"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İman telkininin önemi

H. Muharrem OKUR
02 Mart 2024, Cumartesi
H. Muharrem Okur / Arda Bilik

Ahir zaman olması sebebiyle çok farklı etkenler dolasıyla günlük hayatımızdaki hadiseler ruhumuzun daralmasına sebep oluyor.

Bazen bu durumun farkında oluyoruz bazense olmuyoruz. İşlerin tesadüfe, şahısların inisiyatifine, sebeplere, hadiselere bağlı olduğu gafletine düşmek ya da hissetmek çağımız insanına çok ağır geliyor ve çaresizliğe düşürüyor.

Asrımız insanı ise bunun neticesinde ya sarhoşluğa ya da antidepresanlara vs. yöneliyor. Bu çaresizliğin tek çaresi ise iman.

Çünkü kendi iktidarı ve gücüyle hadiseleri ıslah edemeyen, kendini ufacık bir mikroptan bile korumaktan aciz kalan insan, kainatı nasıl ıslah edebilir? Ona hücum eder vaziyetine giren iş yoğunluğu, müdürü-amiri, iş yeri, bazen ailesi, çevresi, hastalıklar, musibetler, belalar vs. karşı aciz ve fakir olan asrın insanı içten içe bunu biliyor ve hissediyor. Bundan sonra ise karşımıza Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Risale-i Nurlarda da sıklıkla bahsettiği iki yol karşımıza çıkıyor. Ya bu acizliği reddederek bu yükler altında ezileceğiz ya da kabullenip bizi her şeyden kurtarıp koruyabilecek bir Zât’a iman ile imtisal edeceğiz.

Kainatta tesadüfe yer olmadığını, yıldızlar ile zerrelerin tek olan O Zât’ın kudreti ve iradesi altında olduğunu, hiçbir şeyin tasarrufundan hariç olmadığını bilerek “Olanda hayır vardır.” Sırrınca her hadisede bizi geliştiren, terakki ettiren yönleri görüp selametle yaratıcımıza güveneceğiz. O Zât’a güvenenin ve sığınanın elbette selamete ereceğini bilerek yaşamımızı sürdüreceğiz.

Bu düşünceye sahip olmak ve anlık iman halleri elbette bizleri iyi hissettiriyor. Ancak sosyal hayata döndüğümüzde gafletin çökme tehlikesiyle her an karşı karşıyayız.  Bu tehlikelerden kurtulmanın çaresi ise iman hallerini hissetmenin sürekli hale gelmesi. Örneğin alelacele kılınmış bir namazdan ziyade (hiç kılmamaktan tabi ki yine iyi) Konsantre olunmuş ve sonrasında tesbihatı yapılmış bir namaz bize bu iman halini telkin ediyor. Nazarlarınıza sunmak istediğimiz en önemli husus ise, Risale-i Nur eserlerinin Kur’an’dan süzülerek asrımız insanının dertlerine özgü şifalar sunuyor olması dolayısıyla okuyanlara, takip edenlere bu iman halini hissettirmesi, telkin etmesi. Bir nevi yaralarını sarması ve tedavi etmesi.

“Ben kendim on değil, yüz değil, binler defa müteaddit tecrübatımla kanaatim gelmiş ki: Sözler ve Kur'an’dan gelen Nurlar; aklıma ders verdiği gibi, kalbime de iman hali telkin ediyor, ruhuma iman zevki veriyor ve hâkeza...” (Bediüzzaman Said Nursî-Mektubat)

Bu sebeple Risale-i Nurların düzenli okunması ve bunun alışkanlık haline gelmesi çok mühim. Gün içerisinde bu şekilde bizlere sürekli iman hali telkin edilmiş olacak ve Ahirzaman fitne ve dehşetlerinden aklımız, kalbimiz ve ruhumuz himaye edilecek inşallah.

Okunma Sayısı: 1417
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı