"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risâle-i Nur’da yedi büyük kebâir

Hikmet Günaydın
25 Haziran 2024, Salı
Risâle-i Nur’da, yedi büyük kebâir (ekber-ül kebâir) şöyle sıralanmıştır;

1- Katl (adam öldürmek),

2- Zina,

3- Şarap (alkol kullanmak, burada şarap yazılmasında da ilginç tevafuk var),

4- Ukuk-u valideyn (sıla-i rahimi kat’etmek, kesmek),

5- Kumar,

6- Yalancı şâhitlik,

7- Dine zarar verecek bid’alara taraftar olmak,

Gazetemizde 12 Ağustos 2023’te “Bizi Unutanlara Biz de Âkıbetlerini Unuttururuz” başlıklı bir yazımız yayımlanmıştı. Bu yazı onun devamı gibi mâhiyetinde.

Görüyoruz ki âkıbetler iyice unutturulmuş, Allah cümlemizi, memleketimizi, âlem-i İslam’ı muhafaza etsin inşallah. O yazıda sadece zina ve fâize vurgu yapmıştık ancak kebâirin cümlesi yöneticilerimiz tarafından sıradanlaştırılmış gibi duruyor. Nasıl mı?

Katl: Adam öldürmek. Memleketimiz şu anda komşumuz Suriye ile savaş hâlinde. Her iki taraf da birbirine ateş ederken “Allahuekber!” diyor. Her iki taraf da vefat edenleri şehit biliyor. Acaba biz bu durumda ne yapmış oluyoruz?

Zina: Zaten kanun ile serbest hâle gelmiş, yani yapan yapmaya devam ediyor. Yasakken kolluk kuvvetlerinden korkup da uzak kalanlar da cesaretlendirilmiş durumda. Yakalansa boşanma sebebi bile değil; gerisini siz düşünün.

Şarap: Alkolün haram olduğunu bilmeyen yok. Uluslararası ticarette bir vergilendirme sistemi vardır. Hem ülke gelir elde eder hem de yerli üretici korunmuş olur; özünde iyi ve doğru bir sistemdir.

Geçenlerde hükümet ilginç bir kanun çıkardı. Meclise sunulan kamuflajlı teklif “Dut, ayva ve bazı içeceklerin Azerbaycan’dan gümrüksüz ithali” şeklinde. Muhtavâsını okuduğunuzda o “bazı içecekler”in maden suyu, gül şerbeti, ahududu… değil yıllık 1.600.000 litre (yanlış okumadınız; bir milyon altıyüz bin litre) şarap olduğunu anlıyoruz. Sıfır vergi ile şarap ithâli. Nasıldı? Yaparsaa…

Ukúk-u Vâlideyn: Sıla-i rahimi kat’etmek, kesmek. Mevcut iktidarın pompaladığı “Bizden olan Müslüman, olmayan haindir.“ “illet, zillet…”söylemleri, maalesef insanları çok kötü bir şekilde ayrıştırmıştır. Meleği şeytan, şeytanı melek gösteren “siyâsal İslam” anlayışı anne, baba ya da kardeş demeden insanımızı kutuplaştırmıştır. Bu durum Sıla-i rahimi artırır mı? Yoksa keser mi?

Kumar: Geçenlerde bir haber okuyorum “%50 vergi indirimi” şeklinde. Sevindim, demek ki her zaman vergiyi artırmıyorlar, bazen de azaltıyorlar. Ancak işin aslını öğrenince durum ilginç hâle geldi. Neden mi? Çünkü indirim, adına millî eklenmiş piyango kumarının vergisinde yapılmış. “Tüpçü” lakaplı yandaş nezâretinde vatandaş daha çok kumar oynasın diye. Allah yasak demiş ancak bunlar, “Haram helal ver Allah’ım / Senin kulun yer Allah’ım”…

Yalancı Şâhitlik: Geçmiş bir yerel seçim sonrası devletin bakanı diyor ki “Oylarımızı çaldılar.” Karşı taraf kendini temize çıkarmak için mahkemeye veriyor, mahkeme olayı inceliyor ve oy çalma olmadığına karar veriyor. Kendisine sorulduğunda “Ben öylesine söylemiştim” diyor. Böyle işler öylesine olmuyor, taraftarlarına “Siz de yalan konuşabilirsiniz, yalancı şahitlik yapabilirsiniz.” mesajı veriyor. Yâni kebâirden olması önemli değil, bakın ben yapıyorum, siz de siyasî kazanım için yapabilirsiniz, diyor. Çünkü yalanı ortaya çıkınca kimseden özür dilemiyor.

Dine Zarar Verecek Bid’alara Taraftar Olmak: Bu konuda da sayılabilecek çok şeyler var. Mesela; Mimberlerin siyâsî mesajları neşir mahalline çevrilmesi, siyâsî toplantıların camilerde yapılması ve zevât-ı muhterem siyâsîlerin câmide tekeyyüfü için koltuklar getirilmesi, câmilerin aşırı süslenmesi, câmi halılarının sık sık değiştirilmesi, diyanetin câmilerde yardım toplayıp nereye harcandığını belgelememesi gibi. Yardımın verilen niyetin dışında kullanılması uygun değildir.

Bizce daha önemli olan konu Meşveret ve Şura uygulaması yerine tek adamlığın tercih edilmesi, meclisin akim bırakılması ve tek adam taraftarı olunması bid’attır ve ekber-ül kebâirdendir. Aynı şekilde dine zarar veren sistem ve şahıslara taraftar olmak da böyledir.

Netice olarak; ekber-ül kebâir her yerde karşımıza çıkıyor ve artık normal görülüyor. İçine düşen de durumun farkında değil; müsebbiplerini hâlen destekliyor, alkışlıyor, neyi desteklediğini ve alkışladığını da bilmiyor.

Biz, Allah’ın Rahmetinden ümidimizi kesmedik, kesmiyoruz. Mevcut durumu sorgulayan, farkındalık oluşturmaya çalışan, gayret eden insanlar var. Hak galebe çalacak; ömrü olan da görecek inşâallah! 

Sağlıcakla kalın.

Okunma Sayısı: 1826
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı