"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

O manevî yangın söndürüldü mü?

Hüseyin GÜLTEKİN
05 Ağustos 2019, Pazartesi
Yaklaşık bir asır önceden Üstad Bediüzzaman’ın: “alevleri göklere yükselen bir yangın görüyorum; içinde evlâdım yanıyor; imanım tutuşmuş yanıyor; o yangını söndürmeye koşuyorum” diyerek, içinde insanların imanının ve itikadının cayır cayır yanmakta olduğunu feveran ederek haber verdiği bu korkunç yangın karşısındaki tavrımız, duyarlılığımız nedir acaba?

Bütün ehl-i dinin ebedî hayatını ciddî manada tehdit eden, geleceğini karartan, belki de uhrevî hayatını tamamen kaybettirecek olan bu manevî yangın söndürüldü mü? Yoksa belli karanlık odaklarca benzin dökülerek daha da şiddetlenerek devam mı ediyor bu yangın?

Üstadın “manevî yangın var” diye haber verdiği zaman yani yaklaşık bir asır önce mi imana Kur’ân’a olan saldırılar çoktu, yoksa şimdi mi? Manevî erozyan, ahlâkî aşınma o zaman mı çoktu, şimdi bu zamanımızda mı daha çok? Haramlardan, büyük günahlardan çekinmeyle ilgili hassasiyetlerdeki şimdiki durumla bir asır önceki durum kıyaslansa nasıl bir tablo ortaya çıkar acaba?

Sözü uzatmadan yakın tarihte Optimar Araştırma Şirketi’nin dinî yaşantımızla alâkalı olarak yaptığı şu anket sonuçlarına bakalım: İki yıl önce yapılan bir araştırmada ben Müslümanım diyenlerin oranı % 99 iken; iki yl sonra yani 2019’da bu oran % 89.5’e gerilemiş. Yani hemen hepimizin lâf gelişi bu ülkenin % 99’u Müslümandır sözü lâfta kalmış. Bu araştırmaya göre ülkemizdeki insanların % 2.7’si ben ateistim, yani hiçbir dini kabul etmiyorum diyor. % 1.7’si de deistim diyor. Yani Allah’a inanmakla beraber dinlere inanmıyorum diyor.

Evet Zübeyir Ağabeyin: “Teessür ve ıztırap karşısında kalpten bir parça kopsa idi, bir gencin dinsiz olmuş haberi karşısında o kalbin atom zerratı adedince parça parça olması lâzım gelir” dinî hassasiyetinin neresinde acaba günümüzün ehl-i dini?  

Evet bu içler acısı gidişatı Üstad Hazretleri görseydi neler söyleyeceğini, nasıl da feveran ederek, çare arayışlarına gireceğini tahmin edersiniz her halde.

Bir de bu zamanda uyuşturucu kullanımı yaşının 12-13’lere düşmesini, artarak devam etmekte olan alkol, kumar gibi kötü alışkanlıklarını düşününce gidişatın dehşetini görebilenler için fazla söze gerek kalmıyor her halde. 

“Bir zaman Eskişehir Hapishanesi’nin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramı’nda oturmuştum. Karşısındaki Lise Mektebi’nin büyük kızları, onun avlusunda gülerek, raks ediyorlardı. Birden manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki o elli altmış kızlardan ve talebelerden kırk ellisi toprak oluyorlar, azap çekiyorlar. Ve on tanesi yetmiş seksen yaşında çirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden, sevmek beklediği nazarlardan, nefret görüyorlar. Kat’î müşahade ettim, onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular, ben dedim: ”Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz.” 

İslâmî bir giyim kuşam içinde olmamakla beraber dekolte bir kıyafet içinde olmayan bu kızların bu haline oturup ağlayan Üstad bu felâket asrının ar damarlarını çatlatan dekolte kıyafetleriyle arz-ı endam eden adeta erkekleşen hanımlarına şahit olsaydı neler hissederdi, nasıl feveran ederek çare arayışlarına girerdi acaba? Üstadın bu gayr-ı meşrûluklara karşı gösterdiği tepkinin, ağlayarak sergilediği tavırlarının neresinde bu günün ehl-i dini? Yoksa onun şahit olduğu gayr-ı meşrûluklar karşısındaki ağlamalarına, günümüzün ehl-i dini gülüp geçiyor mu? Eğer öyle ise vay halimize!.

Okunma Sayısı: 1034
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman Yıldırım

    5.8.2019 20:18:46

    Günumuz toplumunun buyuk bir kısmının imani mesele diye bir derdi yoktur. Sevdiklri Reisleri iktidardaysa imani meselede şeriat meseleside garantidedir diye inanmsktalar. Toplumu öylesine bir kıskaca soktular ki hermeselenin hamusi ve garantisi siyasi bir şahsittir diye itikad etmekteler. Dolayısıyle imanın tehlikede olması o şahsın iktidarda kalmasına endekslenmiş durumda olup işin vehametide buradadır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı