"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Krizi görmüyor mu, örtmeye mi çalışıyor?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
28 Ocak 2021, Perşembe
Erdoğan’ın, şimdi çoğuyla yolunu ayırdığı arkadaşlarıyla birlikte AKP’yi kurduktan sonra halka hitaben yaptığı konuşmalarda en çok işlediği konulardan birinin “çay-simit-asgarî ücret” olduğu, çok kişinin hatırında.

Ekonominin 2001 kriziyle kıvrandığı bir ortamda mâkes bulan ve etkili olan bu söylem, AKP iktidarının 19. yılında da o günlerdeki güncellik ve potansiyelini muhafaza ediyor.

Çünkü AKP ekonomiyi o hale getirdi.

Nitekim bazı muhalefet milletvekilleri çay-simit hesabını güncelleyip onun üzerinden mesajlar verdiler, ama bunların daha güçlü ve vurgulu tonlarla seslendirilmesi lâzım.

Gelinen noktadaki en ilginç değişim, Erdoğan’ın tavrında: Bu noktadaki sıkıntıları artık görmüyor ve söylenenleri de kabul etmiyor.

Son örnek “Bazı dostlar yanıma geldi; ‘Dükkânlar, şirketler kapanıyor’ diyor. Kapanan falan yok” sözü. Gerçekten öyle mi, yok mu?

İlk cevabın, Sarayda kendisine bağlı bir birimden, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’ndan gelmesi çok manidar oldu:

“Kapanan şirket sayısı yüzde 43.6 arttı.” 

Aynı zamanda “Saray rejiminin ne kadar ‘uyumlu ve tutarlı’ işlediğini gösteren örneklerden biri daha” dedirten bu rapor ve cevap tek adam rejimini de bir kez daha sorgulattı.

İkinci cevap TESK’in çıkardığı  Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesindeki verilerde.

Buna göre 2020’de her gün ortalama en az 273 esnaf iflas etti ve toplam en az 99 bin 588 esnaf sicilini sildirerek kepenk kapattı.

Ki, bu haberlerin öteden beri iktidar medyasında yer bulamasa da, değişik mecralarda zaman zaman çıktığını hepimiz biliyoruz.

Erdoğan’ın sözü tekrar gündeme gelmesine vesile oldu. Evet, gerçekten esnaf kan ağlıyor. Ecevit’e karşı unutulmaz “yazar kasa” eylemiyle tepki verdiren 2001 ortamına, 20 yıl sonra daha ağır boyutlarda yine dönüldü.

Ama baskı rejimi tepkiye de izin vermiyor.

28 Şubat hukuksuzluğunun ekonomide 2001 krizini tetiklediği gibi, 15-20 Temmuz hukuksuzlukları da 2021’de buna yol açtı.

Saray iktidarı bir taraftan bu krizi yok sayıp görmezden gelerek “pembe” tablolarla örtmeye çalışırken, diğer taraftan artık gelmez olan yabancı sermayeyi çekebilme hesabıyla “hukuk reformu”ndan dem vuruyor; ama inandırıcılığı kalmadığı için boşa kürek çekiyor.

Okunma Sayısı: 4136
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • n.genç

    28.1.2021 08:44:20

    gözünü güneşe kapatan ancak kendisine gündüzü gece yapar.

  • Sezai MUMCU

    28.1.2021 07:18:04

    Bir secim Türkiye ekonomisini ve sorunlarini düzeltmez!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı