"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Adalet hassasiyeti” mi?!

Kâzım GÜLEÇYÜZ
20 Kasım 2020, Cuma
Bunca olup bitenlere rağmen milletin gözünün içine baka baka reform gündeminden hiç kopmadıklarını söyleyebilen Erdoğan, “Hukuk devletinin tüm unsurlarıyla tahkim edilmesi önceliğimizden ve adalet hassasiyetimizden taviz vermeyeceğiz” diyor.

Aslında “hukuk devletinin tahkim edilmesi”nden söz etme ihtiyacı duyulması, AKP kurucu kadrosundan, Mazlumder’in ilk başkanı ve Diyarbakır eski milletvekili İhsan Arslan’ın dediği gibi, bir itiraf. Tahkime ne zaman  ihtiyaç duyulur? Yıkımla neticelenme riski yüksek olan zayıflama ve çürüme hallerinde... 

Hukuk ve adalette getirildiğimiz yer tam da buna tekabül ediyor. Özellikle 15-20 Temmuz OHAL sürecinde zirve yapıp tek adam rejimiyle kalıcı hale gelen vahim hukuk ihlalleri adalete ve yargıya güveni dibe vurdurdu.

Erdoğan’ın “Kesinlikle taviz vermeyeceğiz” dediği “adalet hassasiyeti,” cezaevinde büyümeye mecbur edilen yüzlerce masum bebek, terör iftirasıyla içeri tıkılan ve aralarında 60 yaşındaki ev hanımlarının da bulunduğu binlerce—çoğu tesettürlü—kadın, sayısını bilmediğimiz ağır hasta ve ihtiyar tutuklu ve hükümlüler için neden bir türlü işlemiyor?

İnfaz kanunu çıkarılırken yapılan onca çağrılara kulak tıkayıp, hırsızları, mafya babalarını ve uyuşturucu suçlularını bırakan, buna mukabil bebekleri, kadınları, hasta ve yaşlıları, “düşünce suçluları”nı içeride tutmaya devam eden bir “adalet hassasiyeti,” öyle mi?!

Bu nasıl bir “adalet hassasiyeti” ki, masumiyet karinesi, suç ve cezanın şahsîliği ilkesi, savunma ve âdil yargılanma hakları ve hak arama hürriyeti gibi en temel hakların hoyratça ayaklar altına alınıp çiğnendiği yargılama ve infaz süreçlerine duyarsız kalabiliyor?

Keza aileleriyle birlikte milyonları bulan bir kitlenin mağduriyetine yol açan ve sebebiyet verdiği insanî-toplumsal yıkımlar artarak ve yaygınlaşarak devam eden KHK faciası, bu “hassasiyet”in neresine karşılık geliyor?

Bu süreçte yapılanlar, darbeyle de, terörle de hiçbir alâkası olmayan nice masum insanı mağdur ve nice aileyi perişan etti; nice çocuk annesiz, babasız, ortada kaldı; nice gözü yaşlı ana-baba evlat acısıyla yanıp tutuştu...

Diğer alanlardaki hukuksuzluk, keyfîlik, ayrımcılık ve kayırmacılıklara hiç girmiyoruz.

“Adalet hassasiyeti” mi dediniz? Geçiniz...

Okunma Sayısı: 4060
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet

    20.11.2020 20:57:37

    Öğretmen cemşir e der: Oğlum kaç gündür okula gelmiyorsun. CEMŞİR:Koyun güdüyorum öğretmenim Öğretmen:Okudugun kitap var mı elinde Cemşir: Bu aralar YALANCI ÇOBAN i okuyorum.

  • Mehmet

    20.11.2020 18:49:06

    Belki de büyük afetlerin, tüm toplumumuza gelmeyişi,aramızdan birilerin bu zulümlere sessiz kalmayışıdır.Bu konuda Yeni Asya camiası, büyük riskler alarak üzerine düşeni fazlasıyla yapmış ve yapmaya devam ediyor Allah hepsinden razı olsun

  • Abdulkadir

    20.11.2020 16:44:49

    Adına da,(Adalet) ve Kalkınma Partisi derler,iyi mi? "Allah(cc) adaleti emrediyor" ayetine,ne kadar uyuyor bu iktidar ve tayfası belli zaten.Bir de adalet konusunda,hassasiyet kavramını mı öne sürüyorlar?Enteresan doğrusu...

  • Melikşah

    20.11.2020 14:43:29

    Cenabı Allah Yüce Kitabında mealen şöyle buyuruyor. "Herkes karakterinin gereğini yapar." Allah'a havale edip, buda geçer Ya HU demeliyiz. Asrın iman kuran hadimlerini, maruz kaldığı zulümler nedeniyle, Allah'u Alem bin sevap, Efendimizin güzide ashabına benzeten Rabbimize sonsuz HAMD ederek, güzel günlerin muştusu için sabır çekmeye devam etmeli. Kimileri GIBTA edilip, hayırla YAD edilecek, kimileri de BEDDUA ile anılıp, İBRETLİ akıbetlerine yürüyor. Varsın dünya onların olsun. Ahiret bize yeter. El Hükmü Lillah

  • Mahir erbay

    20.11.2020 08:40:54

    Bu konuyu bıkmadan ve yorulmadan sürekli dile getirdiginiz için size bir khk'lı olarak teşekkür ederim Kâzım Bey.

  • Cemil

    20.11.2020 07:50:23

    Allah razı olsun Sayın Güleçyüz. Başından beri bu yanlışlığı dile getirdiniz. Benim bunlardan bir beklentim yok zira bilerek isteyerek bu hale getirdiler. Allah'a havale...

  • Nihat

    20.11.2020 06:32:37

    Allah razı olsun

  • Sezai MUMCU

    20.11.2020 01:00:25

    Adaletin, Hukukun, Emniyetin, Huzurun degerini onlardan faydalananlar daha iyi takdir eder demek isterken lisan-i halleri ve icraatlariyla "ben kurtuldum ya, benden sonrasi Nuh Tufani" diyenleri anlayamiyoruz. Acil durumlarin adalet mekanizmasi VICDAN devre disi nasil birakilabilir? Muhtemelen AB pek yakinda Hukuk Devleti anlayisindaki büyük ayricaliktan ötürü Türkiye ile arasindaki mesafeyi daha da uzatacaktir. Zarari yine sadece bize!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı