"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yetimlere el uzatmak

Halil ELİTOK
05 Temmuz 2026, Pazar
Müslümanlara emanet olarak bırakılan yetim ve öksüz çocuklardan bahsetmek istiyorum.

Beşîr b. Akrebe babasıyla birlikte Efendimizi (asm) ziyaret ettiğinde henüz çok küçüktü. Allah Rasûlü küçük misafirini yanına oturtmuş, saçlarını okşamış, Bahîr olan adını Beşîr diye değiştirmişti. Beşîr’in dilindeki kekemelik mübarek Nebinin (asm) duasıyla hemen geçivermişti.

Hicretin üçüncü yılında gerçekleşen Uhud Harbi’nde Beşîr’in babası Akrebe şehit oldu. Hz. Muhammed (asm) belki de böyle bir bayram günü şehidin evini ziyaret etti. Allah Rasûlü içeri girdiğinde Beşîr ağlıyordu. Âlemlere rahmet olan sevgili Peygamberimiz (asm) Beşîr’in göz yaşlarına dayanamadı. Ağlama, dedi ve sordu: Ben baban, Âişe annen olsun istemez misin?

Beşîr’in göz yaşları dindi, yetimliği ve yalnızlığı o an sona erdi. Hicretin sekizinci yılıydı. Bizans cephesinden Medine’ye hüzün yüklü haberler geldi. Allah Rasûlü’nün amca oğlu Cafer b. Ebî Talib Mute harbinde şehit düşmüş, Cafer-i Tayyâr ölmüştü. Muhammed aleyhisselâm hemen şehidin evine koştu. Cafer’in yetimlerini; Avn’ı, Muhammed’i ve Abdullah’ı kucaklayıp bağrına bastı. Onlarla birlikte ağladı, dualar etti. Sonra, kardeşim dediği Cafer’in çocuklarını alıp evine götürdü. Onların velisi, hâmîsi Muhammed aleyhisselâm oldu.

Saadet günlerinde hiç bir şehidin emaneti, hiç bir yetim kimsesiz ve sahipsiz kalmadı. Efendimiz (asm), Zeyd’in, Mus’abın, Hamza’nın çocuklarına yetim kalmanın, yalnız olmanın acısını yaşatmadı. 

Bugün dünyada milyonlarca yetim çocuk olduğu ve bu sayıya her gün on bin yeni yetimin eklendiği söyleniyor. Bu yetimlerin çok büyük ekseriyetinin İslâm coğrafyasında olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil. Yetimlerin başına gelenleri, acı dolu hikâyelerini dinlediğimizde yüreğimiz parçalanıyor. Bir dilim ekmek, bir yudum suya karşılık inancını feda etmek zorunda kalan çaresiz yavrular. Bu yavruların yardımına koşmayan, yürekleri Muhammedî merhametle dolmayan, yeri ve gökleri titreten feryatlara kulaklarını tıkayan bizler, Allah’ın huzurunda nasıl hesap vereceğiz?

 

 

 

 

Okunma Sayısı: 192
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı