"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Üsve-i hasene

Halil ELİTOK
12 Temmuz 2026, Pazar
Resûlullah (asm), hanımları ile arasındaki muhabbetin artmasını temin edecek davranışlara son derece önem verirdi.

Peygamber Efendimiz sabah ve ikindi namazlarını kıldıktan sonra her gün zevcelerini teker teker ziyaret eder ve hâllerini hatırlarını sorardı.1

Peygamberimizin, hanımlarını dinlendirmek ve rahatlatmak için onlara bayram şenliklerini bizzat seyrettirdiği de vâkîdir.

Efendimiz hanımlarını dinler, onlara elinden geldiği kadar yardım eder, herhangi bir sıkıntıya düşmelerine asla razı olmaz ve onları memnun etmek için bütün fırsatları değerlendirirdi. Zaman olurdu, vâlidelerimizden şiir okumalarını isterdi, zaman olurdu onlara bazı kıssalar anlatır ve onların anlattığı şeyleri de dinlerdi.

Hazret-i Âişe anlatıyor:

“Ben zayıf, ince belli genç bir hanımdım. Bir seferde Peygamberimizle (asm) birlikte bir yolculuğa çıktım. Peygamberimiz bir yerde Sahabelere, ‘Siz ilerleyin’ dedi.

Onlar gidince ikimiz arkada yalnız başına kaldık. Bana, ‘Gel seninle yarışalım’ dedi ve koşmaya başladık. Ben kendisini geçtim. Aradan birkaç yıl geçmişti. Yine onunla birlikte bir yolculukta iken bir yerde Sahabelere, ‘Siz ilerleyin’ dedi ve ikimiz yalnız kaldık.

‘Gel yarışalım’ dedi. O zamanlar ben kilo almıştım. Önceki yarışmayı da unutmuştum. Koşmaya başladık. Fakat bu sefer de o beni geçti. 

Gülümseyerek, ‘Bu defaki benim seni geçişim, o gün beni geçişine bedel olsun’ buyurdu.”

Hz. Aişe, Peygamberimiz (asm) ile yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmediğini merak etmekteydi. Ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini...

Hz. Aişe bu düşüncesini Peygamberle (asm) konuşmadan edemedi.

“Ey Allah’ın Resulu, beni seviyor musun?

“Evet, ya Aişe tabiî seviyorum!”

Hz. Aişe dahasını da merak ediyordu. Acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu.

“Beni nasıl seviyorsun?” Peygamberimiz (asm) sevgi şeklini tanımladı eşine: “Kördüğüm gibi.”

Bu cevap Hz. Aişe’yi çok sevindirdi. Çünkü kördüğüm açılmazdı. Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti.

Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz Aişe sık sık sorardı: “Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne alemde?”

Peygamberimiz (asm), Hz. Aişe’yi memnun eden cevabı verdi her defasında: ”İlk günkü gibi.” 2

Dipnot: 

1- Buhârî, Talâk, 8; Müslim, Talâk, 20. 

2- İbni Hanbel, Müsned, 6; 210

Okunma Sayısı: 206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı