En sağlam kale ailedir.
Osman Yüksel Serdengeçti bu hususta şöyle der: Hasan el-Bennâ’dan kitap yazması istenince, “Kitap yazarsam, okunup okunmayacağı, okunursa yaşanıp yaşanmayacağı belli değil, ancak kitaba vereceğim mesaiyi canlı kitap olabilecek 100 öğrencinin yetiştirilmesine vermek istiyorum. Bunlar, İslâm’ı yaşayacak ve yayacak” demiştir.
Merhum, iki hayırdan en hayırlı olanı tercih etmiştir.
Abdül Celil Candan: Hiç kimse yalnız birkaç yıl fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları yaşlandıran, ideallerinin gömülmesidir. Yıllar cildi buruşturabilir. Fakat heyecanların feda edilmesi, ruhu buruşturur. Üzüntü, kuşku, nefse güvensizlik, korku ve yeis; bütün bunlar başları eğen ve ilerleyen ruhu, tekrar gerisin geriye mezara götüren çok uzun yıllardır. Hepiniz inancınız kadar genç, kuşkunuz kadar yaşlı, kendinize olan güveniniz kadar genç, korkunuz kadar yaşlı, ümidiniz kadar genç, yeisiniz kadar yaşlısınız.
Lev Tolstoy: Vakit nakit değildir, bu Batı’dan tercüme bir anlayıştır.
İslâm âlimlerine göre, “vakit ömür sermayesidir, nakdini kaybeden vakit içinde tekrar kazanabilir, ömür sermayemizden giden bir günü bütün dünyanın nakdi, parası, altını, serveti verilse geri getirilemez..”
Merhum üstadımız Bediüzzaman da şöyle der: “… Bu dünyada kısa bir müddet zarfında hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiye geçirmenin bir gayesi şudur ki; suretler alınıp terkib edilsin, netice-i amelleri alınıp hıfzedilsin. Tâ bir mecma-i ekberde muhasebesi görülsün ve bir meşher-i a’zamda gösterilsin ve bir saadet-i uzmaya istidadı gösterilsin. Demek hadis-i şerifte ‘Dünya âhiret mezraasıdır.’ diye bu hakikatı ifade ediyor.”1
Dipnot:
1- Sözler, Onuncu Söz, Onuncu Hakikat, s.104.