önce Balkan ülkeleri ve AB’ye aday ülkelerle birlikte aynı kategoride yer alan Türkiye, AB’ye katılım hedefi olmayan ülkelerle aynı kategoriye alındı. Komisyon, artık Türkiye ile ilişkileri; AB’nin Güney Komşuları olan Cezayir, Fas, Tunus, Libya gibi ülkelerle aynı çatı altında değerlendirecek. Ankara’nın diplomatik girişimlerine karşın, karar; 15 Eylül’de yürürlüğe girdi. Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları gibi temel Kopenhag değerlerinden uzaklaştığı gerekçesiyle AB’nin müzakere sürecini dondurduğu Türkiye; AB Komisyonu içerisinde de AB’ye aday ve katılım hedefi olan ülkeler arasından çıkartıldı. Komisyon artık, Türkiye ile ilişkilerini ‘Güney Komşuları, Türkiye, Göç/Mülteciler ve Güvenlik’ başlığı altında ele alacak. (ankahaber.net, 23 Eylül 2021)

Bu kararın Türkiye’nin ve milletimizin lehinde olduğunu kim söyleyebilir? Eğer böyle olduğunu düşünen siyasetçi ve idarecilerimiz varsa çıkıp bunu ilân etsinler ve “Biz artık AB üyelik hedefinden uzaklaştık. Hatta bu günü bayram ilân ediyoruz” desinler. Esasında bazı idarecilerin içten içe böyle düşündüğü bellidir, ama milletten tepki göreceklerini bildikleri için bu düşüncelerini açık etmekten çekiniyorlar.

Peki, bu karar Türkiye’nin aleyhinde ise buna sevinilir mi? Hiç, ‘lig düşen’ bir takımın bunu kutladığı duyulmuş mudur? Belki bu kararı alan AB idarecileri haksızlık yapmıştır. Ancak buna rağmen bu karar aleyhimize ise buna itiraz edip düzeltilmesi için gereken adımları atmak akıllı idarecilerin işi değil mi? Onlar bize yanlış yaptı diye aleyhimizde olan bir karara sevinmemiz mi bekleniyor?

Hayır, hayır, hayır. Türkiye’nin ve milletin aleyhinde olan bir karara kimse sevinemez ve böyle kararları gizleyerek de bir yere varamaz. Aksine millet bilgilendirilmeli ve yanlış kararların tashihi cihetine gidilmeli. AB idarecilerine küserek AB üyesi olmaya imkân yok. Onları ikna ederek ve milletin de menfaatine olduğu tartışılarak anlaşılan üyelik şartlarını yerine getirmek akıl işi... Aklın yolunu tutmak en iyisi vesselâm.

Okunma Sayısı: 1175
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    26.9.2021 10:30:35

    Makalede sorulan sorunun cevabını bulmak için; mevcut iktidarın 2004'te AB üyelik katılım sürecindeki ortaklarına, bir de şimdiki ortaklarına bakmak, -diğer sebepler bir tarafa- kâfidir sanırım. Resmî ideolojinin ana gövdesini temsil eden, büyük ortak ve dıştan destekçi, maoist teorisyen minik partinin kıskacına alınmış ve onların desteğiyle ayakta duran bir iktidar, elbette evrensel hukuk ve demokratik normlar manzûmesi olan, büyük insanlık projesi AB'ye mesafeli durması gayet normal. Zaten, siyasal islam ideolojinden gelme, ana gövde çelik çekirdek yapı, AB'ye esasında; "hiristiyan kulübü" olarak bakan bir zihniyet. Her renk geniş toplum desteğinden mahrum olan ideolojik bir yapının medeniyet projesi AB liginden düşmesi gayet normal.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı