"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şevk ve heyecan dolu merhum Celal Yalçın Ağabey

Hüseyin GÜLTEKİN
06 Ocak 2020, Pazartesi
Üstad Bediüzzaman ile beraber hizmet-i Kur’ânîyede bulunan saff-ı evvel olarak bilinen ve sonrasında kudsî hizmetin müdavimi olan o bahtiyar, fedakâr Nur hadimlerinin yaptıkları hizmetleri yazmaya kelimeler kifayet yetmez.

O Nur kahramanları bütün tehlikeleri göze alarak, icabında ağır bedeller ödeyerek, Nur hizmetlerinde adeta destanlar yazdılar.

Bir çoğunun dünyevî makam ve mevkileri yoktu. Çok az bir kısmının lise düzeyinde tahsili olsa da bazıları ilkokul mezunu, bazıları yarım ümmi, hatta tamamen ümmi idi. Herhangi bir gelirleri, servetleri olmayan bu hadimlerin bir çoğu işçi, çiftçi, marangoz, terzi gibi esnaf olan bu fedakârların çoğu fakir-ül hal insanlardı. Bir ihsan-ı İlâhî olan bu kudsî emaneti bize tevdi eden o hizmet erlerinin bir çoğu şanla şerefle buradaki hizmetlerini ifa ederek dar-ı bekaya göçtüler. Yüce Allah (cc) hizmetlerini makbul, mekânlarını Cennet eylesin inşallah.     

İşte bu hizmet erlerinden birisi de aslen Elazığ’lı olan, ama ömür dakikalarının çoğunu Malatya’da geçiren Celal Yalçın Ağabeydir. Bu fani, geçici dünyadan göçüp gitseler de Allah yolunda, ahirete yönelik yaptıkları Nur hizmetleri unutulmuyor, bir yönü ile baki kalıyor. Aramızdan ayrılalı yaklaşık iki yıl olmasına rağmen, hemen her derste, her sohbette onun yaptıkları hizmetleri, anlattıkları hatıralarını hatırlayıp, onun yokluğunu hissedip, hasretini çekiyoruz.

Her gün mutad olarak okuduğu Kur’ân, Cevşen-ül Kebir gibi hususî virdlerine ilâve olarak günlük yüz sayfa Risale-i Nur okuduğunun bir neticesidir ki ilerlemiş yaşına rağmen Celal Ağabey, (vefatı: 30 Aralık 2017) hareketli, dinç zinde görünümü ile gür sesiyle yaptığı dersleriyle cemaatin şevk ve heyecan kaynağı oluyordu.   

85 yıllık ömrünün yaklaşık 65 yılını hiç ara vermeden Nur hizmetleriyle geçiren Celal Ağabeyin bizzat yaşayarak veya şahit olduğu her bir olaydan hepimizin alacağı dersler olmalı diye düşünüyorum. Gerek ders ortamlarında, gerekse hususî veya dostların bulunduğu toplu ortamlarda defalarca Celal Ağabeyin o heyecanlı şivesiyle anlattığı şevk ve ibret verici hatıralarını halen hatırlıyor ve zaman zaman derslerde dile getiriyoruz.

Kar kış demeden, uzak yakın demeden, hiçbir maniye, engele takılmadan hizmetten hizmete koşan Celal Ağabey’in küçücük evlâdı ağır hasta ve son günlerini yaşamakta olduğu halde ağabey il dışındaki bir derse gitmek üzere hazırlanırken, hanımı; “efendi nereye gidiyorsun... Görüyorsun ki çocuk hasta, belki de ölecek..” diyor. Celal Ağabey; “elbette gezmeye gitmiyorum. Hizmetlerimizle ilgili toplantımız var. Ben gidiyorum, çocuk ölürse, kaldırır defnedersiniz” diyor. Ağabey dönünceye kadar çocuğunun vefat edip, defn edildiğini öğreniyor.

İşçi olarak çalıştığı fabrikanın kendi amiri konumundaki müdürün işçilere hitaben dinî değerlere aykırı ve inançlarımızı tezyif ve tahkir edici konuşmalarını işiten Celal Ağabey bu amirinin yakasından tutarak; ”utanmıyor musun? Yazıklar olsun sana. Ayıp değil mi? Kes sesini...” diyerek amirini susturuyor.

Yasakların kol gezdiği o dönemlerde ihbar ve şikâyetler dolayısıyla defalarca Celal Ağabeyin polis karakollarını ve mahkeme salonlarını mekân edindiğini ve oralarda da Risale-i Nur’dan dersler yaptığını ve yaptığı yiğitçe müdafaalarla dâvâsını savunduğunu ve bütün dâvâların da beraatle sonuçlandığını biliyoruz. 

Yasakların yürürlükte olduğu, binbir manilerin, zorlukların olduğu, Celal Ağabey çoğu âmi ümmi olan bir avuç Nur kahramanlarıyla beraber Malatya’da iman hizmetlerinde adeta destanlar yazdılar.

Bu vesileyle, ahirete intikal etmiş olan bütün Nur Talebeleri ve ehli imanla birlikte, Celal Yalçın Ağabey’ede bir defa daha Allah’tan rahmet diliyorum. 

Okunma Sayısı: 1404
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mürsel

    6.1.2020 12:45:14

    efendi nereye gidiyorsun... Görüyorsun ki çocuk hasta, belki de ölecek..” diyor. Celal Ağabey; “elbette gezmeye gitmiyorum. Hizmetlerimizle ilgili toplantımız var. Ben gidiyorum, çocuk ölürse, kaldırır defnedersiniz” diyor.inançlarımızı tezyif ve tahkir edici konuşmalarını işiten Celal Ağabey bu amirinin yakasından tutarak; ”utanmıyor musun? Yazıklar olsun sana. Ayıp değil mi? Kes sesini...” diyerek amirini susturuyor.Mekanın Cenneti aala olsun Celal ağbey.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı