"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kendimize en son ne zaman soru sorduk?

Servet GİRASUN
26 Temmuz 2026, Pazar
İnsan bazen en önemli şeyleri, onları kaybettiğinde değil; onlara soru sormayı bıraktığında fark ediyor.

Dikkat ettiniz mi? Eskiden insanlar hayatın anlamını konuşurdu. Bugün ise daha çok hayatın hızını konuşuyoruz.

Bir zamanlar “Niçin yaratıldım?”, “İyi bir insan nasıl olunur?”, “Ölüm bana ne söylüyor?” gibi sorular zihinleri meşgul ederdi. Şimdi ise günün büyük kısmı daha hızlı yaşamanın, daha çok yetişmenin ve daha fazla bilgiye ulaşmanın telaşıyla geçiyor.

Bilgi arttı. Fakat tefekkür de aynı ölçüde arttı mı? Bu soruyu önce kendime soruyoru. Çünkü gün içinde onlarca haber okuyor, yüzlerce mesaja bakıyor, sayısız bilgiye ulaşıyoruz. Ama akşam başımızı yastığa koyduğumuzda kendimize şu soruyu sormaya çoğu zaman vakit ayırmıyoruz:

“Bugün beni Rabbime biraz daha yaklaştıran ne yaptım?”

Belki de mesele, cevapların azalması değil; soruların değişmesidir.

Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Onlar Kur’ân’ı gereği gibi düşünmüyorlar mı?” (Nisâ Suresi: 82)

Bu hitap sadece Kur’ân’ı okumaya değil, onu anlamaya, üzerinde düşünmeye ve hayatımıza taşımaya da bir davettir.

Resûl-i Ekrem (asm) ise şöyle buyuruyor: “Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.” (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 25)

İnsanı olgunlaştıran sadece başkalarına soru sorması değildir. Asıl olgunluk, zaman zaman kendi vicdanının karşısına geçip kendine de soru sorabilmesidir.

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Risale-i Nur’u okuyanlara bir yerde şu ikazı yapar: “Gazete gibi okumayınız.”

Bu ikaz bana sadece Risale-i Nur’u nasıl okumamız gerektiğini değil, hayatı nasıl yaşamamız gerektiğini de düşündürüyor. Çünkü mesele satırları hızla bitirmek değil; satırların üzerinde durabilmektir. Belki de aynı şey hayat için de geçerlidir. Günleri tüketmek kolaydır; önemli olan, yaşadığımız günlerin bize ne söylediğini duyabilmektir.

Belki bugün hepimizin birkaç dakika durmaya ihtiyacı var... Telefonu sessize almaya... Telaşı biraz yavaşlatmaya... Kalbimizin sesini dinlemeye...

Ve kendimize şu soruyu sormaya: “Ben gerçekten nasıl bir insan olmaya çalışıyorum?”

Belki bu sorunun cevabı hemen gelmeyecek.

Ama bazen samimiyetle sorulmuş tek bir soru, ezberlenmiş yüz cevaptan daha kıymetlidir.

Belki de Rabbimiz bizden önce yeni cevaplar bulmamızı değil, unuttuğumuz doğru soruları yeniden hatırlamamızı istiyordur.

Okunma Sayısı: 202
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı