"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bayram ve Ayasofya

İbrahim ERSOYLU
31 Temmuz 2020, Cuma
Bugün bayramın birinci günü.

Dinî bayramların biz Müslümanlar nezdinde ayrı bir yeri vardır. O süreçlerde sevincimiz, mutluluğumuz, yardımlaşma duygularımız zirveye çıkar.

Ne yazık ki âlem–i İslâm ve ülke olarak bu bayrama buruk bir sevinçle giriyoruz. Suriye, Irak, Filistin, Libya, Keşmir, Doğu Türkistan gibi bölgelerde yaşayan Müslüman kardeşlerimiz zulüm altında bayramı geçirecekler.

Şanlı ecdadımız olan Osmanlılar, devletin sınırları 22 Milyon km2’ye ulaşan geniş bir coğrafyada farklı ırk, dil, dine mensup milletleri İslâm’dan aldıkları ilham ve güçle adaletle idare etmişlerdi.

Osmanlının mirasını devralan Türkiye’nin bugünkü tablosu içler acısıdır. Ülkede adalet yerlerde sürünmektedir. 15 Temmuz meşum darbe teşebbüsü bahane edilerek yüz binlerce insan ispiyon, iftira neticesi kanunî hakları gasp edilerek vazifesinden uzaklaştırılmış ve tutuklanmıştır. Bunların bir kısmı âdil olmayan mahkeme kararlarıyla ağır cezalara çaptırılmıştır. Bunların sayıları milyonlara varan aileleri, Suriyeli sığınmacılardan beter bir sefalete maruz bırakılmıştır.

Yöneticiler, bayram arefesinde içerde tutulan bu mazlumları, mağdurları, onların ailelerini ve yakınlarını sevindiren kararlar alsalardı ne iyi olurdu. Bayram hürmetine bu insanlar serbest bırakılarak dışarıda onların hasretini çeken aile ve yakınlarına kavuşmaları ve bayram sevincini yaşamaları sağlanabilirdi. Ne yazık ki bu yapılmadı.

Her demokratik ülkede muhalifler bulunur. Şiddete, teröre karışmadıkları sürece, farklı fikir ve düşüncelerinden dolayı onlara müdahale edilmez. Ancak bizde iktidara muhalifler “teröre destek” yaftasıyla damgalanarak âdil olmayan kararlarla içerde tutuluyor.

Hür dünyada adaletten uzaklaşan rejimler antidemokratik rejimler olarak kabul edilir. Bu durum o ülkenin dış dünyadaki saygınlığına çok zarar verir.

Geçen hafta Ayasofya; camiye, mabed olan aslına dönüştürüldü. Güzel de oldu. İslâm’a göre doğru ve güzel iş yapan kim olursa olsun takdir edilir. Bu yüzden Ayasofya’nın açılışına vesile olanlara teşekkür ve onları takdir ederiz.

Ancak bu mevzuda bizi rencide eden husus şudur: Ayasofya’nın açılması için yıllardan beri gayret eden, 1980’lerde onun bir bölümünü kısmen ibadete açan, minarelerinden ezan okutan S. Demirel’in başında olduğu Ahrar / Demokratların ve bu iş için yıllardan beri talepte bulunup gayret gösteren başta Yeni Asya olmak üzere cemaat ve tarikatların emeklerini yok farz edip, tek başına bir kişinin, açılma şerefini yurt çapında günlerce öncesinden reklâmlarla sahiplenmesini doğrusu yadırgadık. Bu uğurda emek sarf eden herkes, hatta muhalefet, bu şerefe ortak edilmesi lâzımdı. Ama bu yapılmadı. Binlerce katkı ve şeref bir tane şerefe indirgendi.

Halbuki 1950’lerde, merhum Adnan Menderes’in başında bulunduğu Ahrar/Demokrat iktidar, toplumsal bir mutabakatla, muhalefete bu işi siyasete alet etmeyeceğine dair teminat vererek, ülke çapında bu işin reklâmını yapmadan Ezanı Arapça aslına çevirdi. İsmet İnönü haricindeki CHP’liler mecliste bu karara müspet oy verdiler.

Son söz: Cenab-ı Hak, İslâm âlemi ve Türkiye olarak bayramları adaletin, hak ve hürriyetlerin hâkim olduğu bir vasatta kutlamayı nasip etsin. Bayramın bütün mazlum milletlerin kurtuluşuna vesile olması dileği ile bayramınızı tebrik ederiz.

Okunma Sayısı: 913
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı