"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hususî âlemimizin inşasına dair

İhvan Yıldız
14 Şubat 2021, Pazar
Sâni-i Zülcelâl insanın mahiyeti’ni, ahseni takvîm suretinde bir sanat eseri olarak hâlk etmiştir.

İnsan, kâinât ağacının en son ve en cemiyetli meyvesidir. Meyvedeki çekirdek, ağacın bütün özelliklerini netice verecek bir hasiyete ve bir programa sahiptir. Yani insan, şu âlem-i kebirin (büyük âlemin) bir misal-i musağğarıdır (küçültülmüş misali). İnsan, insaniyet cihetiyle ekser mevcudatla alâkadardır. Onların saadetleriyle lezzetlendiği gibi helâketleriyle elemlenir/üzülür.

Kâinât’ın hülâsasından (özeti) hususî bir âlem, her insan’a verilmiştir. Tahavvülatı da(değişiklikler) insanın kalbindeki itikada bağlanmıştır. Malûmdur ki hüzünlü bir insan herşeyi hüzünlü, neşeli bir insan herşeyi neşeli görür. Çünkü Ahkemü’l-Hâkimîn (hüküm verenlerin, en iyi hüküm vereni) olan “Cenâb-ı Hak ve Hakîm-i Mutlak” insanın cüz’î iradesiyle yaptığı tercihlerini,“irade-i külliyesinin taallûkuna bir şart-ı âdi yapmıştır. Yani, mânen der: ‘Ey abdim, ihtiyarınla hangi yolu istersen, seni o yolda götürürüm.’” 1

Bizzat güzel “zâtında güzel olan”, “güzelliği, bir başka şeye nisbetle olmayan” demektir. Herbir “esma-i hüsna” bizzat güzeldir. “İman” bizzat güzeldir. Küfür hiç olmasa da iman yine güzeldir. Bu güzellik küfre nisbetle değildir. İyilik yapmak, adaleti sağlamak, merhamet etmek, şefkat etmek, tevazu göstermek, cömert olmak gibi güzel ahlâkın bütün şubeleri de bizzat güzel olan şeylerdir.

Neticeleri îtibariyle güzel ise, surette şer gibi gözüken, ama o olmadığında güzelliğin hasiyetleri görünmeyen şey demektir. Misal, şeytanların insanlara musallat olması sureten şer ise de neticeleri îtibariyle güzeldir. Çünkü şeytanlar olmasa insanlarda terakki olmaz, istidat ve kabiliyetleri gelişmez. İmtihan sırrı bozulur.

Herkesin korkup ürktüğü ölüm de, neticeleri îtibariyle güzel olan kısma dahildir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “Ölümden ürküp, kabirden korkup başını çevirme. Merdâne kabre bak, dinle, ne talep eder? Erkekçesine ölümün yüzüne gül, bak, ne ister. Sakın gafil” 2 olma derken, kendisi gafletten sıyrılarak ölümün yüzüne bakar. “Herkesi korkutan, en korkunç tevehhüm edilen ölümün yüzüne baktım. Nur-u Kur’ân ile gördüm ki, ölümün peçesi gerçi karanlık, siyah, çirkin ise de, fakat mü’min için asıl siması nuranîdir, güzeldir gördüm.” 3

Ölümün hakikatini görüp, ikazını dikkate alan kâmil insanlar; tercihlerini yaşantısına aksettirerek hususî âlemlerini şekillendirirken huzurlu bir hayat yaşamışlar. Ölümü sevmişler, daha ölüm gelmeden ölmek istemişler.

Hasılı kelâm insan bâki ve daimî mülkü kazanma dâvâsını unutup ebedî dünyada kalacak gibi âfâkî mâlâyâniyat ile iştigal etmemelidir. Mâlâyâni meselelerle ruhunu kirleterek, kalbini hasta ederek, nefsini şımartarak kıymettar vakitlerini zayi’ etmemelidir.

Cenâb-ı Hak hepimize huzurlu ve mutlu bir hayat nasip etsin. İnşaallah.

Dipnotlar:

1. Sözler - 26. Söz – s. 760.

2. Sözler - 14. Söz – s. 276.

3. Lem’alar - 26. Lem’a – s. 519.

Okunma Sayısı: 981
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı