"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siz bilmezsiniz... (2)

Hikmet Günaydın
14 Mayıs 2024, Salı
05 Mayıs 2024 Pazar günü yayınlanan yazımızda Bakara Suresi 216. Âyetin (Siz bilmezsiniz, hoşlanmadığınız şeyler belki hakkınızda daha hayırlıdır.) bazı tezahürlerinden hatıra olarak bahsetmiştik.

Bugün o yazının devamı olan bir hâtıradan bahsetmek istiyorum.

Düzce Devlet hastanesinde yaklaşık üç hafta kaldım, beklenen gelişme olmayınca beni İstanbul Okmeydanı Hastanesine sevk ettiler, detaylar çok fazla, ben bir kesit alıp o hâtırayı paylaşmak istiyorum.

Bazı tetkikler sonucu farklı bir tedaviye başladılar. Bu nedenle her üç haftada bir aynı hastaneye test sonuçlarıyla gidip kontrol ediliyoruz. İşin ilginç yanı Türkiye’nin değişik bölgelerinden aynı hastaneye aynı durumda olan hastalar geliyor, yani aşağı yukarı herkes psikolojik olarak aynı hâlde; ölmek ile yaşamak arasında… Cümlemiz kanser riskinin tehdidi altındayız. İşin başka bir ilginç yanı, aynı kişiler aynı periyotta kontrole çağırıldığından birbirimizi tanıyor, selamlaşıyoruz.

Burada Erdoğan Balta adında biriyle tanıştık. Eşiyle gelmiş ve her ikisinin durumu da sıkıntılı.

Korkuyorlar; hastalıklarını hiç kimseye söylememişler.

-Annene de mi söylemedin?

-Hayır, söylemedim. Çünkü ucunda ölüm riski var.

-Doktor size ölüm ihtimali için ne kadar süre verdi?

-On beş yıl gibi; en kötü senaryo beş yıl.

“Kardeşim, sen bu beş yıl veya on beş yıl içinde 500 çeşit nedenle ölebilirsin” dedim. “Hatta yolda giderken araba çarpıp da ölebilir misin?”

-Evet.

-Peki yolda giderken kafana damdan kiremit düşebilir mi?

-Evet.

- O hâde korkacak ne var? Bence hemen annene git, hatta çoluk çocuğuna da hemen durumu  bildir,size dua etsinler. Stresiniz azalır, daha bir rahat edersiniz, dedim.

-Haklısın, öyle yapalım.

Artık, sonraki kontrollerde hemen yanıma geliyor ve başlıyoruz sohbete; çok güzel bir ortam oluyor.

Birkaç buluşmadan sonra bana dedi ki: ”Arkadaşım, buraya gelince gözlerim seni arıyor, seninle

sohbet edince rahatlıyorum; sanki hastalığım azalıyor. Sen hastalık problemini kafanda çözmüşsün. Burada senin kadar rahat başka birini de göremiyorum.”

Neticede o da ben de Cenab-ı Hakk’ın Şâfi ismiyle şifa bulduk, elhamdülillah.

Risâle-i Nur’un biz farkında olmadan bize neler kattığını, kaderî noktada ne kadar rahat ve güzel bir hâlete vesile olduğunu geç de olsa fark etmiş olduk, elhamdülillah.

Sağlıcakla kalın.

Okunma Sayısı: 779
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı