"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukukun sesini yükseltmek için

Kâzım GÜLEÇYÜZ
10 Şubat 2024, Cumartesi
Tek adam rejiminde ayyuka çıkan hukuk ihlallerine karşı hukukun sesinin çok daha fazla yükseltilmesine ihtiyaç var.

Bilhassa 15-20 Temmuz sürecindeki tavrı haklı eleştirilere konu olsa da, Can Atalay krizinde hukuk temelinde bir duruş ortaya koyduğu için iktidarın hışmını çeken AYM’nin, Başkan Zühtü Arslan’ın ağzından sâdır olan mesaj ve ikazı bu bağlamda önemli ve değerli:

“Hiç kimsenin AYM kararlarını beğenme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak beğenmesek de bir hukuk devletinde bu kararlara uyulması anayasal zorunluluktur. Nihaî yetki AYM’ye verilmiştir. Anayasamızın 153. maddesine göre AYM kararları kesin olup yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Görüş farklılıklarının bulunduğu gerekçesiyle AYM kararlarına uyulmamasının hiçbir anayasal ve yasal zemini yoktur.”

AİHM’in geçen yıl 26 Eylül’de açıkladığı, o günden bu yana Türkiye’deki yargı makamlarının renk vermediği, bazı mahkemeler atıfta bulunmadan gereğine uygun karar verirken bazılarının savunmalarda hatırlatılmasına rağmen dikkate almamaya devam ettikleri Yalçınkaya kararı için Türkiye Barolar Birliğince hazırlanan rapordaki şu tesbitler de çok önemli:

“AİHM’nin 17 hâkimden müteşekkil en üst yargı birimi olan Büyük Daire tarafından tesis edilen Yüksel Yalçınkaya kararı kesindir. Bu karara karşı herhangi bir itiraz yolu mevcut değildir. Türkiye’nin, AİHM’in Yüksel Yalçınkaya kararında tesbit ettiği yapısal sorunları ortadan kaldıracak mahiyette (yargılamanın iadesi ve hâlihazırda derdest olan yargılamalar açısından içtihat değişikliği gibi tedbirler dahil olmak üzere) genel bir çözüm tesis etmesi AİHS m. 1 ile m. 46/1 hükümlerinin de bir gereğidir. Türkiye’nin, AİHS’ye taraf olduğu sürece, aleyhinde tesis edilmiş bir AİHM kararını, uluslararası hukukun gereklerine uygun olarak uygulamak dışında bir seçeneği bulunmamaktadır.”

Bu iki örnek, süregelen hukuksuzluklar hakkında kurumlar adına yapılan tesbit ve itirazlar olmaları cihetiyle bilhassa önem taşıyor.

Onların dışında sayıları sınırlı da olsa bu konularda duyarlılık gösteren hukukçuların, avukatların ve birkaç milletvekilinin gayretleri devam ediyor. Bilhassa tek adam rejiminin kontrolündeki medya karartmasını ve çarpıtmalarını aşıp bertaraf edebilmek için bu gayretlere daha çok destek verilmesi gerekiyor.

Örgütlü ve ortak bir mücadeleyle hukukun sesini yükseltelim ki, duyarsızlık ve suskunluktan da güç alan hukuksuzluklar artan bir cür’etkârlıkla daha fazla devam edemesin.

Okunma Sayısı: 2479
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halis

    10.2.2024 22:31:30

    Kaleminize kuvvet..

  • Erhan

    10.2.2024 16:49:03

    zulme devam edip hukuka dönülmedikçe, her musibeti beklemek bir tarafa, ülke mevcut durum gibi bir arpa boyu yol alamaz. Fatih’in dediği gibi, Kadıyı satın alırsan adalet ölür, Adalet ölürse devlette ölür.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı