"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

17 Ağustos’tan 22 yıl sonra

Kâzım GÜLEÇYÜZ
05 Ağustos 2021, Perşembe
Okuyucularımızdan İbrahim Yılmaz, son orman yangınlarıyla ilgili Youtube yayınımız için yaptığı yorumda “1999’daki 17 Ağustos depremi 28 Şubatçıların foyasını ortaya çıkarmıştı. Bu orman yangınları da takkeli 28 Şubatçıların boyasını döktü” demiş.

28 Şubat hukuksuzluklarının zirve yaptığı bir dönemde meydana gelen 17 Ağustos depremi sonrası ne olmuştu; hatırlayalım.

Keyfî ve hukuksuz uygulamalara tamgaz devam eden zihniyetin pençesindeki devlet, 20 bine yakın insanımızın can verdiği depremde tam anlamıyla dökülüp çuvallamış; ama bu haldeyken bile, yardım için müthiş bir hızla harekete geçen gönüllü ve sivil organizasyonların bu dinamizminden rahatsız olmuş ve engellemek için çok uğraşmıştı.

Ve “İrtica depremi de istismar ediyor” bahanesiyle elinden geleni ardına koymamıştı.

Aradan 22 sene geçti. 17 Ağustos’un yeni bir yıldönümüne sayılı günler kala ülkenin bir numaralı gündemi orman yangınları.

Yangınları önleyici tedbirlerde de, yangın söndürme çalışmalarının organizasyonunda da yine sınıfta kalan bir yönetim mevcut.

İktidar güya 28 Şubat’ın gadrine uğramış kadrolarda. Ama bilhassa 15-20 Temmuz sürecinde ve özellikle de tek adam rejimine geçildikten sonra tırmanan hukuksuzluklar, “28 Şubat döneminde yapılmak istenip de yapılamayanlar şimdi yapılıyor” dedirtiyor.

İşin enteresan tarafı, bir taraftan hukuksuzluklar ısrar ve inatla sürdürülüp tırmandırılırken, afet ve felâketlerde de 28 Şubat’takine benzer reflekslerin sergileniyor olması.

Son örneği, orman yangınlarında iktidarın ortaya koyduğu görüntü. Yangınları söndürmek için hayatlarını feda etmeyi göze alarak ve feda ederek canla başla çalışan fedakâr görevlilerin cansiperane gayretleri her türlü takdirin üstünde. Allah hepsinden razı olsun. Ama özellikle yangın söndürmek için hayatî bir önem taşıdığı bu defa çok daha iyi anlaşılan hava desteği konusunda ilgili kurumlarla iktidarın gösterdiği hantallık akıl alır gibi değil.

Keza yardım teklif ve kampanyaları karşısındaki kompleksli tepkiler de, 28 Şubatçıların halet-i ruhiyesini yansıtıyor. Sadece isim ve kelimeler değişmiş, özde değişiklik yok.

Tek adam rejiminin zırhına bürünerek devam eden 28 Şubat’ı bitirmenin tek yolu ise seçim.

Okunma Sayısı: 2637
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yusuf Taha

    6.8.2021 21:50:50

    ilk islamcılar samimi insanlardı.mesela akif ersoy,bazı fikirlerine katılmasak da ahlak ve fazilet âbidesi bir insandı.şimdiki islamcılar bunların tırnağı bile olamaz.şimdiki islamcılar islamın adalet,hakkaniyet,insaf,ahlak ve faziletinden o kadar uzaklaştılar ki metodlarıyla,icraatlarıyla tamamen süfyaniyete inkılab ettiler.yaptıkları her iş ifsat ve tahribat namına geçmektedir.Allah bizleri böyle feci bir akıbetten muhafaza etsin.

  • Aysuna

    5.8.2021 14:07:10

    Allah(cc),razı olsun Kâzım Abi...Rabb'im sizi gerçek gündemden ayırmasın inşallah..O tertemiz lâtifelerinizi hiç soldurmasın...Evet,vicdan bozulduysa hayır adına her iki âlemden gelen tüm uyarılara kapalıdır..Heyhat,zahiren cennet gibi hayatları olsa da hakikatte kalplerindeki zakkum çekirdeğini inkişaf ettirerek bu dünyada da cehennemi yaşıyorlar.

  • Halil İbrahim Karahan

    5.8.2021 13:22:58

    Allah razı olsun

  • Necati

    5.8.2021 12:13:45

    Çok doğru, tesbit 28 şubat şimdi dini siyasete alet eden zihniyetle devam ettiriliyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı