"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sevgi duyguların nurudur

Fazilet Kırmızı
29 Şubat 2024, Perşembe
Kâinatın mayası sevgidir. Sevgi bir varlık sebebi ve sanatıdır.

İnsan için sevmek ve sevilmek nimetlerin en latifine mazhar olmaktır. Sevgi insanın en zarif ve en aydınlık halidir. Sevgi kâinatın hayatı, nuru ve ruhudur. İnsan kalbi ile hayatta tutunur, kalp severek ve sevilerek hayat bulur.

Üstadımız Bediüzzaman hazretlerinin mükemmel tarifi ile sevgi; “Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur. Hem şu kâinatın râbıtasıdır. Hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır. İnsan, kâinatın en câmi’ bir meyvesi olduğu için, kâinatı istilâ edecek bir muhabbet o meyvenin çekirdeği olan kalbine derc edilmiştir. İşte şöyle nihayetsiz bir muhabbete lâyık olacak, nihayetsiz bir Kemâl sahibi olabilir.” (Sözler, 24. Söz)

Sevgi kâinatın yaratılış maksadı olmakla beraber Rabbimizin kâinatın rahmeti ile kuşatmasıdır. Sonsuz sevginin sahibi olan Rabbimiz veduddur. Vedüd, sevmek, muhabbet etmek anlamındaki vüdd kökünden türemiş mübalağa bildiren bir sıfat olan vedûd “çok seven, çok sevilen” demektir. Esmâ-i hüsnâdan biri olarak “sâlih kullarını çok seven ve onlar tarafından çok sevilen” manasına gelir. Vedüd Rabbimizin Meveddet, Rahman ve Rahim’ isimlerinin en saf, en güzel ve en derin halidir.

Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de buyuruyor ki “Yine O´nun âyetlerindendir ki, sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler yaratmış, aranıza bir sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.” (Rûm Sûresi, 21.ayet)

Sevmek latif bir rahmet aynasından ruhumuza vuran aydınlık ve kalbimizin şifasıdır. Sevmek kalbin parlak bir aynası, ruhun aydınlık baharı ve duyguların nurudur.

Peygamber Efendimiz (a.s.m) sevgi ile ilgili hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki; “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.”

Sevgi imanın nuru ile hayat kazanır. İbnü’l Arabî müthiş ifadesinde “Sevgi benim dinim ve imanımdır” demiştir.

Sevgi bir yol, bir memleket, bir emek, bir bekleme, bir ümit, bir sabır, bir şükür, bir edep, bir lisan, bir bahar ve bir kalbin en derinliklerde saklı en nahif emanettir. Sevgi hayatta ruh, ruha hayat kazandırmaktır. Sevgi insanı insan kılan en latif ve en şifalı güçtür.

Ya sevmeseydi kalbimiz? Sevgiyi bilmeyen, tatmayan ve sevgiden mahrum olarak atan bir kalp, karanlık bir harabeden, terk edilmiş bir viraneden farkı olur muydu? Sevgiyi bilmeyen, tatmayan ve mahrum olan bir kalp, bir insan nasıl hayatta tutulabilir ki? Sevgiden mahrum olan insan ve harabeden ibaret bir kalp, güneşsiz geceye, baharsız kışa, ışıksız karanlığa, kurak bir toprağa, sadece dört duvardan ibaret bir eve benzer.

Sevgisizlik ise yaralayıcı, yakıcı ve yorucu bir sürgündür. Sevgi gibi lâtîf bir nimete mazhar olmak ve sevgi gibi nahif bir emaneti kalbinde taşımak bizi Rabbimize yaklaştıran bir vuslat yoludur.

İnsan sevgi ile güzelleşir, güzellik sevgi ile aydınlığa kavuşur. İnsandaki güzelliğin ve iyiliğin ardında sevgi vardır. Sevginin sahibi olan Rabbimizi layığıyla sevmek, onun sevdiklerinden olmak, onu seven kalpleri kalbimize sevgi ile almak ve onun seven kalplerde sevgi ile olmak duasıyla.

Okunma Sayısı: 1475
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı