Planlı gezilerden birisini yapmak için yollara düşmüştük. Yolumuz Kapadokya’ya uğradı. Burada bir gün öncesinden rezervasyon yaptırarak balon turuna katılmak için biletimizi aldık
Nevşehir’in Ürgüp ve Göreme bölgesinde sabahın erken saatlerinde bir balon yolculuğuna çıktık. Balon yavaş yavaş yükselirken, hayatın telaşından uzaklaşıp farklı bir âleme doğru yol aldığımızı hissettik. Yaklaşık 1200 metre yükseklikten Peribacaları’nı seyretmek, yeryüzünün uzun zamanlar içinde yazılmış bir hikâyesini okumak gibiydi.
Aşağıda vadiler, kayalıklar ve insan eliyle şekillendirilmiş tarihî mekânlar; yukarıda ise yüzlerce rengarenk balon, sessiz ve geniş bir gökyüzü vardı. Bu manzara, insana derin bir tefekkür imkânı sunuyordu.
Kapadokya’nın değeri sadece tabiî güzelliğiyle sınırlı değildir. Bu bölge aynı zamanda tarih boyunca birçok insan topluluğuna ev sahipliği yapmıştır. İnsanlar kayaları oyarak evler, ibadet yerleri meydana getirmiş; zor şartlar içinde kendilerine güvenli bir hayat kurmuşlardır.
Göreme vadilerinde önce balonla havadan, sonra da arabayla peri bacaları arasında dolaşırken insan şunu fark ediyor: İnsan, elindeki imkânlarla bulunduğu yeri güzelleştirebilir. Taşın içine hayat işleyen bu insanlar, sadece kendileri için değil, gelecek nesiller için de iz bırakmışlardır.
Balon sepetinden Kapadokya’ya bakarken insanın zihninden şu düşünceler geçiyor: Kâinatın her köşesinde dikkat çeken bir ölçü, bir denge ve bir güzellik vardır.
Kapadokya, ziyaretçilerine sadece güzel bir manzara değil; tarih, tabiat ve insan emeğinin birleştiği büyük bir hikâye sunmaktadır. Bizim için de bu balon yolculuğu, sadece bir gezi değil; yeryüzünün sessiz sayfalarında yapılan güzel bir tefekkür yolculuğu oldu.