Bu gün hava çok güzel ve güneşli. Arabama atladım. Çay kenarında bir ağacın altındaki banka oturdum. Kendimle hasbihale ettim:
Uzun yıllardır Risale-i Nurları okuyor ve bir talebesi olmak için çalışıyorum. Aynı zamanda Risale-i Nurlardan hakikatleri öğrenmek ve hayatıma uygulamaya çalışıyorum. Risaleleri okurken ve hayatıma uygularken hayatımın birinci önceliği diye çaba sarf ediyorum.
Yaptığım hizmetlerde nefsim kendimi beğenmemi, toplumda söz sahibi şöhretli biri olmamı istiyor. Böyle yaparsam ihlâsla yaptığım hizmetlerim riya seli ile yok olacağını da biliyorum. Nefsimin bitmez tükenmez isteklerinden kendimi kurtardığımda kendimi emniyette olacağımı biliyorum. Her halükarda işim çok zor görünüyor. Nefsimle mücadelem beni çok yoruyor ama ayakta kalmamın sırrı da nefsimin emrimde olmamam olduğunu biliyorum.
“Risaleleri niçin okuyorum” diye bir soru dikildi karşıma. Yılların verdiği okumalarımla şöyle bir cevap veriyorum: “Risale-i Nur asrımızın en tehlikeli maddî, manevî hastalıklarına karşı kurtarıcı bir ilaçtır. Hastalık hızla yayılırken bilmediğimiz ilaçlarla vakit kaybetmeden Risale-i Nur ilacını “imanı konuları” en az eczaneler kadar topluma taşımalıyım. Kitapları okumalı, anlatmalıyım. Risaleleri anlatırken sanki kendimi kurtarmış gibi konuşmamalıyım. Her konuşmam önce nefsine olmalı. En zor ve zahmetli hizmetleri nefsime yüklemek, menfaatimin olduğu konulardan uzak durmalıyım. Genelin menfaatine olan konulara tüm gücümle destek olmalıyım. Sohbet anında kendimi beğendirmek, karşıdakine bilgiçlik taslamak tavrı tüm hayırları ateşe atmak olduğunu bilmeliyim. Risale-i Nuru anlamak ve yaşamak hayatımın olmazsa olmazı olduğunu bilmeliyim.
Yaptığın her şeyde insanları değil Allah’ı memnun ve razı esasına göre hareket etmek en büyük hizmetim olduğuna kalben inanmalıyım. Allah beğensin bana yeter demek hayatımın esası olmalıdır. Beraber kaldığım ve yaşadığın kişilere bir menfaat beklemeden yardımcı olmayı adet ve alışkanlık haline getirmeliyim. Dert ve sıkıntılarında arkadaşlarımın yardımına koşmak Allah için olmalı. Bir ağacın kökü sağlam değilse dal ve yapraklarını tedavi etmek boşunadır. Konuştuğum ve sohbet ettiğim kişilere iman hakikatlerini sürekli gündemde tutmam asıl işim olmalı. Yoksa gündemde tutulan huzur bozucu âfâkî günlük sohbetleri dinlediğimde ümidimi, huzurumu ve ağzımın tadını kaçırdığını biliyorum. Allah’ı ve ölümü unutturan her şeyden uzak durmalıyım.
Beraber olduğum ders ve yol arkadaşlarıma ima yoluyla da olsa üstünlük tasladığım anlaşılmamalı. Eğer arkadaşım kendini büyük göstermeye çalışsa da onu mahcup etmemek için sabretmeliyim. Beraber kaldığım veya hizmette arkadaşlık ettiğim kişinin kusurlarını gördüğünde onları inciterek değil, kalbini kırmadan samimiyetimi göstererek lütufla anlamasını sağlamalıyım.
Ziyaretime gelen dost ve arkadaşlarıma daima güler yüzle ve memnun kaldığımı göstererek karşılamalıyım. Arkadaşım istemediğim bir konuda konuşursa hatırını kırmadan sabırla dinlemeliyim. Yıllardır farklı yerlerde sohbetlere katılırım. İsteyerek istemeyerek konuşanları dinlerim. Dinlerken bazen çok yorulur, bazen de bir an önce bitmesini bekliyorum, sabırla zorda olsa onları dinlemek kardeşliğin gereği olduğunu bilmeliyim.
Bugün kendimle baş başa sohbet bana çok çok iyi geldi. Bundan böyle birkaç ayda bir kendimle hasbihal etmeyi düşünüyorum. Sizler de deneyebilirsiniz.