"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Görünmeyen dost kuvvetler (1)

Feyzullah ERGÜN
22 Mart 2020, Pazar
İnsan organizması iç içe daireler gibi, birçok mu’cizenin bir araya getirilmesiyle inşa edilmiş İlâhî bir sanat eseridir.

Bu organizmanın yalnız fizyolojik faaliyetleri tefekkür edildiğinde, bilim adamlarını dahi hayran bırakmaktadır. Yakın zamanda ortaya çıkarılan, dünya tıbbının odaklandığı ve en fazla öne çıkan konusu bağırsaklardaki MİKROBİYOTA faaliyetinin akılları hayrette bırakan ve bağırsakları ikinci beyin seviyesine çıkaran, mikro canlıların olağanüstü dünyasını tanımaya ve yorumlamaya yönelmesidir. Mikrobiyotanın insan organizmasındaki fizyolojik ve mikrobiyolojik faaliyetlerinin, hayatın sağlıklı devam ettirilmesindeki ilim, irade ve kudretin muhteşem faaliyeti ile akılları hayrette bırakan bu ölçülü ve çok karışık nizamın, kudreti sonsuz olan Müdebbir’ini tefekkür ederek, marifetullah yolunda karınca misali yol almayı nasip etmesini, gözle görülemeyen âlemlerin de sahibi ve tanzim edicisi Hâlık-ı Kâinat’ın (cc) rahmetinden umuyoruz.

Organizmada yaşayan mikroorganizmalar (mikroplar), patojen (zararlı) ve saprofit (faydalı, dost) olarak iki gruba ayrılmaktadır. Görünmeyen dost kuvvetlerden olan “MİKROBİYOTA vücudumuzda hayatlarını sürdüren mikroplar topluluğuna verilen bilimsel isimdir. Çoğunluğunu bakterilerin oluşturduğu maya, mantar, virüs ve parazitlerden meydana gelir. Bütün mikroplar kötü değildir. Aksine bu minik canlıların büyük bir kısmının bize çok önemli faydaları bulunmaktadır. Ama her faydalı şey gibi, bu iyi mikroorganizmaların da, kıymeti insanlar tarafından pek bilinmez. Mikrobiyota 2-3 kg. civarındadır. Günümüzde mikrobiyota, bilim insanları tarafından artık bir organ olarak kabul edilmektedir. Mikrobiyota vücudumuzda gıdaların sindirimi, bağışıklık sisteminin desteklenmesi, iltihabın önlenmesi, bağırsak sağlığı, bazı vitamin ve hormonların üretilmesi, beyin fonksiyonları, sağlıklı uyku düzeni, kan şekeri ve iştah kontrolü gibi pek çok konuda görev alıyor. Mikrobiyota aynı zamanda bizim üretemediğimiz pek çok vitamini sentezler. Meselâ laktik asit bakterileri, B12 vitamini yapar. Bifido bakteriler, folatın ana üreticileridir. FOLAT, DNA sentezi ve onarımı da dahil olmak üzere hayatî süreçlerde, önemi olan bir vitamindir. Bağırsak mikrobiyotasında sentezlenen ileri vitaminler arasında K, B1, B2, B3, B5, B6, B7 bulunmaktadır. Beyin kimyasalları da denilen mutluluk hormonları, dopaminin yarısı, serotonin’in ise % 90’ı bağırsaklarda salgılanır.“ 1

İnsan organizması denilen bu muhteşem mekanizmanın organizasyonu (tesadüf, tabiat, evrim ve kendi kendine var olmuş diyebilenlerin, düşünce kapasitesindeki düşüklüğe hayret edilir.), İlâhî bir orkestra hassasiyetindeki nizam ve intizamı içinde, ilk nefesten son nefese kadar kurulan bu mekanizmanın, aksamadan mükemmel bir işleyişi şeklinde, aralıksız çalışırken dinlenen bir sistemin kurulması ile devam etmektedir. Kurulan bu sistemin arızalanması ve görevini tam olarak yapamaması, sistemi kullanan insanın, kullanma talimatlarına uymamasından kaynaklanan hatalar sonucudur. İnsan organizmasının sağlıklı korunabilmesi için, büyük kısmı bağırsaklarda yerleştirilen mikrobiyota, bağışıklık sisteminin ve diğer fonksiyonların gelişmesi sonucu, deyim yerindeyse vücudu bağırsaktan idare eder. Akılları hayrette bırakan bu mu’cize yönetimin açıklamasını, biyolojik dengenin kendi kendine sağlandığı yüzeyselliğine kurgulamaları, bilimin yüksek değeriyle uyuşmamaktadır. “Zaten bilim tarihine baktığımızda, anlayamadığı meseleleri, açıklamakta zorlanan bilim insanlarının, topu EVRİMSEL SÜRECE atmaları, çok geçerli bir taktik olmuştur hep. Bu şekilde meseleyi yorumlamak, nedense daha kolay bir hal almaktadır.“ 2

Mikrobiyota faaliyetleriyle, ikinci beyin olarak nitelendirilen sindirim sisteminin bağırsak bölümündeki fonksiyonları, yaradılışın sırlar hazinesi olan beyinle ortak bir çalışmanın içerisinde devam eder. Yapılan araştırmalar sonucunda, bağırsakların beyin üzerine çok daha etkili olduğunu göstermektedir. Mikrobiyota olarak “Bağırsaklarınızda yaşayan bu minik canlılar, ödül merkezinizde doğrudan etkili olan kimyasalları salgılayabilmektedir. Ayrıca arzularınızı ve yemek yeme davranışlarınızı çok rahat etki altına alabilmektedirler. Diyelim ki, onların hoşuna gitmeyen bir diyet yapmaya başladınız. Hemen VAGUS (beyin ile bağırsaklar arasındaki özel hat siniri. F. E.) aracılığıyla, beyninize sinyaller göndererek bırakmaya çalıştığınız yemekleri, size yeniden yedirtirler. Özetle, bağırsağınız birçok noktada beyniniz üzerinde oldukça kuvvetli bir kontrole sahiptir. LİMBİK SİSTEM (duyguların yönetim sistemi), bağırsakların beyin üzerine olan büyük etkisi ve bağırsaklarınız dolayısıyla da, burada yaşayan minik canlılar, sizinle limbik sistem aracılığıyla iletişim kurduklarından, onlara duygusal anlamda da bağlısınız. Mesele bu kadar basit aslında.“ 3

Bu karışık faaliyetlerin İlâhî ilim, irade ve kudret karşısındaki kolaylığını, sorumsuzluk duygularıyla çürük sebeplere bağlamamak şartıyla, hayret ve tefekkürümüzün artmasına vesile olacağı unutulmamalıdır.

SAĞLICAKLA KALIN

Dipnotlar:

1) Ecz. Elif KAYA, Dost Mikroplar, s. 38, Doğan Kitap 2019.

2) Dr. Serkan KARAİSMAİLOĞLU, Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum, s. 134 Elma Yayınevi 2019.

3) Age. s. 152.

Okunma Sayısı: 1827
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı