"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hastalıkların kaynağı: Gizli açlık - 6

Feyzullah ERGÜN
25 Şubat 2024, Pazar
Gizli açlığın kuşatmasıyla, sağlıklarının bozulacağının farkına varamayan genç kuşaklar olduğu gibi, beslenme bilinçlerini geliştiremeyen erişkinlerin de, hastalıklara ortam hazırladıkları trajik bir realitedir.

Sağlıklı hayatın temel şartı olan hücre sağlığı, işlenmiş yapay maddelerle beslenerek sağlanamayacağını, toplumun büyük çoğunluğu yeterince değerlendirememektedir. Bilinmesi gerekir ki: “Gerçek anlamda beslenemiyoruz! Çağımızda tükettiğimiz yiyecekler giderek daha az vücudun ihtiyaçlarına cevap veriyorlar. Yani bunların içi vücut için gerekli hammaddelerle dolu değil. Açıkçası pek çoğu gıda bile değil. Bir şeyin yenebilir olması, onu gıda yapmıyor sonuçta. Ayrıca, bu gıda olmayan gıdaları tüketmenin de bir bedeli var. Raf ömrü uzadıkça bedel artıyor. Raf ömrü uzadıkça bizim ömrümüz kısalıyor.

Günlük yaşamda normal karşılanarak, geniş tüketim alanında ihtiyaç haline getirilen ve içerdikleri maddelerin açıkça bilinemediği bu ultra-işlenmiş maddelerden ağıza konan her şekerli kola, kızarmış patates, cips, jelibon vs. ilerideki osteoporozuna (kemik erimesi), bugünden zemin hazırlamaktadır. Yaptığımız yanlışlarla biyolojinin kurallarını aşabileceğimizi varsayıyoruz. Oysa temiz hücre, uzun ömür demektir!” (1)

Sağlıklı beslenme amacıyla tüketilen, sağlıksız yağlardan ve kepeksiz undan üretilen (pasta-kek-bisküvi çeşitleri) gibi yiyecek maddeleri, organizmanın bağışıklık sistemi programlarının hafızasını bozduğundan, birçok hastalığa giriş kapısı ve başlangıç noktası oluşturabilmektedir. Ayakta ve hızlı beslenme olarak yaygınlık kazanan fast-food türü karın doyurma şekliyle lif eksikliği ve yetersiz çiğneme nedeniyle sindirim, dolaşım ve endokrin sistemi hastalıklarının genç kuşakları dahi geniş çapta etkilediği, olumsuz istatistik sonuçlarından anlaşılmaktadır. Dengesiz ve sağlıksız beslenme sonucu gelişen gizli açlık probleminin ortaya koyduğu hastalık tabloları, kolay ve düz bir mantıkla kadere, genetik yapıya veya şansa bağlanarak, hastalıklara götüren yolda, akıl gözü kapalı tutulmaya devam edilmektedir.

İnsan organizması fıtrî besinlere uygun olarak programlanmıştır. Yaşam matematiği hiç te basit değil. Hücrelerin hayatı ve biyo-kimyasal faaliyeti mili-mikron ölçeklerde, düşünen akılları hayrette bırakacak sırlarla, ilâhî ilim-irade ve kudretin koruması altında devam edebilmektedir. Organizmadaki hayat faaliyetinin, kurulan TOKSİN-ANTİTOKSİN dengelemesiyle gerçekleştiğinden, sağlıklı ve dengeli beslenme gerçeğinin önemi açıkça görülebilmektedir. Sağlıklı ve dengeli beslenme kurallarına uyulmadan, “Ne yediğinize dikkat etmiyorsanız, hayatın bütün tatlarından keyif almak adına yaşıyor, nefsinize DUR diyemiyorsanız hastalık, ilaç, ameliyat, kemoterapi ve yaşlanma kaçınılmaz biçimde gündeminizi oluşturacaktır. Yemek yemenin amacı hücreyi beslemektir, kendimizi değil. Biyolojinin kuralları vardır. BİYOLOJİ HATA AFFETMİYOR.

Beslenmede bütün mesele, hücrelere doğru yakıtı seçmektir. Tadı nefis yiyecekleri görünce nefsimizi tutmayı bilmeliyiz. Her konuda olduğu gibi, nefse hakim olmak da, iyi ve doğru insan olmanın özü. Ve hücrelerimiz için de bu böyle. Bütün hastalıklarla yediklerimiz arasında %99 oranında bağlantı olduğunu kabul edelim. Hastalıklar neden bu kadar artıyor ne değişti? Bu duruma hep beraber nasıl geldik biliyor musunuz? Parayı takip ederek. Yiyecek sanatının devlerini takip ederek: işlenmiş hayvansal ürünler, alkol, kahve, kola, hazır gıda, bisküvi, kahvaltı gevreği, şekerli içecekler gibi vücudu asitlendiren gıdaları üretenlerin peşinden giderek, kandırıldığımızı öğrendik! Bunların yenebiliyor olmaları onların gıda olduğunu garantilemiyor. Çoğunun içinde HİÇ BESİN YOK! Çoğu hastalık aslında sadece bir sebze-meyve eksikliği hastalığıdır, kanser bile. Gerçeği söylemek cesaret ister. Ama işte KRAL ÇIPLAK!” (2)

SAĞLICAKLA KALIN.

Dipnotlar: 

1) Çoruhlu, s.107 2) Age. s.173-195

Okunma Sayısı: 2300
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı