"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Haramı helâl, helâli haram saymak

İbrahim Günaydın
07 Kasım 2026, Cumartesi
Hile-i bâtıla, haramı helâl, helâli haram saymak için çalışmak, kurnazlık yaparak haram kazanç elde etmektir. İslâm bunu yasaklamıştır.

Hile-i Şer’iye ise: Tasarrufları fıkıh kurallarına uygun hâle getirerek, yalandan, kurnazlıktan uzak durarak bir meseleye çözüm ve çâre bulmaktır. Bu durum, Kur’ân ve sünnetin aslına uygun olduğu için câizdir.

Hile-i batıla ise, aslâ câiz değildir.

Hile-i bâtılaya bir misal verelim: Hz. Mûsâ’nın şeriatine göre İsrâiloğullarının Sebt (Cumartesi günü) balık tutmaları yasaktı. Fakat deniz kıyısında yaşayan bir Yahudî kabîlesi, deniz kenârına havuz yaptılar. Cumartesi günü kıyıya gelen semiz balıklar bu havuza geliyorlardı. Yahudîler, havuza gelen bu balıkları Pazar günü avlıyorlardı. Yahudîlerin bu yanlış tutumlarını din adamları uyarıp ikaz adiyorlardı. Ama dinleyen olmadı. Cenab-ı Hak bu yanlış tutumlarından dolayı onları cezalandırdı.

“Aşağılık maymunlar olun.” diyerek onları maymun kılığına soktu. (Bakara Suresi: 65; A’râf Suresi: 163-166)

HİLE-İ ŞERİYE

Hile, hâle kökünden türemiştir. Değişmek, dönüşmek, yıllanmak, halden hâle geçmek gibi anlamlara gelir. Hile’nin çoğulu hıyal şeklinde gelir.

Sözlük anlamı; mahâret, kurnazlık, çare, çıkış anlamlarına gelir. Bu kelimeye sonradan aldatma, tuzak kurma, kurnazlık ve düzenbazlık gibi yanlış manalar yüklenmiştir.

Bu tabir, hile-i bâtıla ve hile-i şeriye diye ikiye ayrılmıştır. Hile-i şeriyeye Kur’ân’dan bir misal verelim:

Hz. Eyyub peygamber hastalığı anında bir hatasından dolayı hanımına kızdı. “Hanım! Eğer iyileşirsem sana tam yüz sopa vuracağım!” diye yemin etti.

Hz. Eyyub peygamber iyileşti. Hanımına 100 sopa vurması gerekiyordu. Çünkü yemin etti.

Cenab-ı Hak lütuf ve keremiyle Eyyub peygamberin yeminine ve hem de hanımını rencide etmeyecek bir hile (çare) buldu. Ve Sa’d Suresi’nin 44. ayetinde şöyle buyurdu: “Eline 100  buğday sapından oluşan bir demet sap al. Onunla hanımına vur ve yeminini bozma!” buyurdu.

Bu ruhsat üzerine Eyyub peygamber, ince buğday sapından 100 tane aldı ve bunları bir demet hâline getirip hanımı Rahîme’ye hafifçe vurdu. Böylece yeminini yerine getirmiş oldu.

İman, İslâm, ihlâs, ilim, hilm, şevk, ümit, Kur’ân ve sünnet üzere kalınız.

(Merhum İbrahim Günaydın’ın vefatından önce gönderdiği yazıları, rahmete vesile olması duasıyla yayınlıyoruz.)

Okunma Sayısı: 71
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı