"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cemaatlerin işi devlet idaresi değil

Kâzım GÜLEÇYÜZ
12 Ağustos 2016, Cuma
Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, gündemdeki cemaat-devlet konusuyla ilgili bir yazısında şunları ifade etmiş:

“Fatih Sultan Mehmet fetihten sonra Ebü’l Vefa Hazretlerini ziyaret etmek ister. Haber gönderir. Ebü’l Vefa ise Fatih’e dergâhının kapısını açmaz ve kendisiyle görüşmez. Sebebini ise şöyle anlatır: 

‘Fatih dergâhımıza gelir de bizi görür ve hizmetlerimizden dolayı aşırı memnun kalırsa, bizler bu durumu istismar edebiliriz. Fatih de bize inanır ve samimiyetle kapısını bize açar. Böylece diğer hizmet erbabı kardeşlerimiz bu ilgiden mahrum kalırlar.’ Özetle Ebü’l Vefa Hazretlerinin dediği budur. 

“İslama hizmet eden fertler veya oluşum, vakıf ve dernekler, cemaatler halkı din konusunda aydınlatmalı. İslamı en saf ve temiz duygularla anlatmalı. Günaha ve şerre engel olmalı. Nifak tohumlarına karşı birliğe vesile olmalı. Kısaca; emr-i bil maruf, nehy-i ani’l münker yapmalı. Hiçbir dinî oluşum, devletin içinde çöreklenip, damarlarına girerek devleti sahiplenmeye çalışmamalı. Bunu yaparsa davete ve tebliğe ihanet etmiş, kendisinden başkasının hayat hakkını gasp etmiş ve kendinden gayrisine yaşama hakkı tanımamış olur.” (Sabah, 5.8.16)

Biz de aynı konuya şöyle yaklaşmıştık:

“Sürekli olarak politik tartışmaların içinde ve odağında yer alan bir cemaat, o tartışmaların kaçınılmaz bir neticesi olan yıpranmadan kendisini koruyup azade kalabilir mi? Kıyasıya bir iktidar mücadelesinin tarafı gibi davranan veya tavırları öyle algılanan bir cemaat, kendisiyle ilgili olarak gündeme gelen iddiaları sürekli tekzip etse dahi, bunların zihinlerde bıraktığı tortu ve izleri tamamen silip temizlemeyi başarabilir mi?

“Son dönemlerde medya, bürokrasi, polis, asker ve yargı zeminlerinde cereyan eden ‘cemaat eksenli’ yandaşlık-karşıtlık polemiklerinin sağlıklı bir şekilde aşılması için, ‘Cemaat parti olamaz, onun işi devlet yönetmek değildir’ prensibinin özümsenip hayata geçirilmesi ve âcilen aslî hizmetlere dönülmesi gerekiyor.”

(Cemaatler ve Toplum-Siyaset-Devlet kitabımız, s. 51-2)

Evet, çare aslî hizmetlere dönülmesi.

Y. Akit’e: Yeni Asya darbecilerle mücadelenin hukuk içinde verilmesine, kurunun yanında yaşın yanmamasına, masumların korunmasına çalışıyor.

Darbecilerle mücadele şüpheli ve şaibeli ihbar furyalarına dayandırılacak cadı avı operasyonlarıyla değil, hukuk ve adaletle başarıya ulaşır.

Bugünün dünyasında insan hakları ülkelerin iç meselesi olmaktan çıkmıştır. İhlal edilir ve göz yumulursa, her açıdan büyük sıkıntılar olur.

 

Okunma Sayısı: 9297
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • batuhan

    13.8.2016 11:34:26

    ali efendi bu yorumun çorba gibi.bu yorumu vallahi sen de anlamamışsın.bir ucu güneyi gösterirken diğeri ucu kuzeyi gösteriyor.yorum yapmış desinler diye yazmışsın

  • Ali Tam

    12.8.2016 17:29:47

    Siyaset konusunda 79 milyon eksper bulunan bir Türkiye'de bu eksperlerden olusan cemaatlerin siyaset ile ilgilenmemesi bunun yerine sadece devlet idaresini demokratik sürecte siyasal parti statüsüne sahip olup halkin oyunu demokratik yollardan alarak parlamentoya girmeyi denemeleri Türkiye icin mümkün görünmüyor. Kayit disi paralarla, vergiden kacirilmis kara paralarla illegal düzenini kuran cemaatler elbette devlet idaresinde gözleri varsa bunu halkin parasiyla devletin bekasi icin alinan ne varsa onu gaspedip yapmayi deneyeceklerdir. Kolay yol bu oldugu icin daha uzun ve daha dürüst yol olan demokratik süreci secmeyeceklerdir. Cemaatler icin dogru cözümü Türkiye de cemaatler tercih etmeyeceklerdir dolayisiyla hersey eski tas eski hamam olup güclü haklidir insafsiz hükmünü islettireceklerdir. Istibdata alisik bir millet istibdattan uzak bir demokrasiyi istemesi icin cildini degistirmek olan demokratiklesmeye baraji asabilecek oranda yanasir mi? Hayir!

  • sermet

    12.8.2016 16:26:31

    Evet şeklen bir darmadağın oluş gözüküyor.veren Allah alan Allah.Şükür ve sabır kardeş gibi.Bakalım kullar ne yapacak.Bu görünen ne mağlubiyet ne de diğer tarafınki zafer .Kün feyekün der her şey birden değişir.Gidenlere üzülmüyor insan ancak uçması gereken bu millet yerlerde sürünüyor ya işte acı olan bu.Mirza Kardeş hatasız ne kul ne de cemaat var.Hani diyor ya atasözü gülme komşuna gelir başına.Oturup kendi muhasebemizi yapmak en doğrusu.

  • mirza said

    12.8.2016 08:29:16

    Olanlardan ders almıyoruz ;Gülen camiası gerek kendi hataları gerekse içlerine giren şer odakların yaptıklarıyla darmadağın oldu.Kimi suçlu ama kimisi de mağdur.Olanlar orta yerdeyken,bazı tarikat mensuplarının ve bazı nurcuların bunlardan ders almamaları üzüyor insanı;Siyasete bu derece aşık olmaları,girmeleri hatta siyasi liderleri bile geride bırakacak siyasi meşguliyetleri ibret verici ve düşündürücü.Bu gidiş hayra alamet değil bir tehlikenin habercisi gibi.Tıpkı oltanın ucuna takılan yemi kapmak için telaştan, heyecandan tehlikenin farkına varamayan balıklar gibi.Yem tatlı olduğu için heva hevesi kamçılar heva heves akl-ı selime galebe çalar ve hakikati kavrama fırsatı vermez.Hepsi değil ama bir kısım tarikat mensupları ve nurcular siyasi tarafgirlikte öyle ifratlar ki belli ki oltanın ucundakini kapma yarışına girmişler.İnşallah ilerde "kendi düşen ağlamaz"ata sözünü topluma söyletmezler.Bizden hatırlatması.Bilinmelidir ki "Ulu(üstadın)sözü dinlemeyen ulur"

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı